Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Isparta Burdur Tabip Odası Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyet, resmi açılışı 24 Mart 2017 tarihinde yapılan ve o tarihten bu yana sağlık çalışanlarının ve vatandaşların yaşadığı çeşitli sorunlarla gündeme gelen Isparta Şehir Hastanesi’nde 31 Temmuz-1 Ağustos 2017 tarihlerinde incelemelerde bulundu.

TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Selma Güngör, Dr. Bülent Nazım Yılmaz, Isparta Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Ali Gökçe ve Genel Sekreteri Dr. Musa Bacaksız’dan oluşan heyet, inceleme sonuçlarını raporlaştırdı.

Raporda Isparta Şehir Hastanesi’nin kamu-özel ortaklığı modeli ile yapılan tüm girişimler gibi bir özelleştirme uygulaması olduğuna dikkat çekilerek, kamu sağlık hizmetlerinin kâr amacı güden özel şirketlere devredilmesinin “sağlıklı insan ve sağlıklı toplumla” bağdaşmadığı ve şehir hastaneleri projesinden vazgeçilerek, var olan hastanelerin de Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi gerektiği vurgulandı.

Raporun ayrıntıları aşağıdadır:

 

ISPARTA ŞEHİR HASTANESİ SAĞLIK BAKANLIĞI’NA DEVREDİLMELİDİR!

Türk  Tabipleri Birliği  Merkez Konseyi ve Isparta-Burdur Tabip Odası Yönetim Kurulu üyelerinin 31 Temmuz-1 Ağustos 2017 tarihlerinde gerçekleştirdiği Isparta  Şehir Hastanesi ziyareti esnasında yaptıkları gözlemleri kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Şehir hastaneleri olarak tanımlanan hastanelerin devlet hastanelerinden temel farkı nasıl finanse edildiğine ilişkindir. “Yap-işlet ve kirala-devret” modeli olarak formüle edilen kamu özel ortaklığı finansman modeli tüm dünyada özelleştirme yöntemi olarak bilinmektedir. O nedenle Isparta Şehir Hastanesi bir özelleştirme uygulamasıdır.

Şehir hastanelerinin bina kirası ve hizmet alım bedelleri hastane döner sermaye gelirlerinden karşılanacaktır. Döner sermaye geliri temel olarak sağlık hizmeti sunanların emekleri karşılığında SGK geri ödemelerinden oluşan bir havuzdur. Şehir hastaneleri sağlık çalışanları ile hastaların parasını birlikte ödeyecekleri bir sağlık tesisidir.  Isparta’da bu para Akfen şirketine ödenecektir.

TTB Merkez Konseyi ve Isparta-Burdur Tabip Odası olarak yaptığımız hastane gezisinde pek çok saptama yapılmıştır. Aşağıdaki saptamaları sizlerle paylaşmak isteriz.

·         Hastanenin planlanması, yapımı ve yönetimin oluşturulması aşamalarında hekimlerin deneyim ve bilgisine başvurulmamıştır. Bütün yapılanma Afken şirketinin isteği doğrultusunda olmuştur/olmaktadır.

·         Hastane yöneticileri ile daha önceden istendiği halde randevu alınamamış, Başhekimle yapılan 15 dakikalık görüşmede ise hastane hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır.

·         Hastane yönetiminde Akfen şirketinin ağırlığı hissedilmektedir.

·         Hastanenin ihale edilmesinde Akfen şirketine %70 doluluk varmış gibi ödeme yapılacağı kabul edilmiştir. Bu toplumun sağlığı açısından önemli bir sorun olduğu gibi, toplumun gelirlerinin Afken şirketine devredilmesidir.

·         Hastane binası içinde yapılan gezide ilk gözlenen çok geniş bir alana yayılmış olduğu ve birimler arası ulaşımın zor olduğudur. Bu durum hem çalışanlar hem de hastalar tarafından bildirilmiştir.

·         Katlar arası ulaşım asansörlerle sağlanmakta, ulaşım süresi uzamaktadır. Sağlık çalışanlarının farklı servislerde yatan hastalara ulaşımı zorlaşmakta ve yolda çok zaman kaybedilmektedir.

·         Devredilen hastanelerde güvenlik, sekreterlik, danışma hizmetlerinde çalışanlar işlerinden çıkarılmış,  yerlerine asgari ücretle yeni elemanlar alınmıştır.

·         Şirkete devredilen sağlık hizmetlerinde çalışanlar başka birimlere dağıtılmış, fizik tedavi ve rehabilitasyon, laboratuvar, radyoloji gibi  birimlere asgari ücretle yeni meslek elemanları alınmıştır. Sağlık çalışanlarının emek değerlerini düşüren bu uygulamanın diğer meslek gruplarına da uygulanabileceği olasılığı gündeme gelmektedir.

·         Şehir hastanesinin açıldığı ilk iki ayda hekimlere döner sermaye payları ödenmemiştir. Daha sonra giderek artan miktarda ödenmeye başlandığı öğrenilmiştir. Bu süreçte  döner sermaye gelirlerinin genel olarak düştüğü, hekim ve sağlık çalışanlarına eskiye göre daha düşük ödemeler yapıldığı öğrenilmiştir.

·         Hekimlerde genel olarak yorgunluk, geleceğe yönelik bir umutsuzluk ve mümkün olursa başka bir hastanede çalışma isteği vardır.

·         Afken şirketinin Isparta kamuoyuna yaptığı Isparta Şehir Hastanesi’nin sağlık turizmine açılacağı propagandası ise, halkın sağlık ihtiyaçlarının karşılanması ile bağdaşmamakta; şirketin amacının sağlığın korunması ve geliştirilmesi değil, sağlık hizmetlerinden para kazanmak olduğunu göstermektedir. Bu, kabul edilemez.

·         Şehrin merkezinde bulunan üç hastanenin bina ve arsalarının geleceğinin ne olacağı bilinmemektedir. Bu binaların Akfen şirketine devredildiği yönündeki duyumlar kaygı uyandırmaktadır.

·         Isparta Şehir Hastanesi’nin açılması ile birlikte, eski hastanelerin çevresinde bulunan yardımcı sağlık, eczacılık, beslenme, otelcilik hizmetlerini sunan esnaf olumsuz etkilenmiştir.

Kamu sağlık hizmetlerinin kar amacı güden özel şirketlere devredilmesi “sağlıklı insan ve sağlıklı toplumla” bağdaşmamaktadır. Bu nedenle hükümetin derhal “yap-işlet ve kirala-devret” modeli olan şehir hastaneleri projesinden vazgeçmesini, var olan hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesini talep ediyoruz.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

Isparta-Burdur Tabip Odası Yönetim Kurulu

 

 

Bu içeriğin okunma sayısı: 3892