ttbTTB Merkez Konseyi, mecburi hizmetle yükümlü hekimlerin eş durumu tayinleriyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'na bir yazı gönderdi. Özellikle mecburi hizmet sürecinde hekimlerin mesleklerini uygulamakla aile birliğini sağlamak arasında seçime zorlandığının belirtildiği yazıda, ilgili mevzuatın düzenlenmesi istendi. 

   

   

   

   

                02.11.2011  

   

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI’NA, 

ANKARA

 

KONU: Mecburi hizmetle yükümlü tabipleri eş durumu tayinleri.

Sağlık Bakanlığında görevli, tabipler de dahil olmak üzere bütün personelin atama ve nakillerinin, çağdaş insan kaynakları yönetimi, etkili ve verimli istihdam politikaları ile sağlık hizmetlerinin ülke genelinde dengeli dağılımı temel ilkeleri çerçevesinde kurallara bağlanması amacıyla düzenlendiği belirtilen Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği 2004 yılında yürürlüğe girmiştir.

Bu Yönetmelik hükümleri ve uygulamasında atama ve nakil ile ilgili genel sorunların yanı sıra hekimlerin eş durumuna ilişkin atamalarında özel bir adaletsizlikle karşı karşıya kaldıkları yönünde pek çok başvuru almaktayız.

Bakanlık uygulamasında, üniversitelerin 217 sayılı KHK kapsamında görülmediği ya da üniversitede öğretim elemanı olarak çalışanların “memur” sayılmadığı; bu nedenle eşi üniversitede uzman, okutman ve benzeri kadrolarda çalışanların eş durumu nedeniyle atanma başvurularının reddedildiğine ilişkin yakınmalar tarafımıza iletilmektedir.

Ayrıca, eşi devlet memuru olmayan veya 217 sayılı KHK kapsamındaki bir kamu kurumunda memur kadrosunda çalışmayan tabip ve uzman tabiplerin eş durumu nedeniyle atanmaları 22.10.2009 ve 21.05.2011 tarihli Yönetmelik değişikliklerinden sonra imkansız hale gelmiştir. Zira söz konusu değişikliklerle bütün tabip ve uzman tabipler “stratejik personel” sayılmış; başka personel için mümkün olan kimi atanma sebepleri tabipler bakımından uygulanmaz hale getirilmiştir.

Bunun sonucunda, eşi Bakanlığınızda ya da 217 sayılı KHK kapsamındaki kurumlardan birinde memur olarak çalışmayan; eğitimini bitirmesine altı aydan fazla süre olan uzmanlık öğrencisi, profesör, doçent, yardımcı doçent ya da milletvekili, noter, belediye başkanı veya muhtar olmayan bir hekimin, eş durumu mazeretine dayanarak atama nakil talebinde bulunması mümkün olamamaktadır. 

Özellikle mecburi hizmet sürecinde, hekimler mesleklerini uygulamakla aile birliğini sağlamak arasında bir seçime zorlanmaktadır. Mecburi hizmete ilişkin kurallar uyarınca istifa ettiğinde mesleğini herhangi bir yerde uygulamasının yasak olduğu malumdur. Bu hekimler, eş durumu mazereti Bakanlığınız tarafından kabul edilmediğinde, ya eşinden ve varsa çocuğundan ayrı kalıp, ek maddi külfetlere de katlanarak, gün sayarak hizmet sunmakta ve mecburi hizmet biter bitmez istifa etmekte ya da derhal istifa ederek mesleğini yapamadan beklemektedir.

Bilindiği gibi aile birliğinin korunması Anayasa ile güvence altına alınmıştır.  Anayasa’nın 41.   maddesinde,  "Aile,  Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar." hükmü yer almaktadır.

Kendilerine büyük emek verilerek yetiştirilmiş olan hekimlerin meslekli işsiz olarak beklemeleri ya da kamu görevinden ayrılmalarını önleyebilmek için, hekim emeğine olan gereksinim ve çalışanların aile birliğinin korunması arasında bir denge kurulmalıdır.

Mevzuatımızdaki pek çok hüküm ile aile bireylerinin bir arada tutulması, ailenin parçalanmasının önüne geçilmesi, huzur ve mutluluğunun sağlanması ve böylece kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak tutulması hedeflenmiştir. Bir kamu görevlisi ancak bu şartlar sağlandığı takdirde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve gereği gibi yürütebilirler. Bu nedenle, yapılacak olan atamalarda, idare elbette ki hizmet gereklerini göz önünde bulunduracaktır. Ancak bunu yaparken aile bütünlüğünün bozulmasına yol açmayacak uygulamaları gerçekleştirmekle ve bunun için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Bu çerçevede, hekimlerin aile birliğinin korunması ile mesleklerini yerine getirmeleri arasında tercih yapmalarına gerek bırakmayacak şekilde ilgili mevzuatta gerekli düzenlemenin yapılmasını bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Saygılarımızla,

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık

TTB Merkez Konseyi

Genel Sekreteri

Bu içeriğin okunma sayısı: 2184