Düşünce ve ifade özgürlüğü, çoğulcu demokrasinin en vazgeçilmez özelliğidir.

Basın özgürlüğü, bir ülkede demokrasinin gelişmişliğinin de göstergesidir. Bu nedenle Anayasada düşünce ve kanaat hürriyeti (madde 25), düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti (madde 26) ile basın hürriyeti (madde 28) ayrı başlıklar olarak ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Düşünce ve ifade özgürlüğü korunmalıdır.

Yine Anayasada “Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması” başlıklı 14/2 maddede “Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz” denilerek hak istismarının önlenmesi amaçlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin tümü içinde sadece düşünce ve ifade özgürlüğüne dair 10. Maddede “Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması”ndan söz edilmiştir. Benzeri bir ifade Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 19/3. Maddesinde de vardır.

İfade özgürlüğü, düşüncesini açıklayan kişiye aynı zamanda sorumluluk da yükler.

AİHS’nin önsözünde yer aldığı üzere dünyada barış ve adaletin asıl temelini oluşturan ve korunması öncelikle, bir yandan gerçekten demokratik bir siyasal rejime, diğer yandan da insan hakları konusunda ortak bir anlayış ve ortaklaşa saygı esasına bağlı olan bu temel özgürlüklere derin bağlılıklarını bir kez daha tekrarlayarak bir araya gelen ülkeler ve insanların daha iyi bir dünyayı kurmak için çabaladığı bilinmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de basın özgürlüğünü koruyan ve genişleten kararlar vermektedir. Ancak Mahkeme, kin güden, şiddeti öven ya da şiddete teşvik eden konuşmalar olarak değerlendirilebilecek beyanların hoşgörü anlayışıyla bağdaşmayacağını ve AİHS'nin önsözünde ifade edilen barış ve adalete ilişkin temel değerlere ters düştüğünü hatırlatmaktadır.

Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin (MSHS) 5. Maddesinde de açıkça belirtildiği gibi “Sözleşme'deki hiçbir hüküm, herhangi bir Devlete, gruba ya da kişiye, bu Sözleşme'de tanınan hak ve özgürlüklerin herhangi birinin ortadan kaldırılmasına ya da bu Sözleşme'de öngörülmüş olandan daha geniş ölçüde sınırlanmasına yönelik herhangi bir faaliyete girişme ya da bu yönde bir harekette bulunma hakkını sağlar biçimde yorumlanamaz”. MSHS’nin 20/2. Maddesi “Ulusal, ırksal ya da dinsel nefretin ayrımcılık, düşmanlık ya da şiddete kışkırtma şeklini alacak biçimde savunulması yasalarla yasaklanır” denilerek ifade özgürlüğünün kötüye kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Türk Tabipleri Birliği yayınları arasında yer alan Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisinde, ülkemizde uzun süredir devam eden çatışma ortamı ile sokağa çıkma yasaklarının sağlık hizmet sunumuna etkilerini sağlık çalışanlarının deneyimiyle aktaran bir makale yayınlanmıştır. Yeni Akit isimli gazete ise söz konusu makale içeriğinden bir kısım cümleleri zorlama yorumlarla ele almış, bambaşka olgularla bağlantılar kurmuş ve bu vasıtayla 03.01.2017 tarihli nüshasındaki bir yazıyla meslek örgütünün kapatılması talebinde bulunacak kadar ileri gitmiştir. Söz konusu yayın, yukarıda açıklanan çerçevede, düşünce ve ifade özgürlüğünün istismarıdır. Makale yazarlarının, TTB’nin ve tabip odalarının bu yolla hedef gösterilmesi, işlevlerini yerine getirmelerinin önlenmeye çalışılması Türk Ceza Kanununda tanımlanmış eylemlerdir, suçtur. 

Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisinde yayımlanan makale düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır. Bu yönüyle ve içeriği itibariyle eleştiriye tabidir ve düşünceler ancak eleştiriyle gelişebilir. Gerçeğin ışığı fikirlerin çarpışmasından doğar. Ancak binlerce yıllık tarihin birikimiyle gelişen düşünce ve ifade özgürlüğü, hakların kısıtlanmasına araç edilemez. Asılsız isnatlar içeren yayının içeriğini kesinlikle tekzip ediyor, muhataplarımızı yayın yapma sorumluluğuyla hareket etmeye davet ediyoruz.

Söz konusu yayınla ilgili olarak Basın Konseyi’ne de ilgili gazetenin kınanması için gerekli başvuru tarafımızdan yapılmıştır. Diğer hukuksal haklarımız da kullanılacaktır.

 

Basın Konseyi'ne başvuru

Yeni Akit tekzip metni

 

Bu içeriğin okunma sayısı: 1563