alt

Is volunteer health services and humanitarian intervention to Gezi Park protestors “legal” or not?

Türk Tabipleri Birliği, Gezi Parkı eylemlerinde tüm yaralıların yardımına koşan hekimler hakkında suç duyurusunda bulunulacağını söyleyen Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na yanıt verdi.

Türk Tabipleri Birliği tarafından 13 Haziran 2013 tarihinde yapılan açıklamada, “Yaralılara, hastalara yardım etmek insan olmanın gereğidir. Yaralılara yardım etmek değil, aksine yardım etmemek suçtur. Ayrımsız bir biçimde insan yaşamını, sağlığını gözetmek, ilk yardımda bulunmak hekimlerin, diş hekimlerinin birinci ödevidir. Gereksinimi olan her insana sağlık hizmeti vermek her türlü toplumsal yarar düşüncesinin üstündedir” denilerek, insanların sağlığını korumanın, sağlık hizmetine ihtiyacı olanların temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir sağlık hizmetine ulaşmalarının sağlamasının Sağlık Bakanlığı’nın yasal ödevi olduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, “Sağlık Bakanı’na soralım hangi konuda, kime karşı suç duyurusunda bulunmayı düşünüyorsunuz?  1999 Körfez Depremi ve 2011 Van-Erciş Depremlerinde de sağlık emekçileri revirler kurarak gönüllü sağlık hizmeti vermişlerdi. Onlar da mı hukuk dışıydı?” denildi ve Türk Tabipleri Birliği’nin meslek onuruna, insanlık değerlerine uygun davranışı nedeniyle baskıya uğrama olasılığı olan bütün hekimlerin, tıp öğrencilerinin ve sağlıkçıların yanında olacağı vurgulandı.

 

Basın Açıklaması
13 Haziran 2013

Gezi eylemcilerine gönüllü sağlık hizmeti, insani yardım“hukuki değil” mi?

13 Haziran 2013 tarihli medya haberlerine göre “Sağlık” Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, Gezi Parkı olaylarında yaralananlara sağlık hizmeti vermenin,  geçici revirlerin oluşturulmasının “hukuki olmadığını” “yasal sürecin başlatılacağını” açıklamış.

Anımsayalım;

Yaralılara, hastalara yardım etmek insan olmanın gereğidir.

Yaralılara yardım etmek değil, aksine yardım etmemek suçtur. (TCK madde 98)

Ayrımsız bir biçimde insan yaşamını, sağlığını gözetmek, ilk yardımda bulunmak hekimlerin, diş hekimlerinin birinci ödevidir. (Tıbbi Deontoloji madde 1-2)

Sağlık hizmetlerini, ayrımsız herkese, insan onuruna, hak ve hürriyetlerine saygı göstererek vermek, bu tutumu güvence altına almak devletin yükümlülüğüdür.(BİYO-TIP SÖZLEŞMESİ madde 1)

Gereksinimi olan her insana sağlık hizmeti vermek her türlü toplumsal yarar düşüncesinin üstündedir.(BİYO-TIP SÖZLEŞMESİ madde 2)

İnsanların sağlığını korumak, sağlık hizmetine ihtiyacı olanların temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir sağlık hizmetine ulaşmalarını sağlamak Sağlık Bakanlığı’nın yasal ödevidir.

Anımsayalım;

16 gündür, yoğun biber gazı kullanıldı, insanların bedenleri, evleri hedef alınarak gaz fişekleri fırlatıldı, ölenler, gözünü kaybedenler, kafatası kırılanlar, beyin kanaması geçirenler oldu, binlerce kişi yaralandı,  sağlık hizmeti verilen yerlere gazlı saldırılar yapıldı. Sağlık Bakanlığı sustu.

Sağlık Bakanlığı, kamu hastanelerinde Gezi Parkı gösterileri sürecinde yaralanıp hastanelere başvuran kişilerin,  isimleri ile birlikte ayrı bir forma kaydedilmesi uygulamasını başlattı.

Türk Tabipleri Birliği bu uygulamanın fişlenme kaygısı ile yararlananların sağlık kuruluşlarına başvurmasının önüne geçtiğini belirterek, bilgilerin anonim toplanmasını önerdi. Türk Tabipleri Birliği’nin 7000 biber gazı maruziyeti üzerinden yaptığı değerlendirmede, sağlık sorunları olanlardan hastaneye başvuranların oranının toplam içinde % 1,7 olduğunu tespit etmiştir.

Karşılık olarak Sağlık Bakanlığı, insanlarınbilgilerinin mahremiyetini sağlamak, sakınmasız sağlık kuruluşuna başvurmalarını güvence altına almak yerine Türk Tabipleri Birliği’ni suçladı.

Şimdi de başta onurlu bir insan olarak, öğrenci, hemşire, hekim, diş hekimi olarak yaralılara yardım edenlerin davranışlarının hukuksuz olduğunu söylüyor.

Birlikte düşünelim lütfen:

‘Hukuki olan’ ne? ‘Hukuki olmayan’ ne?

Sonra da Sağlık Bakanı’na soralım hangi konuda, kime karşı suç duyurusunda bulunmayı düşünüyorsunuz?

1999 Körfez Depremi ve 2011 Van-Erciş Depremlerinde de sağlık emekçileri revirler kurarak gönüllü sağlık hizmeti vermişlerdi. Onlar da mı hukuk dışıydı?

O günlerde olduğu gibi bugün de hekimler, sağlık çalışanları, mesleklerinin doğası gereği ihtiyacı olanlara, eylemcilere de, güvenlik görevlilerine de, ayrımsız bir biçimde her yer ve her zamanda sağlık hizmeti vermeye devam edeceklerdir.

Türk Tabipleri Birliği,  meslek onuruna, insanlık değerlerine uygun davranışı nedeniyle baskıya uğrama olasılığı olan bütün hekimlerin, tıp öğrencilerinin ve sağlıkçıların yanında olacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi

 

Is volunteer health services and humanitarian intervention to protestors ‘lawful’ or not?

The Turkish Medical Association replied to Health Minister Dr Mehmet Müezzinoğlu who said he would launch an official complaint concerning physicians who extended medical care to all who were injured during İstanbul Gezi Park protests.

In its declaration on 13 June 2013, the Turkish Medical Association said: “It is the part and parcel of humanity to help the injured, patients. It is a crime to avoid helping them, not the other way around.  It is the primary duty of physicians and dentists to guard human life and well-being and to extend first aid without any discrimination whatsoever. Extending healthcare services to all who need it is above any other consideration.” This declaration by the Association reminds the Ministry of Health that it is his statutory duty to protect the health of people and to ensure that they have access to health services in environments where their fundamental rights and freedoms are guaranteed for.

The declaration also asks the Minister of Health on which issue and against whom he is going to lodge official complaint and whether the acts of health workers setting up infirmaries and extending health services after the earthquakes of Körfez (1999) and Van-Erciş (2011) were “illegal” or not. The Turkish Medical Association stressed that it would take sides with all physicians, medical students and other health workers who might face persecution as a result of their acts based on professional commitment and humanitarian values.


 

Press Release
13 June 2013

Is volunteer health services and humanitarian intervention to Gezi Park protestors “legal” or not?

According to media news on 13 June 2013, the Minister of “Health” Dr Mehmet Müezzinoğlu stated that extending health services to people injured in Gezi Part demonstrations and setting up temporary infirmaries for this purpose are all “illegal acts” and he would take legal action in this matter.

Let’s remember:

Helping the injured and patients is a must for humanity.

It is a crime not to help the injured. (Turkish Penal Code, article 98)

It is the primary duty of physicians and dentists to guard human life and well-being and to extend first aid without any discrimination whatsoever. (Medical Deontology, articles 1-2)

It is the obligation of the State to deliver health services to all without any discrimination by respecting the rights and freedoms of all human beings and to guarantee for these. (Convention on Human Rights and Biomedicine, article 1)

The interests and welfare of the human being shall prevail over the sole interest of society. (Convention on Human Rights and Biomedicine, article 2)

It is the statutory duty of the Ministry of Health to protect the health of people and to ensure that they have access to health services in environments where their fundamental rights and freedoms are guaranteed for.

Let’s remember:

For the last 16 days there is intensive use of tear gas, there is shooting of gas capsules directly targeting people and their homes. There are casualties; people losing their eyes, suffering skull fracture and cerebral hemorrhage; thousands of people are injured.  There have been attacks with gas to places where health services are delivered.

The Ministry of Health kept silent.

The Ministry of Health has started the practice of registering in a separate form the names of persons who apply to hospitals after having been injured during Gezi Park demonstrations.

The Turkish Medical Association suggested that information should be collected and kept anonymously on the ground that this practice by the Ministry would deter people with injuries from applying to health facilities with the fear of “being blacklisted”.

The Turkish Medical Association assessed 7,000 cases of exposition to tear gas and found that only 1.7% among the exposed who have other health problems applied to hospitals.

In return, the Ministry of Health accused the Turkish Medical Association instead of ensuring people’s application to and care by health facilities without any worry about anonymity and confidentiality.

Now the Minister says the actions of medical students, nurses, physicians and dentists who helped people with injuries in their professional commitment are “illegal”.

Let’s think together:

What is ‘legal’ and what is not?

Then let’s ask the Minister of Health: on which issue and against whom are you planning to lodge your official complaint?

In the earthquakes of Körfez (1999) and Van-Erciş (2011) health workers had set up infirmaries and extended health services on voluntary basis. Were they illegal too?

Just like in those days, physicians and health workers will today continue to deliver health services at any place and any time to both protestors and security forces that need it without any distinction as required by their professional commitment.

The Turkish Medical Association is on the same side with all physicians, medical students and other health workers who might face persecution as a result of their acts based on professional commitment and humanitarian values.

Turkish Medical Association

Central Council

 

 

Bu içeriğin okunma sayısı: 25687