Hekim ve dişhekimlerinin zorunlu olarak yaptırdığı mesleki sorumluluk sigortası uygulamasında sigortacının belirlediği avukata vekalet verme zorunluluğunun yürütmesi durduruldu.

16.4.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ ile hekim ve dişhekimlerine karşı açılan malpraktis davalarının bütün kontrolü sigorta şirketlerine verilmişti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Dişhekimleri Birliği’nin (TDB) birlikte açtığı davada, malpraktis davalarında, sigortacının bütünüyle davaya el koymasını ve kendi menfaatleri doğrultusunda davayı yürütmesini sağlamak, bu amaca hizmet edecek şekilde sigortalıya zorunlu avukat atamak şeklinde nitelenebilecek hükümlerin yürütmesinin durdurulması ve iptali istenmişti.

Danıştay 15. Daire, yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için gerekli koşulların gerçekleşmediğine karar verdi. Bu Karara, TTB ve TDB’nin ortak itirazı üzerine dosyayı inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu sigortalının avukat seçme hakkının sınırlandırılmasının ancak yasal düzenleme ile yapılabileceği ve bu tür davalarda sigortacı ile sigortalının menfaatlerinin çatışabileceği, bu bakımdan sigortalının avukatının sigortacı tarafından belirlenmesinin ve sigortalının bu avukata vekalet vermesi halinde yargılama giderlerinin ödeneceği yolundaki düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu saptayarak yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Davadaki iptal istemine yönelik yargılama ilgili Dairede sürmekle birlikte, yürütmenin durdurulması kararı üzerine artık söz konusu işlem uygulanamaz. Dolayısıyla, hekim ve dişhekimlerinin, malpraktis davalarında kendi belirleyecekleri avukat ile davayı yürütmeleri ve avukatlık giderini de içeren yargılama giderinin sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gereklidir.

Belgelere aşağıdaki bağlantılardan erişebilirsiniz:

·         Yürütmenin durdurulması kararı

·         İtiraz dilekçesi

·         Dava dilekçesi

Bu içeriğin okunma sayısı: 1890