Kızamık Bilgi Notu

Süreci yakından izlemeye ve değerlendirmeye çalışan TTB, tabip odalarından gelen geri bildirim ve bilgiler ışığında meslektaşlarımıza kızamık salgını ve hekimlere düşen görevlere ilişkin bilgi sunmak amacıyla hazırlanan bir bilgi notunu paylaşmayı yararlı görmektedir.

Değerli meslektaşlarımız,

Bildiğiniz gibi ülkemiz sağlık ortamının gündemlerinden biri son aylarda artmaya başlayan kızamık olguları olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’nin Kızamık Eliminasyon hedefine paralel olarak 2015 yılı sonuna kadar kızamık ve kızamıkçığın eliminasyonu hedef olarak benimsenmiş olan ve bu kapsamda 2002 yılından bu yana Kızamık Eliminasyonu Programı yürüten Türkiye’de yaklaşık 2 yıl önce İstanbul’da son 6 aydır da ülkenin değişik bölgelerinde görülen vakalar kızamık eliminasyon sürecine yeni bir boyut katmıştır.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre ülkemizde 1 Ocak 2012-12 Şubat 2013 tarihleri arasında (349 adedi 2012 yılında olmak üzere) toplam 1005 adet kızamık vakası görülmüştür. Uzmanların tahminleri ve değerlendirmeleri bu sayının çeşitli etkenler nedeniyle daha fazla olabileceği yönündedir. Vakalar 42 ilden bildirilmiş, 7 ilde(Ankara, Gaziantep, İstanbul, Adana, Amasya, Batman, Şanlıurfa)  yoğunlaşmıştır. Sağlık Bakanlığı kabul etmeme eğiliminde olsa da ülkede bir kızamık salgını yaşanmaktadır.

Bakanlık verilerine göre vakaların yarısı 4 yaşın altında, %26’sı 1-4 yaş aralığındadır. Bu durum son 6 yılda kızamıkta aşılama tarihinin en yüksek aşı oranına ulaşıldığını savunan Sağlık Bakanlığı söyleminin “içi boş” bir söylem olduğunu açıkça ortaya koymakta ve ülkemizde koruyucu hekimlik hizmetleri ile ilgili birçok soruyu akla getirmektedir. Özellikle 1-4 yaş arası olgular bu açıdan dikkat çekicidir. Yine Bakanlık verilerinde bu olguların kızamık aşılarının olup olmadığı net olarak belirtilmemektedir. Kaldı ki aşılarının olmaması da olması da koruyucu hekimlik hizmetlerinde yaşanan aksamalara işaret eden bir veri oluşturmaktadır.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın birinci basamak sağlık hizmetlerine ve koruyucu hekimlik hizmetlerine etkilerini ortaya koyması açısından “2013 yılı kızamık salgını” önemli bir göstergedir. Bu salgınla baş edilebilmesi etkin bir salgın yönetimi ile olanaklıdır.

Ülkemizde ne yazık ki kızamık hastalığı sorun olmayı sürdürmektedir. Süreci yakından izlemeye ve değerlendirmeye çalışan TTB, tabip odalarından gelen geri bildirim ve bilgiler ışığında meslektaşlarımıza kızamık salgını ve hekimlere düşen görevlere ilişkin bilgi sunmak amacıyla hazırlanan bir bilgi notunu paylaşmayı yararlı görmektedir.

Sunu için tıklayınız…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir