IŞİD’i durduralım, Kobane’ye sahip çıkalım!

TTB, DİSK, KESK ve TMMOB öncülüğünde biraraya gelen demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin temsilcileri, 10 Ekim 2014 tarihinde Kobane'de yaşananlarla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyerek, Kobane'ye sahip çıkmak için herkesi demokratik ve barışçıl çerçevede harekete geçmeye çağırdı. TTB adına Merkez Konseyi üyesi Dr. Filiz Ünal İncekara'nın katıldığı basın toplantısında ortak açıklama DİSK Genel Başkanı Kani Beko tarafından okundu.

 

10.10.2014

BASIN AÇIKLAMASI 

IŞİD'İ DURDURALIM, KOBANE'YE SAHİP ÇIKALIM

Suriye'de Rojava bölgesinde Kobane Kantonu 25 gündür ağır silahlarla donatılmış IŞİD çetelerinin kuşatması altında onur ve yaşam mücadelesi veriyor, insanlık değerlerinin düşmanı IŞİD çeteleri tıpkı Şengal'de olduğu gibi Kobane'de de vahşi bir katliam gerçekleştirmek için saldırıyorlar. Ağır silahlar, tanklar, toplar eşliğinde sürdürülen bu kuşatmayı bütün dünya izliyor. Kobane'deki halklar bu saldırılara karşı özsavunma yapıyor. Evlerini, toprağını, canını IŞİD vahşetinden koruyor. Biz de Kobane'nin bu direnişinin yanında olduğumuzu ilan diyoruz. Kobane yalnız değildir.

Kobane 6 Ekim gecesinden bu yana binlerce IŞİD çetecisinin istila girişimiyle karşı karşıya. Kobane'de yaşayan binlerce insan katliam tehdidi altında. Şu ana değin Kobane halkı, IŞİD çetelerini püskürtmeyi başardı. Ama durum her geçen dakika daha da kritik hale geliyor.

Kobane sadece Kürt halkını değil, özgürlükten, barıştan, eşitlikten yana bütün insanları ilgilendiriyor. Çünkü orada IŞİD vahşetine karşı bir insanlık direnişi veriliyor. Bu yüzden 6 Ekim gecesinden beri dünyanın dört bir yanında insanlar Kobane için ayağa kalktılar. Ülkemizde de Artvin'den İstanbul'a, Samsun'dan Denizli'ye, İzmir'den Diyarbakır'a kadar her yanda yüz binler Kobane ile dayanışmaya geçti.

Ne var ki, AKP Hükümeti halkın taleplerini anlamak ve yanıtlamak yerine şiddetle bastırmayı seçti. Sokağa çıkma yasaklarıyla, bazı karanlık güçlerin halka ateş etmesiyle, tankların şehir merkezlerine indirilmesiyle 1990'ların karanlığını anımsatan günler yaşadık. Kobane'yle dayanışmayı boğmak için türlü provokasyonlar hayata geçirildi. Şiddet her gün yükseliyor. Herkesin görevi, sağduyuyla hareket etmektir. Şiddetten kaçınılmalı, demokratik ve barışçıl gösteri hakkına saygı duyulmalıdır.

Hükümetin Suriye'ye yönelik savaş ve müdahale politikası, bugüne değin çeşitli cihatçı çeteleri olduğu gibi IŞİD'i de besledi, büyüttü. "Suriye bizim iç meselemizdir" söylemiyle Suriye'nin iç işlerine müdahale bir devlet siyaseti haline getirildi. Bugün de dışarıdan gelip saldıran IŞİD terör çetesiyle, Rojava'da yaşayan halkları ve onların savunma örgütlerini eşitleyerek aynı çizgiyi sürdürüyor.

Rojava gibi demokratik, özgürlükçü laik bir bölgenin yok edilip yerine IŞİD katillerinin yerleşmesine göz yumarsak bu yarın dönüp Türkiye'yi vuracaktır. Pakistan'ın son 15 yılda yaşadıklarının bir benzeri Türkiye'de yaşanacaktır. Diğer yandan, Rojava'nın yok edilmesi, Kürt halkında da büyük bir kırılma yaratacak, toplumsal çatışmaları derinleştirecektir.

Üç bir yandan kuşatılmış Kobane'nin yalnızlığı artık son bulmalıdır.

*Hükümet Kobane'nin düşmesine ve bunu izleyecek bir katliama seyirci kalmamalı, buradaki direnişin ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli yardımların yapılabileceği bir yaşam koridorunu açmalıdır.

*Kobane'den yaralı geçişleri kolaylaştırılmalı, sınıra bir sahra hastanesi kurulmalı, ağır yaralıların helikopter ambulansla taşınması sağlanmalıdır.

*Hükümet Suriye'ye ve Rojava bölgesine yönelik savaş siyasetine son vermelidir. Sınır ötesi harekat, tampon bölge, uçuşa yasak bölge gibi müdahaleci planlardan vazgeçilmelidir. Cihatçı çetelere her türlü silah ve lojistik destek son bulmalıdır. AKP hükümetinin kışkırtmaya çalıştığı Suriye'ye dönük olası bir emperyalist müdahalenin de karşısında yer alacağız. Bütün Ortadoğu'da çeteci yapılanmalara karşı duracağız.

Biz, aşağıda imzası olan emek ve meslek örgütleri, demokratik kurumlar, siyasi partiler, IŞİD'i durdurmak ve Kobane'ye sahip çıkmak için demokratik ve barışçıl çerçevede harekete geçiyoruz. Herkesi de harekete geçmeye çağırıyoruz. Kobane çetelerin kuşatmasından özgürleşene değin bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

DEVRİMCİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (DİSK), KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (KESK), TÜRK MİMAR VE MÜHENDİS ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB), TÜRK TABİBLERİ BİRLİĞİ (TTB), İNSAN HAKLARI DERNEĞİ (İHD), TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI (TİHV), HACI BEKTAŞ-I VELİ VAKFI, PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEKLERİ (PSAKD), ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ, DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEKLERİ, ANTİKAPİTALİST MÜSLÜMANLAR, KAPİTALİZMLE MÜCADELE DERNEKLERİ (KAMÜDER), İSLAMİ HAKİKATLER ARAŞTIRMA DERNEĞİ (İHA-DER), HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ (HDK), HALKIN TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ (HTKP), KOMÜNİST PARTİ (KP), ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ (ÖDP), EMEK PARTİSİ (EMEP), EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ (EHP), HALKEVLERİ, HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ (HDP)