Batman’da GöREV eyleminin üçüncü gününde ’şiddet’ protestosu vardı

Birinci basamak sağlık çalışanlarının en uzun süreli G(ö)REV'i bugün (22 Mayıs 2015) üçüncü ve son günündeydi. Yarın da (23 Mayıs 2015 Cumartesi) Aile Sağlığı Merkezleri'nde "nöbet" eylemine devam edilecek. 

G(ö)REV etkinliği üçüncü gününde de, illerde Tabip Odaları'nın öncülüğünde yapılan çeşitli etkinlikler ve basın açıklamalarıyla sürdürüldü. Batman da ise GöREV eyleminin son gününe şiddet protestosu damga vurdu. 

 

 

Değerli Basın ve  Sağlık Emekçileri;

Maalesef yine bir hekim arkadaşımız dün bu hastanede hastalarına şifa dağıtıyorken, hasta yakınları tarafından fiziki şiddete maruz kaldı. Biz sağlık emekçileri olarak bugün burada meslektaşımıza  uygulanan bu fiziki şiddeti kınamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Tek tesellimiz can kaybının olmamış olmasıdır.

Sağlık çalışanları şiddeti sadece hasta yakınlarından görmüyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sağlığı ticari bir hizmet haline getirmesi ve üzerinden “kâr” elde edilmesinin yarattığı baskı ve mobbing bir yana; çalışanlara yöneticilerden de doğrudan şiddet gelebiliyor. Kaymakamın Diyarbakır’da yerde tekmelediği kadın meslektaşımız akıllardadır. Yine hunharca katledilen meslektaşımız  Ersin Aslan unutulmuş değildir. Atanmışlar, seçilmişler ve daha nicesinin şiddetini de unutmadık.

Belirtmek isteriz ki; yaşanan piyasacı sağlık sistemi kâr endeksli işletme mantığı ile şiddeti tetikleyen temel etkendir. Tıpkı hastalarımız gibi bu sistemin mağdurları olan sağlık hizmetini üretenler olarak bizlerin de öfkeli, üzgün ve kaygılı olduğumuzu, her şeyden önemlisi mutsuz olduğumuzu, dolayısı ile bu koşullarda iyi sağlık hizmeti üretemediğimizi açıkça ifade ediyoruz. Yine sağlıkçılar olarak sağlıkta işlerin iyi gitmediğini ve iktidarın 13 yıldır çizdiği pembe tablonun kara yüzünün  ortaya çıktığını herkes gibi bizler de görüyoruz

TTB  ve SES olarak yaşamı savunuyoruz. Nusret Fişek ve arkadaşları idama karşı çıktıklarında yıllar önce yargılandılar. Bugün de durum bundan  farklı değildir. Bizler; anadilde sağlık haktır dedikçe, savaşa hayır  dedikçe, daha çok eşitlik ve özgürlük dedikçe, hasta tutsaklara özgürlük dedikçe, kadın cinayetlerine  karşı durdukça, Mısır’ daki idam kararlarına ve İran rejiminin idamlarla sergilediği vahşete dur dedikçe, derinleşen gelir dağılımı eşitsizliğine karşı çıktıkça, Hasankeyf’in sular altında bırakılmasına, HES’lerle nehirlerimizin kurumasına ve doğanın talanına karşı durdukça; tam sağlıklı olmanın olmazsa olmazı olan bu meseleler ile sağlık ilişkisini kuramayanların yine bizlere saldırdıklarını, yargıladıklarını ve yıldırmaya çalıştıklarını görüyoruz. Ancak bilinmesi gerekir ki daha yaşanılır bir dünya ve ülke özlemi ile demokrasi, insan hakları, barış,eşitlik ve sağlık hakkı mücadelesinden asla vazgeçmeyecek ve sağlık  ekibinin tüm çalışanları olarak bu mücadeleyi halkımızla birlikte beraber yükselteceğiz.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin nedenleri çok yönlü olmakla birlikte; esas nedenin sağlık çalışanlarını hasta ve hasta yakınlarıyla karşı karşıya getiren mevcut akıl dışı sağlık sistemi olduğu apaçık ortadadır.

·        Ödeme güvencesini tamamen yitirmiş, çalışanları birbiriyle rekabete sürükleyen, sağlıkta niteliği düşüren performans uygulaması var!

·        Gittikçe ağırlaşan iş yükü ve angarya, 7/24, esnek-kuralsız ve baskı altında çalıştırılma var, bu yetmezmiş gibi şimdi de birinci basamakta cumartesi günleri de ‘poliklinik yapın !!!’ diyen bir zorlama var. Bu sebeple sağlık emekçileri birinci basamakta 3 gündür sürdürdükleri grev ile sesini duyurmaya çalışmaktadır.

·        Birlik hastaneleri arasında dama taşı gibi dolaşma, işyeri güvencesinin tamamen ortadan kalkması, görev tanımı dışında “sağlıkçı her işi yapabilir mantığı” ile çalıştırılma var!

·        Özel sektörde güvencesiz, parasını alamadan, kölelik koşullarında çalışma var!

·        Sağlık hizmetine ulaşmanın önünde bin bir türlü engel var, her kademede ödenen katkı-katılım payı ve ilave ücretler var!

·        Hükümet, siyasetçiler ve yöneticilerin “sağlık çalışanlarını” itibarsızlaştıran, küçük düşüren, hedef gösteren kışkırtıcı üslubu ve açıklamaları var! Evet arkadaşlar işte iktidarın bu dili çok tehlikelidir. Oy avcılığı uğruna yıllardır hekimleri ‘gözü doymazlar, para avcıları ve eli hastanın cebinde’ diyerek küçük düşürmekte ve bu hakaret dili, bu mesleğimizin saygınlığını düşüren dil, bize şiddet olarak geri dönmektedir. Onun için biz sağlık emekçileri olarak şiddeti günlük yaşantımızın bir parçası haline getiren, iktidarı ve politikalarını kabul etmiyor ve kınıyoruz.

Tüm bunların sonucunda bozuk bir sağlık sistemi, tedavi olamayan hastalar, çalışanlara yönelmiş öfke ve şiddet var!

Böyle sağlık sistemi olmaz. Biz sağlık emekçileri olarak bu politikaların sahiplerine 7 Haziran’da gereken dersin verileceğini bu vesileyle tekrar ifade etmek istiyoruz

Bu şartlarda, iyi hekimlik, hemşirelik, ebelik, teknisyenlik yapılmaz!

N    Nitelikli sağlık hizmeti verilmez! Onun için; Üzgünüz/ Kırgınız/ Öfkeliyiz!

Bu anlamda mücadelemiz; şiddeti doğuran ve besleyen bu sistemi, ortadan kaldırıncaya kadar her sahada devam edecektir.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.                                                        

BATMAN TABİP ODASI                      BATMAN SES ŞUBESİ