TTB Heyeti, YÖK Başkanı ve Başkan Vekili İle Tıp Eğitimi, Sağlık Hizmet Sunumu ve Akademik Yaşam Üzerine Bir Görüşme Yaptı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) heyeti Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Başkan Vekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu ile görüştü.

12 Temmuz 2016 tarihinde Başkan Prof. Dr. Saraç’ın makamında gerçekleşen görüşmeye TTB  Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, 2. Başkan Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Genel Sekreter Dr. Sezai Berber ve Merkez Konseyi Üyesi Dr. Bülent Nazım Yılmaz katıldılar.

TTB heyeti, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Birlikte Kullanım Protokolü imzalanan 55 eğitim ve araştırma hastanesindeki doçent ve profesörlerin akademik kadrolarla ilgili beklentilerini aktardı ve aynı üniversite  rektörlüğünün akademik kadro ilanlarındaki kişiye özgü olduğu izlenimi veren tanımlamalar konusunda hekim kamuoyunda duyulan rahatsızlığı dile getirdi. Atamalarda liyakata bağlı kalınmasının önemine vurgu yapıldı.  Heyetimiz ayrıca, akademik kadro ilanlarında yer verilen öğretim üyelerinin üniversitenin ihtiyacı doğrultusunda yurt içi ve yurt dışı birimlerde görevlendirilebileceği açıklamasının doğurduğu kaygıları aktardı.

TTB heyeti ikinci olarak, 16 Haziran 2016 tarihinde Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ün çıkardığı Birlikte Kullanım ve İşbirliği Yönetmeliği’nde, Anabilim Dalı ve Bilim Dalı başkanlarının eğitim sorumlusu olduklarına ilişkin düzenlemenin Yönetmelikten çıkarılması ve  Sağlık Bakanlığı tarafından atanan hastane yöneticisine başhekimin görüşünü alarak eğitim sorumlusu ve idari sorumluyu görevlendirme yetkisinin verilmesi konusunu gündeme getirdi.  Söz konusu düzenlemenin 2547 sayılı Kanun ve bağlı mevzuatlara aykırı olduğu, bu durumun tıp fakültelerinin akademik yapılanmasına zarar vererek tıp ve uzmanlık eğitimini olumsuz etkileyeceği belirtildi.

ÖSYM rehberinde 2016 yılı için tıp öğrenci kontenjanlarının 12.666 olarak açıklandığı, son yıllarda hekim sayısının düşük olduğu gerekçe gösterilerek aşırı artırılan kontenjanlara bağlı olarak yakın dönemde hekim fazlasıyla karşılaşılabileceği, bu değerlendirmenin Sağlık Bakanlığı raporlarına da yansımış olduğu belirtildi. Karşılıklı olarak, kontenjanlar belirlenirken  tıp fakültelerinin eğitici sayıları ve alt yapı olanaklarının dikkate alınmasının önemine dikkat çekildi.

Heyetimiz tarafından üniversite hastanelerinde yaşanan döner sermaye krizi gündeme getirildi ve birçok üniversite hastanesinin iflasın eşiğinde olduğu vurgulandı. Üniversite hastanelerinin ayakta kalabilmesi için, SUT fiyatlarının artırılması, denge tazminatı, personel harcamaları, işletme ve eğitim giderleri gibi çeşitli kalemlerin genel bütçeden karşılanarak döner sermayenin aşırı yükten kurtarılmasının gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.

Görüşmede ele alınan bir diğer konu, yabancı sağlık meslek mensuplarının Türkiye’de özel sağlık kuruluşlarında ve kamuda çalışmalarına ilişkin yasal düzenlemelerde yurtdışından alınmış tıp fakültesi diplomalarının denkliğinin aranmamasının doğuracağı olumsuzluklar oldu.  Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve kısa süre içinde yasalaştırılması beklenen yasa tasarısında, yabancı hekimlerin öğrenimlerinin ülkemizdekine denk olduğunu kanıtlamaları dahi istenmeden çalıştırılmalarına olanak sağlanacak olmasının kabul edilemez olduğu, yasal düzenleme yapılırken YÖK’ün de devre dışı bırakıldığının anlaşıldığı, konunun YÖK, TTB ve diğer tüm tarafların katılımıyla yeniden düzenlenmesinin gerektiği vurgulandı.

Heyetimiz, TTB Merkez Konseyi’nin üniversitelerde akademisyenlere yönelik yürütülen disiplin soruşturmaları konusunda görüş ve yaklaşımını aktardı. Bu bağlamda, düşünceyi ifade özgürlüğünün akademik yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulandı. Barış talebini içeren bir bildiriye imza atan akademisyenlerden bir bölümünün önümüzdeki hafta YÖK Disiplin Kurulu’nda sözlü savunmaya çağrılmasından hareketle, akademisyenlerin devlet ve hükümet politikalarına yönelik eleştirel düşüncelere yer verilmiş, devlet tarafından barış içinde yaşama hakkının sağlanması isteği dile getirilmiş bir metni imzalamalarından ötürü cezalandırılmak istenmelerinin kabul edilemez olduğu, bu tür bir cezalandırmanın üniversitelerimizdeki akademik özgürlük alanını daraltacağı ve akademik yaşama ciddi zararlar vereceği vurgunlandı ve YÖK’e akademik özgürlükleri genişletme yönünde çalışmalarda bulunma çağrısı yapıldı.

Görüşmede son olarak, TTB’nin, YÖK ile birlikte, tıp eğitimi, üniversite hastanelerinde sağlık hizmet sunumu ve akademik yaşama ilişkin konularda çaba göstermeye ve sorunların çözümüne katkıda bulunmaya hazır olduğu belirtildi.

Türk Tabipleri Birliği
Merkez Konseyi