CiddiyetleYönetilmesi Gereken Bir Bulaşıcı Hastalık Salgınıyla Karşı Karşıyayız... - 13/11/2009 PDF Yazdır e-Posta

BASIN AÇIKLAMASI

CiddiyetleYönetilmesi Gereken Bir Bulaşıcı Hastalık Salgınıyla Karşı Karşıyayız...

Sağlıkçalışanları da bu risk gruplarından birisidir.

 

Her durumdaolduğu gibi bu durumda da konuya bilimsel ve tutarlı yaklaşanlar ve bunubaşaramayanlar olduğunu gözlüyoruz. Salgının ciddiyeti sadece ülkemizde değiltüm dünyada ve tüm saygın bilim kurum ve kuruluşlarınca büyük bir endişe ileizlenmekte iken, sorumluluk sahibi olması beklenen kişi ve kuruluşlardasalgının ciddiyetine gölge düşürecek ve toplumsal düzeyde olumsuz sonuçlara yolaçabilecek nitelikte “kerameti kendinden menkul” bazı yaklaşımlargözlenmektedir. Bu konuda yapılan haberlerin, demeçlerin, yorum yazılarınınincelenmesi ayrı bir çalışma konusudur.

Hareketlitartışmalardan biri de aşılanma konusunda yaşanmaktadır. Aşıların bulaşıcıhastalıklarla savaşta etkinliği bilimsel olarak tartışma götürmeyecek biçimdekanıtlanmıştır. Aşıların yan etkileri sağlanan yararın yanında ihmaledilebilecek denli azdır. Aşılar toplumsal erişime olanak sağlayan ucuzürünlerdir.

Yalın birgerçeği dikkatinize sunuyoruz: Ülkemizde salgın milyonlarca kişiyi etkisialtına alacaktır; sahip olduğu riskler ya da virüsün bazı özellikleri nedeniyleölümler sayısal olarak binleri aşabilecektir.

SağlıkBakanı'nın kamuoyunu ikna etmek için büyük bir çaba harcadığı, bu amaçla basınönünde aşı olduğu sırada Başbakan'ın aşı konusunda şüphe uyandıran tavrı büyükbir talihsizliktir. Bu ve benzeri durumlarda, açık, tutarlı, sürekli ve güvenveren politikalar uygulaması gereken ulusal sağlık otoritesinin kendi içindebile ikircikli ve kararsız bir durumla yüz yüze kalması toplum için kaygıvericidir.

TTB, bu güvenbunalımında topluma güven vermek, korkularını giderecek bilimsel açıklamalardabulunmak, aşı konusundaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak ve Pandemikİnfluenza konusunda tüm toplumun güven duyacağı sürekli bir bilgi hattıoluşturma kararı almıştır.

TTB-PandemİK (TTB-Pandemik İnfluenza A H1N1v (Domuz Gribi)Bilimsel Danışma ve İzleme Kurulu) alanında akademik ve klinik alanda öndegelen uzmanlar, sağlık iletişimcileri ve tıp eğitimcilerin bulunduğu biliminsanlarından oluşturulmuştur. Bu grupta yer alan uzmanlar EnfeksiyonHastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji,Viroloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Halk Sağlığı, Epidemiyologlar ve YoğunBakım branşlarında görev yapmaktadır.

Kurul her 15günde bir izlem ve değerlendirmeler de bulunacak ve pandemi sonlanana kadarsürekli toplanacaktır. Kurul çalışmaları kapsamında Pandemik İnfluenza’yıbilimsel yönleriyle inceleyecek ve gerekli gördüğü durumlarda da uyarılarınıkamuoyuyla paylaşacaktır. ABD, AB, Çin, Avustralya ve diğer ülkeler depandemiye karşı alınan önlemler incelenecek, aşılar hakkında ayrıntılı bilgiverilecek ve risk grupları saptanarak kimlerin öncelikli olarak aşı olmasıgerektiği konusunda son bilimsel veriler ışığında açıklamalar yapılacaktır.

TTB - PandemİK (TTB - Pandemik İnfluenza H1N1v/DomuzGribi) Bilimsel Danışma ve İzleme Kurulu Ön Raporu

1.      Dünyadaki ve ülkemizdeki pandemik influenza A virusu ile ilgili son veriler,ciddi bir yaklaşım ile yönetilmesi gereken bir durum ile karşı karşıyaolduğumuzu göstermektedir.

2.      Bu salgına hazırlık için 2005 yılında hazırlanmış Ulusal Eylem Planımız vardır.Bu planda belirlenmiş önlemler ve eylemler kamuoyu ile paylaşılmalı veuygulamaya geçirilmelidir. Planda değişiklikler yapılmış ise, budeğişikliklerin neler olduğu ve nedenleri kamuoyuna açıklanmalıdır. UlusalEylem Planında yapılacak değişiklikler bilimsel kanıtlara dayalı ve uyum içindeolmalıdır.

3.      Yaşadığımız İnfluenza A H1N1v grip salgını mevsimsel gribe kıyasla klinikolarak genellikle daha hafif seyretmekle birlikte hastalanan kişi sayısının çokolması nedeniyle ölümler görece çok görünmektedir. Milyonlarca kişinin buhastalığa yakalanması riski göz önüne alındığında ölümlerin daha da artmasınınbeklendiğini anımsatıyoruz. Burada aşılama kadar önemli olan bir konu da,durumu ağırlaşan hastalara yataklı tedavi kurumlarında gerekli bakımınyapılması, ihtiyaç duyulan yoğun bakım yataklarının ayrılması ve yeterlisolunum cihazının dengeli bir şekilde yurt çapında dağılımının sağlanmasıdır.

4.      Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de salgının kontrol altına alınabilmesi vedaha az zararla atlatılabilmesi için başta sağlık çalışanları, okul çocukları,gebeler ve süreğen (kronik) hastalığı olanlar olmak üzere toplumun önemli birkesiminin aşılanması gerekmektedir. Sağlık hizmeti veren tüm sağlık çalışanlarıve okul çağındaki çocukların öncelikle aşılanmaları önemlidir. Salgınsürecindeki çalışmalar, diğer koruyucu hekimlik uygulamalarının, özellikle dediğer aşılama çalışmalarının zayıflamasına kesinlikle yol açmamalıdır. Bukonuda spekülasyonlardan özenle kaçınılmalıdır.

5.      Ülkemizde uygulanan aşılar, AB üyesi ülkelerde kullanılmaktadır. Bu aşılarDünya Sağlık Örgütü tarafından lisanslandırılmıştır ve gerekli güvenliktestlerinden geçirilerek uygulanmaktadır. Aynı aşılar, dünyanın birçok ülkesiile birlikte eş zamanlı olarak ülkemizde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu konudahem sağlık çalışanlarının hem de halkımızın herhangi bir endişeye kapılmasınayol açacak kabul edilebilir bilimsel kanıt yoktur. Bu kuşkular aşılamasürecinde oluşacak yan etkilerin ciddiyetle izlenmesi ve hızla kamuoyuylapaylaşılması ile aşılabilecek niteliktedir.

6.      Bu olağanüstü süreç içinde bireyler ve kuruluşlar, kamuya yönelik yapılacak hertürlü açıklamada bilimsel gerçekleri ve kamu yararını gözetme sorumluluğusergilemelidir. Bilimsel dayanaktan yoksun, önlemlerin uygulanmasına engeloluşturabilecek, temelsiz karmaşa yaratabilecek keyfi yorum ve açıklamalardankaçınılmalıdır. Bu hem yöneticilerin, hem hukukçuların hem de hekim camiasınınönemli bir sorumluluğudur.

7.      Salgın konusunun toplumla iletişiminin yürütülmesi büyük titizliklegerektirmektedir. Örneğin yönlendirici olmaktan çok kişileri paniğe sevk edensalgın haberleri, sağlık kuruluşlarında aşırı yığılmalara neden olmaktadır; budurumda gerçekten hasta olanlar ve olmayanlar aynı koridorlarda ve bir aradamuayene sıralarını beklemektedir. Sadece bu gerçeği dikkate aldığımızda bile buyığılmaların yaratabileceği sorunları daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle biryandan sağlık kuruluşlarında ortaya çıkan koşullara göre düzenleme yaparken,bir yandan da toplum doğru biçimde yönlendirilmelidir: Örneğin sadece sağlıkotoriteleri tarafından belirtilen bulguları olanların sağlık kuruluşlarınayönlendirilmeleri, bunun dışında hafif ve olağan bulguları olanların evlerindedinlenmeleri hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından önemtaşımaktadır.

8.      Tüm bu süreçte en kilit önemdeki konu, salgının gidişatı konusunda hızlı vedoğru bilgilendirme olacaktır. Bu açıklığa sadece bilimsel çevrelerin değil,toplumun da ihtiyacı vardır. Hastalığın gidişatı ve alınmakta olunan önlemlerile ilgili bilgiler en yetkin otorite tarafından düzenli bir biçimde kamuoyunasunulmalıdır. Salgından etkilenen hastaların profili ile etken virüsünözellikleri hakkındaki güncel bilgiler analiz edilmiş olarak bilimselçevrelerle düzenli paylaşılmalıdır.

9.      Açıklık ve bilgilendirmeye dayalı güven ilişkisi, salgının en az zararlaatlatılmasında olmazsa olmaz koşuldur. Güvensizlik, eksik ve veya yanlışbilgilerin tüm çabaları baltalamasına, sağlanan tüm ilerlemelerin zarargörmesine yol açabilecektir. Bu konuda hepimize çok ciddi bir görev vesorumluluk düşmektedir.

10.  Salgına bizden önce yakalanmış ülkelerin deneyimleri göstermektedir ki;hastalık en ağır sonuçlarını yoksul kesimlerde, kalabalık koşullarda yaşayanlarda, kronik hastalığı olanlarda ve gebelerde göstermektedir. Bu nedenle korumaönlemleri ve bakım hizmetlerinin başta yoksullar olmak üzere tümdezavantajlılara öncelikli olarak ulaştırılması için gerekli önlemleralınmalıdır.

11.  Hastanelere yığılmaların önüne geçmek için basamaklı sevk zinciri uygulanmalıve Sağlık Bakanlığı birinci basamak sağlık çalışanlarına bakım ve yönetim bilgive lojistiği derhal sağlamalıdır. Birinci basamaktan başlayarak, ikinci veüçüncü basamak kurumlarda katkı payının kaldırılması halkın sağlık hizmetlerineerişiminin önündeki engelleri azaltacak, gereksiz acil servis başvurularınıazaltacaktır. Devlet bu hastaların tedavi giderlerini karşılamalıdır. Ayrıcahatırlatmak isteriz ki özel sigorta şirketleri H1N1'i kapsam dışındabırakmaktadır. Bu nedenle devlet bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerinegetirmelidir.

12.  Laboratuar tanısı imkânları kamu eliyle genişletilmeli, salgınınticarileştirilmesinin önüne geçilmelidir.

13.  Kişisel korunma önlemleri olarak el yıkama sıklığının arttırılması, kişilerarası yakın temasın mümkün olduğunca azaltılması, hastaların maske kullanması,kalabalık ortamların sık havalandırılması, aşırı yorgunluk ve uykusuzluktankaçınılması ve dengeli beslenmeye özen gösterilmesi sayılabilir. Milli EğitimBakanlığı’nın okullara taze meyve dağıtarak dengeli beslenmeye katkıdabulunması yararlı olacaktır.

14.  Aşıların bulaşıcı hastalıklarla savaşta etkinliği bilimsel olarak tartışmagötürmeyecek biçimde kanıtlanmıştır. Aşıların yan etkileri sağlanan yararınyanında ihmal edilebilecek denli azdır. Aşılar toplumsal erişime olanaksağlayan ucuz ürünlerdir. Çiçek hastalığı aşı ile tümüyle ortadankaldırılmıştır. Tüm dünyada çocuk felci ve kızamık hastalığına karşı benzer birsavaş verilmekte, tam başarıya her yıl bir adım daha yaklaşılmakta; milyonlarcainsanın sağlığı korunmaktadır. Henüz bu yılın Nisan ayında tanımlanan ve kısasürede tüm dünyayı saran bir virüse karşı bu hızla aşı geliştirilebilmiş olmasıbir şanstır ve gelecek için umut verici bilimsel bir başarı olarakdeğerlendirilmelidir.

Türkiyebugünden tezi yok, kendi aşılarını üretmek için AR-GE yatırımı yapmayabaşlamalıdır. Aşı üretimi için gerekli bilgi birikimi ve insan gücümüzyeterlidir. Sağlık Otoritesi bu stratejik ürünün üretilmesi kararını ivediliklevermelidir.

15.  Bağışıklama hizmetlerinin topluma sunulması sayesinde sadece kişisel düzeydebağışıklık sağlanmamakta; eğer aşılanma yaygınlığı belirli bir oranaulaştırılabilirse, hastalığın kişiler arasındaki geçişi de azaltarak toplumiçindeki yayılımı da önlenmektedir. Bu sayede hastalığın ölümcül riskleryaratabileceği riskli grupları koruyucu özellikte bir toplumsal bağışıklık dagelişir. Önemli bir faktör de şudur; grip virüsü hızla değişiklik gösteripyeniden hastalandırıcı özellikler kazanabilen bir virüstür. Hastalık yayılımıazaldıkça bir virüsün diğer grip etkenleri ile karşılaşma olasılığı daazalacak, böylece yeni grip virüslerinin ortaya çıkış olasılığı düşecektir.

16.  Eğer bir kişi farkında olmadan bu hastalığı geçirdiyse, aşının onun üzerindenasıl bir etkisi olabileceği sorusuna da yanıt vermek istiyoruz: Bir hastalığıgeçirerek bağışıklık kazananlarda, o hastalığa karşı aşı yaptırmanın bir zararıolmadığı bilinmektedir. Kişi bağışık olduğu için etkenle karşılaşmanın onuniçin zararlı bir sonucu olmayacaktır.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ

TTB - PandemİK İnfluenza AH1N1v (Domuz Gribi) BilimselDanışma ve İzleme Kurulu Üyeleri ve Görevleri 

Prof.Dr. Feride Aksu Tanık

A.Ü. AnkaraTıp Fakültesi Halk Sağlığı AD, TTB Merkez Konseyi II. Başkanı-Başkan

Uzm.Dr. Ali Özyurt
İstanbul Tabip Odası- Sekreter

Prof. Dr. SelmaKarabey
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Prof.Dr. Haluk Eraksoy
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi  Enfeksiyon Hastalıkları ve KlinikMikrobiyoloji AD

Doç. Dr. ÖnderErgönül
M.Ü. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve K.Mikrobiyoloji AD

Prof.Dr. Gülbin Gökçay
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Çoçuk Hastalıkları AD

Doç. Dr.Muzaffer Eskiocak
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Prof. Dr.Gülden Yılmaz
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Prof.Dr. Selim Badur
İ.Ü.  İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji  ve Klinik MikrobiyolojiAD

Doç. Dr. PınarAy
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Uzm.Dr. Çağrı Kalaça
Sağlık İletişimi


Dr. Akif Akalın

İ.Ü. İstanbulTıp Fakültesi Tıp Eğitimi AD

 
 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
PANDEMİK İNFLUENZA A H1N1v (DOMUZGRİBİ) BİLİMSEL DANIŞMA VE İZLEME KURULU

GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok. No: 2 Kat: 4, 06570 Maltepe- ANKARA / TÜRKİYE
Telefon: (0 312) 231 31 79 (pbx) Faks: (0 312) 231 19 52-53
e-posta: ttb@ttb.org.tr