2010'a Doğru Ne Durumdayız? - 22/12/2009 PDF Yazdır e-Posta

Salgın ilan edilmedi ama devam ediyor!

Katkı payları alınmaya devam ediyor!

Hükümet sosyal devlet sorumluluğunu hatırlamalı, salgınsürecini sağlık ve yaşam haklarına uygun biçimde yönetmelidir!

Güvensizliğe yol açan açıklamalar terk edilmelidir!

Salgınla ilgili tüm çalışmalarda başta üniversiteler olmaküzere bilimsel çevrelerle etkin bir işbirliği yürütülmelidir!

Türk Tabipleri Birliği Pandemi İzleme Kurulu olarak sizlerle üçüncü kezbir aradayız. 

Salgın ilan edilmedi ama devam ediyor. 

Öncelikle salgının seyri konusunda bazı bilgileri paylaşmakta yarar var.

 

 

TTB PandemİK BASIN AÇIKLAMASI

22/12/2009, İstanbul

2010’A DOĞRU

NE DURUMDAYIZ

Salgın ilan edilmedi ama devam ediyor!

Katkı payları alınmaya devam ediyor!

Hükümet sosyal devlet sorumluluğunu hatırlamalı, salgınsürecini sağlık ve yaşam haklarına uygun biçimde yönetmelidir!

Güvensizliğe yol açan açıklamalar terk edilmelidir!

Salgınla ilgili tüm çalışmalarda başta üniversiteler olmaküzere bilimsel çevrelerle etkin bir işbirliği yürütülmelidir!

Türk Tabipleri Birliği Pandemi İzleme Kurulu olarak sizlerle üçüncü kezbir aradayız. 

Salgın ilan edilmedi ama devam ediyor. 

Öncelikle salgının seyri konusunda bazı bilgileri paylaşmakta yarar var.

Salgınların nasıl seyredeceğini önceden öngörmek zordur.İklim koşullarındaki değişiklikler gibi pek çok faktör yeni olguların ortayaçıkma hızını artırıp azaltabilmektedir. Geçtiğimiz haftalara bakarak salgınınyaygınlaşmaya ve can almaya devam ettiğini söyleyebiliriz.

Bazı yoğun bakım ünitelerinde 6 aydan küçük bebeklerin H1N1vnedeni ile yatmaya başladığı bildirilmektedir. Bu veriden hareketle aşılanmanınönemine bir kez daha değinmek istiyoruz: 6aydan küçük bebeklerin bakımını üstlenenler mutlaka aşı olmalıdır.

Ülkemiz Avrupa bölgesinde salgının yüksek aktivite gösterenülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizdeki grip izlem sistemi verilerinegöre salgın sürmekte ve yaygınlaşmaktadır. Dolayısı ile hastalığı geçirenlerdeartış olması; gribin akciğerlerde yarattığı ortam nedeniyle de zatürre görülmesıklığının yükselmesi beklenmektedir

NE YAPILMALI?

A.         KORUNMA ÖNLEMLERİ YAŞAMSALDIR!

Aşılama oranları arttırılmalıdır. Burada her birimizebüyük görev düşüyor. Unutmayalım: Aşılama sadece aşı olan kişiyi değil,toplumda henüz aşılanmamış ve hasta olmamış başkalarını, çocuklarımızı,yakınlarımızı da korur. Aşı bulaşma zincirini de kırar. Salgını yavaşlatır.Salgındaki ve kritik vakalardaki yavaşlama ve sayısal azalma, kısıtlı olanyoğun bakım gibi kaynaklarımızın daha uygun kullanımına olanak tanır. Daha azinsanımızı kaybederiz. Aşılama oranlarının daha fazla gecikilmeden ve hızlayükseltilmesi için elbirliği ile çaba harcamalıyız. Sizin aracılığınızlahalkımızı H1N1 aşısı olmaya bir kez daha davet ediyoruz.

Son dönemlerde sık sık duyulan“mutasyon” ya da “genetik değişkenlik” konusuna dakısaca değinmek istiyoruz.

Mutasyonlar nadirdir ancak sonuçları önemliolabilir: Ulusal ve uluslar arası referans kuruluşları ve bilimadamları salgının tüm ayrıntılarını olduğu gibi bu konuyu da yakındanizlemektedir. Mutasyonlar virüsün bulaşma, hastalık yapma ve/veya öldürücü olmaözelliklerini etkileyebilmektedir. Ayrıca hastalığa karşı kullanılan ilaçlaradirenç de gelişebilmektedir. Bugüne dek dikkatle takip edilen ve nadir görülenmutasyonlarda sonuçları açısından ülkemizde ve yurt dışında korkutucu birgelişme bildirilmemiştir.

Görülen mutasyonlaraşının etkinliğini azaltmadı: Bugüne dek nadir de olsa görülen bu türdeğişimlerin virüslerin “aşıdan kaçmasına” neden olmadığını; yani aşınınetkisiz kalmasının şu an için söz konusu olmadığını söyleyebiliriz.

Mutasyonlara karşıen önemli önlem, aşının yaygınlaştırılmasıdır: Her fırsatta aynımesajı vurgulamamız lütfen sizi yadırgatmasın. Unutmayalım, küresel düzeyde birsalgında elimizdeki en önemli silah aşıdır. Aşının yaygınlaştırılması değişik yollarla mutasyon olasılığınıazaltmaktadır.

Aşının yanı sıra daha önce de açıkladığımız gibi genelkorunma önlemlerine dikkat etmeliyiz.

Zorunluluk olmadıkça, kalabalıklardan uzak durmak,

Ellerimizi sık sık yıkamak,

Hastalarla yakın temastan kaçınmak,

Gerektiği durumlarda cerrahi maske takarak korunmak.

Annenin, grip bile olsa, bebeğini anne sütü ile beslemeyedevam etmesinin önemini de bir kez daha vurguluyoruz.

Dikkat çekmek istediğimiz bir durum daha var: Son dönemde“aşı” konusunda yaşanan karmaşa ve bilgi kirliliğinin yarattığı bir riskedikkatinizi çekmek istiyoruz: İçindengeçmekte olduğumuz bu salgın döneminde, “Ulusal Aşı Programı” çerçevesindediğer bulaşıcı hastalıklara karşı uygulanan ve ülkemizde bebek ve çocukölümlerinin azaltılmasında yaşamsal önemi olan olağan aşı uygulamalarının, hiçbir biçimde kesintiye uğratılmaması gerekmektedir.

            Okulların tatil edilmesi önlemi konusundada şunları söylemek istiyoruz: Okulların tatil edilmesi çocukların topluyerlere, örneğin kalabalık alışveriş merkezlerine ve/veya dershanelere gitmesiniengellemeyecekse bir anlam ifade etmeyecektir. Çocukların, özellikle bebeklerinmümkün olduğunca kalabalık yerlerden uzak tutulması önemlidir.

B.         TEDAVİ HİZMETLERİNE ERİŞİM VATANDAŞLIKHAKKI OLMALIDIR!

Sağlık Hakkı –Yaşam Hakkı – Sosyal Devlet Anlayışı: Sağlık kurumlarına başvuruda alınan katkıve katılım paylarının kişilerin ekonomik durumlarının dışında, sağlıkhizmetleri üzerinde de yükü olmaktadır. Özellikle güvencesi olmayan hastalar bunedenle Acil Servislere başvurmayı tercih etmekte, bu ise Acil Servislerinhasta yükünü arttırmaktadır.

Sosyal güvencesi olmayanların ilaca erişimikonusunda da ciddi sorunlar yaşandığı bilgisi bize ulaşmaktadır. Oysa UmumiHıfzısıhha Kanununun ilgili maddeleri ülkede bulaşıcı hastalık salgınıçıktığında Sağlık Bakanlığının yetki ve sorumluluklarını tanımlamaktadır.

Sağlık Bakanlığının katkı ve katılımpaylarını kaldırması kaçınılmazdır. Sağlık Bakanlığına yeniden çağrıdabulunuyoruz. Ölümler artmaktadır. Ölümler sadece salgının doğal seyri sonucudeğildir. Sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımız hizmete erişememektedir.Sosyal güvencesi bile olsa hizmete erişim, ödenmesi gereken katkı paylarınedeniyle kısıtlanmaktadır. Hepimiz, 2, 8, 15 TL katkı ve ilaç katılım payınıödeyemeyecek durumda olan vatandaşlarımız olduğunu biliyoruz. Ayrıca salgınındoğası gereği çok sayıda ailede aynı anda birden fazla aile üyesihastalanmakta, hastalananların tümü için ödenmesi gereken sadece katkı paylarıbile, ödeme gücünün üzerine çıkabilmektedir.

Devletimiz “küresel salgın” karşısında,özellikle de desteğine ihtiyaç duyan yurttaşlarını özenle korumalıdır. Bu talepkeyfi değildir; evrensel düzeyde kabul edilmiş olan “sağlık ve yaşam hakları” ile ilgili temel bir gerekliliktir.Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunuyoruz: Lütfenbu temel hakları, devletin temel ilkelerinden biri olan “sosyal olmaniteliğini” göz ardı etmeyelim. Bir an önce katkı ve katılım paylarınıkaldırın!

Tüm ülkelerde temel sağlık hizmetlerinin ve bireye yönelikkoruyucu ve tedavi edici hizmetlerin ilk adresi Birinci Basamak SağlıkHizmetleridir. Etkin ve güçlü bir birinci basamak hizmet sunumu, bireylerin,ailelerin ve toplumun süreklilik içinde, yakın, daha güçlü bir güven ilişkisiiçinde hizmet almalarını sağlar. Bu temel bilgiden yola çıkarak, pandemininizlem ve yönetiminde birinci basamak sisteminin daha etkin katkısınınsağlanması gerekliliğine vurgu yapmak istiyoruz.

Hastaların etkin tedavi alabilmeleri ve ölümlerinazaltılabilmesi için önemli bir gereksinim de yoğun bakım klinikleri ve yataklarıdır.Salgının sürdüğü göz önünde bulundurularak yoğun bakım kapasitesininarttırılması ve bu birimlerdeki bakım hizmetlerinin niteliğinin iyileştirilmesiçok önemlidir.

C.         SAĞLIK BAKANLIĞI İLE SALGINSÜREÇLERİNİN TÜM AŞAMALARINDA ETKİN BİR İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ!

Sağlık Bakanlığı salgınla ilgili verileri bilim insanları ile paylaşmalıdır.Hastalık ve ölüm verilerinin nesnel ve bilimsel bir zeminde, günü gününeizlenmesi ve analiz edilmesi doğru politikaların izlenmesinde ışık tutacaktır. TTB PandemİK salgın yönetimi ve verilerinanalizi konularında Sağlık Bakanlığına destek sağlamaya hazırdır.

D.         BASINIMIZA SAĞLIKLI BİLGİ SAĞLAMAYAHAZIRIZ!

Türk Tabipleri Birliği oluşan bilgi kirliliğinden ve güven eksikliğindenderin endişe duymaktadır. Bu konuda halkın doğru bilgilendirilmesi konusundasiz basın yayın organlarının temsilcilerinden destek işbirliği talebimizi birkez daha ve en kuvvetli ifadelerle iletiyoruz. Kurul üyelerimiz sağlıklıbilgiye ihtiyaç duyduğunuz tüm zamanlarda destek olmaya hazırdır. Sansasyon veyanlış yönlendirme çabası olduğundan tereddüt ettiğiniz her durumda lütfenbizden bilgi ve destek isteyin.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ TTB–PANDEMİK İNFLUENZA A H1N1v (DOMUZ GRİBİ) BİLİMSELDANIŞMA VE İZLEME KURULU ÜYELERİ VE GÖREVLERİ

Prof. Dr. Feride Aksu Tanık

A.Ü. Ankara Tıp Fakültesi HalkSağlığı AD, TTB Merkez Konseyi II. Başkanı-Başkan

Uzm. Dr. Ali Özyurt
İstanbul Tabip Odası- Sekreter

Prof. Dr. Selma Karabey
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Prof. Dr. Haluk Eraksoy
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi  Enfeksiyon Hastalıkları ve KlinikMikrobiyoloji AD

Doç. Dr. Önder Ergönül
M.Ü. Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve K.Mikrobiyoloji AD

Prof. Dr. Murat Akova

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesiİç Hastalıkları AD

Prof. Dr. Gülbin Gökçay
İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü

Doç. Dr. Muzaffer Eskiocak
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Prof. Dr. Gülden Yılmaz
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Prof. Dr. Selim Badur
İ.Ü.  İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji  ve Klinik MikrobiyolojiAD

Doç. Dr. Pınar Ay
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Uzm. Dr. Çağrı Kalaça
Sağlık İletişimi

Dr. Akif Akalın

İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TıpEğitimi AD

Dr. Ali Demirci

Pratisyen Hekimler Derneği

Prof. Dr. Hande Harmancı-Gözlemci Üye

Dünya Sağlık Örgütü

 

 

 


 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
PANDEMİK İNFLUENZA A H1N1v (DOMUZGRİBİ) BİLİMSEL DANIŞMA VE İZLEME KURULU

GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok. No: 2 Kat: 4, 06570 Maltepe- ANKARA / TÜRKİYE
Telefon: (0 312) 231 31 79 (pbx) Faks: (0 312) 231 19 52-53
e-posta: ttb@ttb.org.tr