Türk Toraks Derneği Basın Açıklaması PDF Yazdır e-Posta

Türk Toraks Derneği’nin Açıklaması

18 Ekim 2009

Domuz gribi H1N1 tipiinfluenza (grip) virusu ile olusan bir enfeksiyondur. lk kez Nisan 2009’ da A.B.D.’ desaptanmıs; ardından mevsimsel özellik nedeniyle, basta güney yarıküre olmaküzere dünyanın pek çok ülkesine yayılmıstır. Lk saptanmasından bu yana, DünyaSaglık Örgütü’ ne bildirilen influenza olgularının yarısından fazlası H1N1tipindedir. Bununla iliskili olarak, hastalıgın görüldüğü ülkelerde, gripnedeniyle saglık kuruluslarına yapılan basvuru, hastaneye yatıs sayıları ve ölümoranları, bu mevsimde beklenenlerin üstündedir. Simdiye dek H1N1 enfeksiyonunabaglı ölüm oranının %0.1 düzeyinde oldugu bildirilmektedir.

 

Domuz gribi konusundadünyadaki deneyim 14-16 Ekim 2009 arasında DSÖ tarafından düzenlenen birtoplantıda degerlendirilmistir. Veriler, H1N1 enfeksiyonu gelisen hastalarınçok büyük bölümünde, hastalıgın grip benzeri hafif bir tabloyla seyrettigini,tedavi gerekmeksizin, bir hafta içinde tümüyle iyilesme saglandıgınıgöstermektedir. Diger yandan, temel kaygı giderek hastalıgın hızlı ve agır birseyir gösterdigi bazı alt gruplarda ogunlasmaktadır. Bu hasta gruplarında organyetmezlikleriyle seyreden ciddi pnömoni (zatürre) veya astım, kronik bronsit,KOAH (kronik obstrüktif akciger hastalıgı) gibi hastalıkların kötülesmesiizlenebilmekte; bu ciddi klinik tablolar, daha sık hastane ve yogun bakımbirimlerine yatıs gerektirmektedir.

Hastalıgın ciddiseyrettigi olgularda en sık sorun virusun dogrudan yol açtıgı pnömonilerdir.Ayrıca, hastaların %30 kadarında bu virus enfeksiyonuna eklenen baska birbakterinin (en sıklıkla Streptococcus pneumoniae ve Staphylococcus aureus) depnömoniye yol açtıgı gözlenmistir. Pnömoni zemininde gelisen solunum yetmezligive sok tablosu ölüme neden olmaktadır. Dünya deneyimi, agır H1N1 enfeksiyonununyol açtıgı klinik tablonun mevsimsel gripte gözlenenden belirgin sekilde farklıoldugunu göstermektedir.

Ciddi hastalık için üçtemel risk grubu belirlenmistir: altta yatan önemli saglık sorunu (KOAH,astımgibi kronik solunum sistemi hastalıkları, diyabet, kronikkalp-damarhastalıkları, bagısıklıgın baskılanması) olanlar, özellikle son üç ayiçindeki hamileler, iki yas altı çocuklar. Bu üç grubun dısında, obeshastalarda da ciddi klinik tablolara rastlanmıstır. Son olarak, daha düsükoranda, saglıklı gençlerde de ciddi hastalık tablosu gelisebilmektedir, ancakbu kisilerde, halen herhangi bir risk faktörü tanımlanamamıstır.

Agır hastalarda, genelolarak yakınmaların ilk baslamasından itibaren 3-5. günlerde, hızla solunumyetmezligine ilerleyen bir kötülesme gözlenmistir. Halen H1N1 virüsü antijenikyapısında bir degisiklik göstermedigi için, hem gelistirilen asılar, hem deeldeki antiviral ilaçlar (oseltamivir, zanamivir) etkindir. İlaçlarla, kliniktablonun daha hafif seyretmesi ve ölüm riskinin azaltılması mümkün olmustur.Bir bakteriyel 2 enfeksiyonun eklendiginin düsünüldügü olgularda uygunantibiyotikler de kullanılmalıdır.

Advisory Comittee forImmunization Practices (ACIP: Center for Disease Control CDC- ’ün asılamadansorumlu komitesi) Eylül 2009’da yayınladıgı duyurusunda asagıdaki gruplarınöncelikli olarak asılanmasını önermistir: Hamileler, 6 ay -24 yas arasıçocuklar, 6 aydan daha küçük bebeklere bakım veren ya da birlikte yasayankisiler, 24-64 yas arasındaki astım, diyabet gibi kronik hastalıgı olan ya dabagısıklık sistemi zayıflamıs olan kisiler, saglık personeli. Hamilelerinasılanması bebeklerde bir saglık sorununa yol açmamakta, aksine annede olusanantikorların bebege de geçerek koruyucu olabilecegi bildirilmektedir.

 Mevsimsel grip asısı,domuz gribine karsı koruyucu degildir; bu nedenle iki asının ayrı ayrıuygulanması gereklidir. Mevsimsel grip için risk grubu oldugu bilinen 60 yasüstü popülasyonda simdiye dek domuz gribi nedeniyle hastane basvurularınıngörece düsük oldugu gözlenmistir. Bunun, bu yas grubunun önceden geçirdigienfeksiyonlardan kazandıgı bagısıklıkla iliskili olabilecegi düsünülmektedir.Bu nedenle, domuz gribi asılamasında öncelikli gruplar arasında yeralmamaktadır. H1N1 asıları halen A.B.D., Avustralya, Çin ve pek çok Avrupaülkesinde ruhsat almıs ve uygulanmaya baslanmıstır. Diger birçok ülkede de kısasürede uygulanması beklenmektedir. Ancak, toplam üretim kapasitesi ihtiyacıkarsılamada yetersiz kalabilmektedir; bu nedenle, ülkemizde de ası ihtiyacızaman içinde karsılanacaktır ve risk gruplarının sırayla asılanmasıplanlanmaktadır.

Tüm ülkeler ruhsatlamasürecinde, asıların etkinlik ve güvenliligini dikkatle incelemektedir; ancak,pandemik virusun yeni bir virus olması nedeniyle, halen klinik ve laboratuarizlem çalısmaları sürmektedir. Bugüne dek tamamlanan çalısmalarda, üretilenasıların mevsimsel grip asıları kadar güvenli oldugu gözlenmistir. Dünya SaglıkÖrgütü (DSÖ), asının uygulandıgı tüm ülkelere, uygulanan popülasyonun etkinlikve güvenlilik açısından izlenmesini saglayacak bir sistem olusturmalarınıönermektedir. DSÖ ve AB saglık örgütleri ülke verilerini izlemekte veönerilerini düzenli olarak güncellemektedir. Asıların üretim sürecinde degisikkatkı maddelerinin kullanılması gerekmektedir. Bunlardan biri, adjuvan olaraktanımlanan, asının etkinligini arttıran ve simdiye dekpek çok asıda kullanılanmaddelerdir. Yapılmıs olan 70 klinik çalısmada, insan saglıgı açısından anlamlıbir soruna yol açmadıkları gözlenmistir.

Diger bir katkı maddesi,cıva içeren tiyomersal tiyosalisilattır ve asının steril kalmasını saglayan birkoruyucudur. Cıva içerigi, besin maddelerinde izin verilen düzeyin altındadırve DSÖ uzmanlar kurulu, saglık için bir tehdit olusturmayacagını bildirmistir.Asının güvenliligi kapsamında, Guillain-Barre Sendromu (GBS) olarak tanımlanan,sinir sistemini tutan ve milyonda 1-2 oranında görülen bir hastalıga yolaçabilecegine iliskin söylemler vardır. Ancak, mevsimsel grip asıları ile eldeedilen deneyim, asıların bu hastalıkla kesin kanıtlanmıs bir iliskisiolmadıgını; buna karsılık, influenza enfeksiyonunun kendisisinin GBS’ ye yolaçabilecegini göstermektedir. Ülkemizde domuz gribinin durumuna iliskin olarakT.C. Saglık Bakanlıgı düzenli olarak bilgileri güncellemektedir (www.saglik.gov.tr).

Bu kapsamda, korunma 3önerileri olarak, sık sık su ve sabunla ellerin yıkanması, sabun olmayanortamlarda, varsa, alkol bazlı dezenfektanların kullanılması, gözler, burun veagıza elle temastan kaçınılması, öksürük ve hapsırık esnasında agız ve burnuntek kullanımlık kagıt mendillerle kapatılması ve mendilin çöp kutusunaatılması, mendil yoksa, kolun iç yüzüne hapsırılması, içinde bulunulanmekanların havalandırılması, sık dokunulan esyaların ve yüzeylerin temiztutulması, grip belirtileri olan çocukların kres ya da okula gönderilmeyip evdetutulması ve mümkün oldugunca diger kisilerle temaslarının sınırlandırılmasıönerilmektedir.

Daha ayrıntılı vegüncellenen bilgiler için asagıdaki kaynaklar kullanılabilir:
• T.C. Saglık Bakanlıgı web sitesi. www.saglik.gov.tr
• Dünya Saglık Örgütü web sitesi. www.who.int
• A.B.D. Center for Disease Control (Hastalık Kontrol Merkezi) websitesi.www.cdc.gov
• Eurosurveillance – European Center for Disease Control and Prevention
(ECDC) yayın organı web sitesi. www.eurosurveillance.org
Saygı ile bilgiye sunulur.

Prof.Dr. Abdullah Sayıner

Prof.Dr. Muzaffer Metintas
TTD Solunum Sistemi  İnfeksiyonları TTD GenelBaskanı
Çalısma Grubu Baskanı


Doç.Dr. Sule Akçay
TTD Genel Sekreteri

 
 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
PANDEMİK İNFLUENZA A H1N1v (DOMUZGRİBİ) BİLİMSEL DANIŞMA VE İZLEME KURULU

GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok. No: 2 Kat: 4, 06570 Maltepe- ANKARA / TÜRKİYE
Telefon: (0 312) 231 31 79 (pbx) Faks: (0 312) 231 19 52-53
e-posta: ttb@ttb.org.tr