ÇOCUK İSTİSMARI VE İHLALİ
Dr.
Ercüment AKSOY, Dr. Gürsel ÇETİN, Dr. Mehmet Akif İNANICI,
Dr. Oğuz POLAT, Dr. M. Şevki SÖZEN, Dr. Fatih YAVUZ
Çocuk istismarı, çok geniş
anlamda, belli bir zaman dilimi içerisinde bir yetişkin tarafından çocuğun o
kültürde kabul edilmeyen bir davranışa maruz kalması şeklinde tanımlanabilir.
Bu davranışlar ülke içinde veya ülkeler arasında farklı boyutlarda
gözlenebilir.
WHO’nun 1985’de yapmış
olduğu tanıma göre ise “çocuğun, sağlığını, fizik gelişimini, psikososyal
gelişimini olumsuz yönde etkileyen bir yetişkin, toplumu veya ülkesi tarafından
bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar çocuk istismarı” olarak kabul
edilir. Tanım aynı zamanda çocuğun istismar veya şiddet olarak algılamadığı
veya yetişkinlerin istismar olarak kabul etmediği davranışları da içine alır.
Davranışın mutlak, çocuk tarafından algılanması veya yetişkin tarafından
bilinçli olarak yapılması şart değildir. Çocuk istismarı çeşitleri ele
alındığında fiziksel, cinsel ve duygusal istismar ile ihmal ayrı ayrı
incelenmelidir.
Fİzİksel İstİsmar
Fiziksel istismar için
çeşitli tanımlar bulunmaktadır. Bu tanımların üzerinde birleştiği nokta çocuğun
sağlığını olumsuz etkileyen ve vücutta iz bırakan lezyonların bulunmasıdır.
Fiziksel istismar en geniş anlamda ise “çocuğun kaza dışı yaralanması” şeklinde
tanımlanabilir.
Fiziksel istismara tıbbi yaklaşım
Neden fiziksel istismar
olguları atlanmaktadır?
1. Bir ebeveynin çocuğuna
zarar verebileceğini kabul etmeyebilirsiniz.
2. Bir aile içi meseleye
karışmak istemeyebilirsiniz.
3. Yeterli eğitim
alınmadığından olayı atlayabilirsiniz.
4. Genelde insanlar
kendilerine söylenenlere inanırlar ve kararlarını buna göre verirler.
Hekimin duygusal
yaklaşımı teşhis için bir engel oluşturabilir. Teşhiste en önemli adım, hekimin
kendisini istismar olasılığını düşünmeye zorlamasıdır. Zamanında konulan bir
teşhiste amaç sadece çocuğu ölümden korumak değil, aynı zamanda çocuğun henüz
gelişmekte olan kişiliğine kalıcı bir zarar gelmesini engellemektir.
Fiziksel hasarla gelen
her çocukta istismar mutlaka düşünülmeli, laboratuvar testleri ve radyolojik
tetkikler yapılırken şüpheli olgularda çocuk hastanede tutulmalıdır. Fiziksel
hasarla gelen çocukta anamnez ve fizik muayenede istismar şüphesi uyandıran
belli başlı noktalar aşağıda belirtilmiştir.
Anamnezde;
1.
1. 1. 1.
1. Hastaneye başvurmada
açıklanamayan gecikme.
2.
2. 2. 2.
2. Alınan anamnezin
çelişkili olması.
3.
3. 3. 3.
3. Fiziksel bulgulara
uymayan anamnez.
4.
4. 4. 4.
4. Şüpheli travma öyküsünün
birden fazla olması.
5.
5. 5. 5.
5. Ana babanın kazayı bir
kardeşe veya üçüncü şahıslara yüklemesi.
6.
6. 6. 6.
6. Kazanın çocuğun kendisine
yüklenmesi.
7.
7. 7. 7.
7. Çocuğun hastane hastane
gezdirilmesi.
8.
8. 8. 8.
8. Çocuğun ana babayı
suçlaması.
9.
9. 9. 9.
9. Ana babanın çocukken
istismara uğrama öyküsü.
10.
10. 10. 10. 10. Ana babanın çocuktan
gerçekçi olmayan beklentileri olması.
Fiziksel Muayenede;
1.
1. 1. 1.
1. Tipik, cezalandırmayı
gösteren bulguların olması (bacaklarda ve sırtta ekimozların bulunması veya
genital bölgedeki ekimozlar altını ıslatan çocukları cezalandırmayı
gösterebilir). Farklı evrelerde iyileşen lezyonların olması tekrarlayan
istismarın bulgularıdır.
2.
2. 2. 2.
2. Sigara yanıkları, ellerde
ayaklarda sıcak su yanıkları, perine ve kalçalarda yanıklar.
3.
3. 3. 3.
3. Karaciğer, dalak
rüptürüne yol açan abdominal travma.
4.
4. 4. 4.
4. Kafatası kırığı ile
birlikte olan/olmayan subdural hematom.
5.
5. 5. 5.
5. Radyolojik bulgular
(subperiostal kanamalar, epifiz ayrışması, metafiz parçalanması, periost
yırtıkları veya kalsifikasyonlar).
Fiziksel istismar
olgularında anamnez: Çocuk istismarı olgularında yapılması gereken ilk şey
gerçekten böyle bir olayın meydana gelip gelmediğinin saptanmasıdır. Çünkü olay
saklı kalabilir ya da var olan lezyonun anamnezde kazaya bağlı oluştuğu
bildirilmesine karşın olay bir istismar olabilir. Bunu saptamanın objektif yolu
yapılacak fizik muayenedir. Tıbbi muayeneyi hem bilirkişilik boyutunda hem de
olaya gerekli tıbbi müdahalenin yapılabilmesi açısından ele almak gerekir.
Bilirkişiliğin gerektirdiği adli muayeneyi tıbbi muayene ile birlikte aynı
zamanda yapmak gerekir.
Genel olarak yapılması
gerekenler şöyle sıralanabilir: Bu tip olaylarda ilk müdahale genellikle
çocuğun getirildiği acil servis doktoru tarafından yapılmaktadır.
Pediatristler, pediatrik cerrahlar, adli tıp uzmanları ve psikiyatristlerin
olayla karşılaşmaları genellikle daha sonraki dönemlerde olmaktadır. Olayların
büyük çoğunluğu, olayın olmasından uzun süre geçtikten sonra hekime getirilir.
Genellikle de çocuk servisi yerine acil servis yeğlenmektedir. Getirilme sebebi
de çocuğun durumunun çok kötü olması ve bundan korkan ebeveynlerin çocuğu
getirmeye mecbur kalmalarıdır. Bu yüzden de sadece getiren kişilerin değil,
konuşacak yaşta ise çocuğun da olayı anlatması istenmelidir. Anamnez, fizik
bulgularla birlikte doktoru en iyi bilgilendirecek kaynaktır. Bazen fizik
bulguların yeterince bariz olmaması durumunda sadece anamnez ve çocuğu getiren
kişilerin tutumları aydınlatıcı olmaktadır. Anamnez ileri aşamalarda hukuki
delil olarak da kullanılabileceğinden çok önemlidir. Genellikle çocuk tek
şahittir. O yaşlarda konfabulasyonun, yani çocukların hayal gücünün çok geniş
olması nedeniyle olmayanı varmış gibi anlatmaları, hikaye uydurmaları çok
görüldüğünden çocukların ebeveynine, akrabalarına veya okul öğretmenlerine ya
da anamnez sırasında anlattıklarının ve söylediklerinin kuşkuyla karşılanmasına
neden olabilir. Ama istismar olgularında çocukların genellikle konuşmak yerine
susmayı yeğledikleri, bazı olaylarda ise söylediklerini daha sonra inkar
ettikleri de görülmektedir.
Çocuktan anamnez
alınırken dikkat edilmesi gereken özelliklerden birisi de soruların tipidir.
Soruların yönlendirici olmaması önemlidir. Soruların kısa, net ve anlaşılır
olması gerekmektedir. Örneğin ‘’Ne oldu?
Daha başka? Başka birşey oldu mu?’’ gibi kısa sorular ve görüşmeye ikinci
bir erişkinin katılması da olumlu bir etkendir. Ayrıca anamnez sırasında
soruların da yazılı olarak kayda geçmesinin önemi büyüktür.
Pratikte anamnezin
ebeveynden veya çocuğun bakıcısından alındığı gözlenmektedir. Olguların büyük çoğunluğunda
genellikle anamnez verenlerin birbirlerini koruması amacıyla, verilecek ifadede
gizlice anlaşmalar yapılmaktadır. Bu yüzden ebeveynden farklı zamanlarda ayrı
ayrı alınacak anamnezin büyük önemi vardır
Teşhiste yardımcı olacak
noktalar;
1.
1. 1. 1.
1. Tıbbi yardım istemede geç
kalınması (Bazen anne baba doktora hiç başvurmayabilir).
2.
2. 2. 2.
2. Kaza hikayesinin gerçekçi
olmayıp detaylardan yoksun, kişiden kişiye veya her defasında değişen bir
hikaye olması.
3.
3. 3. 3.
3. Hikayenin gözlenen hasarı
açıklayamaması.
4.
4. 4. 4.
4. Anne babanın şüpheli
tutumu (Daha çok kendilerini düşünür olmaları - Ne zaman gideceğiz gibi sorular
sormaları).
5.
5. 5. 5.
5. Anne babanın düşmanca
davranışları.
6.
6. 6. 6.
6. Çocuğun görünüşünün ve
anne babayla olan ilişkisinin normal olmaması.
7.
7. 7. 7.
7. Çocuğun yaptığı
açıklamalar. Çocuğun kendini emniyetli hissettiği bir ortamda özel olarak
yapılacak bir görüşme teşhis için çok yararlıdır.
Fiziksel istismar
olgularında fizik muayene: Çocukta fizik istismarın en sık rastlanılan şekli
dayaktır. Genellikle disiplin ve cezalandırma amacıyla uygulandığı
görülmektedir. Bir tokattan alet kullanmaya kadar geniş bir spektrumda fizik
istismarın gerçekleştiği gözlenmektedir. Bu yüzden fizik istismar olgularında
muayenede bulguları saptayabilmek her zaman kolay değildir. Klinik bulgular çok
değişkendir. Özellikle deri, iskelet sistemi veya merkezi sinir sistemi
etkilenir. Ama diğer organların da etkilenebileceği unutulmamalıdır.
Çocukta fiziksel istismar için patognomonik bulgular
1. Çocuk aşırı derecede
hassas veya tam tersi duyarsızdır. Ağrılı uyaranlara karşı fazla duyarlı değildir.
2. Lezyonların anamnezde
belirtilen süreden daha eski dönemde oluştuğunu düşündüren bulgular vardır.
3. Değişik türde yanık ve
kesi lezyonlar birlikte bulunur.
4. Tek bir sebebe bağlı
çok sayıda lezyon bulunur (Çok sayıda sigara yanığı gibi).
5. Çeşitli şekillerde
(flaster veya saçla örtülme gibi) saklanmaya çalışılan yaralar bulunur.
6. Bulunmaması gereken
bölgelerde, dil, dudak ve frenulumda lezyonlar bulunur.
Fiziksel istismar
yaralanmaları: Deri yaralanmaları istismar edilmiş bir çocuktaki en sık
rastlanan ve kolayca tanınan lezyonlardır. Deri yaralanmaları 1. derece yanık
ve sıyrıklar gibi yüzeyel yaralanmalardan, kesiler ve 2. -3. derece yanıklar
gibi ciddi yaralanmalara kadar değişken bir görünüm verirler. Ekimozlar, çocuğa
uygulanan travmayı en iyi gösteren bulgu olması ve lokalizasyonu, şekli ve
rengi ile olay hakkında bilgi edinebilmemizi sağlaması açısından çok önemlidir.
Ekimozun şekline bakılarak kullanılan aletin cinsi söylenebilir.
İnsan ısırıkları: İnsan
ısırıkları büyük oranda istismarı gösterirler. Eğer daha önce görülmemişse
atlamak çok kolaydır. Bebeklerde görüldüğü yerler ile daha büyük çocuklarda
görüldüğü yerlerde büyük farklılıklar vardır. Bebeklerde kalça ve genitale
yakın bölgelerde ceza amacıyla yapılır. Daha büyük çocuklarda ise cinsel amaçlı
veya fiziksel saldırıya bağlıdır. Genellikle birden fazladır, net görünümlü
veya emme izleriyle birlikte görülürler. Emme izi bazen cinsel istismarı
gösteren tek bulgu olarakta gözükebilmektedir.
Göz lezyonları: Göz
lezyonları da çocuk istismarında önemli bulgular verir. Dayak yiyen bebeklerde
vitreous kanaması, lens dislokasyonu, retina yırtılması gibi göz lezyonları
bulunabilir. Retina kanamaları iki aylıktan büyük bebeklerdeki tipik
bulgulardan birisidir. Bu tip bir kanama çocuğun şiddetli sarsılması ile
oluşur. Gözdibi muayenesi istismar olgularında çok önemlidir.
Kırıklar: Kaza sonucu
meydana gelen kırıklar daha çok okul çağındaki çocuklarda görülürken, fiziksel
istismar ile oluşan kırıklar sıklıkla 3 yaşın altındakilerde ama daha da yoğun
olarak 1 yaşın altındaki çocuklarda görülür. Fizik istismarı kazadan ayırt
etmek her zaman kolay olmaz. Fizik istismarda şu tip kemik lezyonlarına dikkat
etmek gerekir;
1- Tek bir kırık ve ona
eşlik eden sıyrıklar ile ekimozların varlığı.
2- Değişik iyileşme
evrelerinde bir çok kırığın bulunması.
3- Metafizyel-epifizyel
hasarın oluştuğu kırıklar.
4- Kaburga kırıkları.
5- Yeni kemik oluşumu
(periostal reaksiyon).
6- Kafatası kırıkları ve
intrakranyal hasar.
Ayrıca tedavi için
başvurulmamış olması fizik istismarı düşündürür.
Çocukta fizik istismarda
en sık rastlanan kırık şekli ise metafizyel-epifizyel kırıklardır. Uzun
kemiklerden kopan parçacıklar radyolojik olarak saptanabilir. Bu tip kırıklar
çocuğun kol, bacak veya gövdesinden tutulup, sarsılması sonucu oluşur.
Genellikle diz, dirsek ve bilekte görülür. Kosta kırıklarını dıştan muayene ile
saptamak zordur. Radyolojik tetkik gerekir. Küçük çocuklarda iki taraflı ve çok
sayıda görülür. Daha çok arka bölgededir. İki elle kavrayıp sarsma, kompresyon,
tekme ve vurma ile meydana gelir. Radyolojik olarak başta izlenemeyebilir ama
10-14 gün içerisinde kallus oluştuktan sonra belirginleşir. Shaft kırıkları
kollarından tutup sallama, çevirme ve döndürme gibi indirekt travma veya
sopayla vurma gibi direkt travma sonucu meydana gelen kırıklardır.
Kırık olgularında ayırıcı
tanıda bazı olaylara dikkat etmek gerekir. Doğum sırasında bacakları tutarak
bebeği çıkarmaya bağlı gelişmiş uzun, düz periostal kemikleşme görülebilir.
Bunun periostal kanama sonucu oluşan radyolojik görüntü olduğu ve istismarla
karışmaması gerektiği unutulmamalıdır. Uzun kemiklerdeki spiral fraktürlerin
daha sıklıkla sarsmaya bağlı meydana gelmesi nedeniyle bu tip olgularda çocuk
istismarı açısından olaya yaklaşılmalıdır. Epifizyel kartilajlardaki
hasarlanmalar kalıcı büyüme defektlerine yol açabilirler.
Kafa yaralanmaları:
Yaralanmaların en sık görüldüğü bölgedir. Fiziksel istismar olgularının
%50’sinde yüz ve kafada lezyonlara rastlanır. Ön cepheden (çene, burun ve dişlerde)
oluşan lezyonlarda kaza daha ön planda düşünülebilir. Yüzün kenarlarında
(kulak, yanak, elmacık kemiğinde) oluştuğu zaman bu lezyonlarda öncelikle
istismar düşünülmelidir. Kulak lobunda, kanalında ve çevresindeki kanama
istismar için önemli bulgulardır. Kanamalar, kızarıklık ve şişlik, kulağa ciddi
bir vurma olduğunu işaret eder. Böyle bir vuruş timpan zarda rüptüre neden
olur, bu da işitme kaybı veya enfeksiyonla sonuçlanabilir.
Dudaklardaki yırtıklara
iki mekanizma neden olabilir;
1. Ağıza direkt bir
yumruk atılabilir. Bu tip bir yaralanmada dudaklarda kesik yarasına benzer veya
kenarları düzensiz künt lezyonlar görülmesi yanında, diş ve yüz kemiklerinde
kırıklara neden olabilir.
2. 2. 2.
2. 2. Beslenme zamanı, çocuğa bakmakla yükümlü olan kişi sıcak
kaşığı ya da şişeyi zorla çocuğun ağzına dayayabilir.
Sarsılmış bebek sendromu
(Shaken baby syndrome): Bebeklerin kollarından veya gövdelerinden tutulup
sarsılmasına bağlı ölümler görülebilir. Bu tip ölümler beyindeki bir lezyona bağlı
olarak ortaya çıkmaktadır. Kafatası içinde beynin sarsılması sonucu damarlarda
yırtılma ve kopmalara neden olmaktadır. Araba kazaları sonucu da bu tip
olgulara rastlanabilmektedir. 2 yaş ve altı çocuklarda bu tip ölümlerin daha
sık görülmesinin sebebi kafatasının vücuda oranla daha büyük olmasıdır. Ayrıca
boyun kasları da daha gelişmemiş olduğundan boyun-kafa kontrolü bebeklerde
zayıftır. Bu sendromdaki en zor durum travma bulgusunun olmayışıdır. Ancak
nasıl olduğunu anlamak için bakmakla yükümlü kişiyi sorguladığınızda; uyumsuz
bir hikaye anlattığında veya küçük bir travmayı sebep olarak gösterdiğinde
şüphelenmek gerekmektedir. 1 yaş altında kazaya bağlı ciddi kafa travması çok
nadirdir. Trafik kazalarında ise genellikle şahit bulunmaktadır.
Saç kaybı: Saç kaybı da
çocuğa kötü muamelede sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ebeveynlerin saç
çekmesi sonucu oluşur. Saçından tutup itip kakma şeklinde uygulanır. Saçlı
deride kanama alanı uzun süre çekmeye bağlı oluşur. Ama kozmetik amaçlı yapılan
naylon taraklarla sık tarama, kafaya takke giyme sıcak jel ya da benzeri
şeylerin kullanımında da bunların olduğu görülmektedir. Düzgün sınırlı saç
kayıplarında hastalığı örneğin mantar enfeksiyonunu düşünmek gerekir.
Yanıklar: Aileler genelde
yanıklardan diğer çocukları sorumlu tutarlar ya da çocuğun kendisinin yaptığını
söylerler. Örneğin 2 ayağı da sıcak sudan yanmış, doktora başvurmamış, şans
eseri yakalanmış bir olguda aile çocuğun sıcak su musluğunu kendisinin açtığını
söylemiştir. Kasıtlı olarak yakılmış çocuk canının yanmadığını ailesi de
çocuğun ağlamadığını, olayı inkar amacıyla söyleyebilir. Bazen de aileyle
çocuğun söyledikleri arasında tutarsızlıklar olur. Anne çocuğun ateşin üzerine
düştüğünü çocuk ise onu annesinin ittiğini söyler. Fiziksel istismar olgularında
tekrarlayan ve farklı zamanlarda oluşmuş yanıklar vardır.
Kaza sonucu yanıklarda
ise, tek bir deneyim aile ve çocuk için yeterlidir. Kaza şeklindeki yanıkların
çoğu tezgah, masa gibi yerlerden sıcak su dolu kapları çocukların çekmesiyle
oluşur. Yüz, omuzlar, kollar ve gövdenin üst kısmı başlıca etkilenen yerlerdir.
Temas yanıkları genelde yüzeyeldir. Bazen de objeye yapışıp avuç içinde derin
yanıklar oluşabilir.
Kaza ile fiziksel
istismara bağlı yaralanmaların ayırımı: Kazaya bağlı yaralanmalar ile istismara
bağlı yaralanmaları ayırmak önemlidir. Burada yapılacak hataların bedelini hem
çocuk hem de aile ödeyebilir. Eğer istismara bağlı oluşan yaralanmalar tespit
edilemezse, çocuk istismar edileceği ortamda bırakılmış olur. Eğer yaralanma
kazaya bağlı ise, o zaman da ebeveynler yanlış olarak suçlanacak ve travmatize
edilmiş olacaklardır. Bakmakla yükümlü olan kişiler çok nadir olarak istismar
ettiklerini kabul ederler. Yaralanmanın kazaya bağlı olduğuna inandırmaya
çalışırlar. İstismarı tanıyabilmek ve tespit edebilmek için istismarın bir
olasılık olabileceğini akılda tutmak ve yaralanmaların kazaya bağlı olduğunu
ispatlayabilmek gerekir.
Çocuklar genellikle
önlerinde olan şeyleri merak ederler ve öne doğru hareket ederler, o yüzden de
çoğu kazaya bağlı yaralanmalar vücudun ön kısmında olur. Yaralanan spesifik
bölgeler; alın, burun, çene, bilek, dirsekler ve deri ile kemiğin yakın temasta
olduğu bölgelerdir. El avuçlarındaki lezyonlar kazaya bağlı olabilir, çocuk
düşerken ya da sıcak bir soba ya da ütüyü ellerken meydana gelebilir. Ama avuç
içleri ve el sırtları aynı zamanda en çok cezalandırma için kullanılan
bölgelerdir. O yüzden bu bölgelerdeki lezyonlarda dikkatli olmak gerekir.
Kalçalar, genital bölge, karın, vücudun arka ve yan bölgeleri özellikle de
yüzün yan kısımları sıklıkla istismarı düşündürür. Genital ve anal bölgelerdeki
sıyrıklar genellikle istismarla ilgilidir.
Yaralanmanın çocuğun
dediği gibi mi, yoksa bakmakla yükümlü olan kişinin dediği gibi mi olduğunun
doktor tarafından saptanması gerekir. Sonra da çocuğun bu yaralanmayı
yapabilecek düzeyde olup olmadığının, gelişiminin saptanması ikinci adımdır.
Eğer ebeveynler çocuğun gelişimiyle orantısız bir lezyonu çocuğun yaptığını
söylüyorlarsa veya yaralanma anlatılan olaya göre çok daha ciddi boyutlardaysa,
o zaman anlatılan hikaye doğru değildir ve bu olay kaza-dışı bir yaralanma
şeklinde değerlendirilmelidir.
Düşmeler: Genellikle
çocuklarda düşmelere bağlı küçük yaralanmalar oluşur. Bu evde merdiven, yatak,
divan, sandalyeden düşme şeklinde olabilir. Bazen tek bir kafatası kırığı
oluşabilir. Böyle bir düşme sonucu çok ciddi yaralanmalar olmuşsa ve de bu
hikayeyle uyumsuzsa, o zaman çocuk istismarını düşünmek gerekir. Merdivenden
düşmelerde çok sayıda sıyrık oluşur ama yaşamı tehdit edici lezyonların
oluşması çok ender olarak meydana gelmektedir. Arabadan düşmelerde ise
sıyrıklara daha çok rastlanır. Lezyonlar kirli olup, toprak, çamur ve yolda ki
başka maddeleri de içerdiği görülür. Arabanın hızına bağlı olarak vücudun
birden fazla yerinde meydana gelebilir. Bu çocuğun yuvarlanmasından
kaynaklanır.
İnceleme Yöntemleri: Bebek ve çocuklarda
fizik istismar olgularında en yararlı tetkik yöntemi radyolojik tetkiktir.
Zaten ilk kez bu olayın ortaya çıkarılışı Caffey’in 1946’da radyolojik tetkikle
yapmış olduğu çalışmadır. Radyolojik muayenede saptanan bulguların çoğu ancak
birden fazla yapılan fizik istismar ve şiddet sonucu ortaya çıkan bulgulardır.
İskelet sistemi hasarlarının ortaya konması için radyolojik tetkik zorunludur.
Sadece kırığın zamanı değil, sayısı ve kemikteki anormallikleri de göstermesi
açısından çok yararlıdır. Klinik hikayesinde travma olmayan ve dıştan bulgu
vermeyen olaylarda doktorun olayı atlamaması için radyolojik tetkik zorunludur.
Perifer kemiklerde
yaralanma çok sık görüldüğünden, bunların tetkiki ihmal edilmemelidir. Bu tip
yaralanmalar çocuğun kol ve bacaklarından tutarak sallanması sonucu oluşur.
Traksiyon ya da torsiyonda spiral fraktürler oluşturur. Epifizin ayrılması ya
da periostiun yırtılmasına neden olan transvers fraktürler direkt yumruk ya da
vurma sonucu meydana gelir.
Kaza ve kasıtlı meydana getirilen yarayı ayırmak her zaman kolay değildir. Beşikteki çocuğun kazaya uğrama ihtimali büyük çocuğa göre daha azdır. Küçük çocuklarda periostiumun kemiğe yapışması tam olmadığından travma sonrası subperiostal hematom oluşur. Radyolojik görünümde periost kalınlaşması normal olmayıp anormal ve sert bir şekilde davranılmış olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Sintigrafik radyoizotop kemik çalışmaları radyolojiden daha kesin sonuçlar vermesi açısından daha yararlıdır. Radyolojik olarak görülemeyen çok sayıda lezyonları ve yumuşak doku yaralanmalarındaki izotop birikimlerini göstermek açısından yararlıdır. Burada çocuğa verilen radyasyon