14.07.2005
1121/2005
TABİP ODASI BAŞKANLIĞI’NA
Türk Tabipleri Birliği Merkez
Konseyi’nin hekimlere yönelik halkı kışkırtan, hekimlere ve sağlık çalışanlarına
saldırıları tahrik eden Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı
Sayın Recep Akdağ hakkında suç duyurusunda bulunduğu 14 Temmuz 2005 tarihli basın
toplantısında paylaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazılmış
metin ektedir.
Konu ile ilgili gelişmeler
tarafınıza iletilecektir. Bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar
dileriz.
Saygılarımızla;
Dr.
Orhan Odabaşı
TTB
Merkez Konseyi
Genel
Sekreteri
ANKARA CUMHURİYET
BAŞSAVCILIĞI’NA
ŞİKAYET EDEN
:Türk
Tabipleri Birliği
VEKİLİ
:Av.Mustafa Güler – Av.Ziynet Özçelik
Strazburg Caddesi 28/28 Sıhhiye 06430 Ankara
ŞİKAYET EDİLENLER :1-Recep Tayyip ERDOĞAN, Başbakan -
Ankara
2-Recep AKDAĞ, Sağlık Bakanı - Ankara
SUÇ
:Hasta ve yakınlarını gerçek dışı açıklamalarla
hekimler aleyhine kışkırtmak.
SUÇ TARİHİ
:2003-2005
AÇIKLAMALAR
:
1.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ve
Sağlık Bakanı olan şikayet edilenler ekli gazete haberlerinde de görüldüğü üzere
sürekli olarak hekimleri beceriksizlikle, hastaya zarar vermekle ve hastanın cebine
ellerini atmakla suçlamışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin başı olan
Başbakan ve sağlığın korunması ve geliştirilmesinden birinci derecede sorumlu olan
Sağlık Bakanının hekimlere yönelik hasmane ve suçlayıcı tutumu toplumda hasta ve
hasta yakınları ile hekimler arasında sürekli bir gerilim doğmasına sebep olmuş;
şikayet edilenlerin açıklamalarına paralel olarak hekimlere yönelik fiili saldırılarda
ciddi bir artış yaşanmıştır.
2.
Ekli dosyada kısa zamanda Tabip Odalarından
toplanan ülkemizde hekimlere yönelik fiili saldırı örnekleri bulunmaktadır. Örneğin:
- 14.07.2004 ve
28.07.2004 tarihlerinde Adana’da görevli iki ayrı hekim bıçaklı saldırıya maruz
kalmıştır. 13 Şubat 2005’de Adana Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde hekimlere ve
sağlık çalışanlarına silahlı saldırı gerçekleşti.
- 21.09.2004
tarihinde Adıyaman Devlet Hastanesi acil servisinde görevli bir hekim hasta yakınlarının
fiili saldırısına uğramıştır.
- 06.01.2003
tarihinde Ankara’da görevli bir hekim biopsi planladığı hastasına bir ay sonrasına
randevu verilmesi üzerine bıçaklı saldırıya maruz kalmıştır.
- 12.05.2005
tarihinde Bursa Çocuk Hastanesinde görevli bir hekime hasta yakını tarafından
silahlı saldırı yapılmıştır.
- 20.07.2004
tarihinde Çanakkale’de görevli bir hekim hasta yakınlarının saldırısına maruz
kalmıştır.
- 17.04.2004 ve
26.04.2004 tarihlerinde Denizli’de görevli iki hekime hasta yakınları tarafından
fiili saldırıda bulunulmuştur.
- 29.06.2005
tarihinde Edirne’de görevli bir hekim ve bir sağlık memuruna hasta yakınları
tarafından fiili saldırıda bulunulmuştur.
- 18.04.2004 ve
16.03.2005 tarihlerinde Eskişehir’de görevli iki hekime hasta yakınları tarafından
fiili saldırıda bulunulmuştur.
- 2002-2004
yılları arasında İstanbul’da görevli 10
hekime, hasta ya da hasta yakınları fiili saldırıda bulunulmuştur.
- 2004-2005
yıllarında Karabük’te görevli 6 hekime karşı hasta veya hasta yakınları
tarafından tehdit, silahlı tehdit, fiili saldırıda bulunulmuştur. Önce acil serviste
darp edilip ardından tehdit edilen bir hekim tayin isteyince ilden ayrılmak zorunda
kalmıştır.
- 2002-2004
yılları arasında Kocaeli’de görevli iki hekim darp edilmiş, bir hekim bıçakla
yaralanmıştır.
- 12.06.2003
tarihinde Manisa’da görevli bir hekim nöbetçi olduğu sırada fiili saldırıya
uğramış; bir başka hekim de 13.04.2005 tarihinde silahlı saldırı sonucu
yaralanmıştır.
- 22.10.2004
tarihinde Mersin’de görevli iki hekim hasta yakınının fiili saldırısına maruz
kalmıştır.
- 2005 yılında
Sakarya’da görevli bir hekime, röntgen göstermeye gelmiş bir hasta yakını
tarafından fiili saldırıda bulunulmuştur.
- Tekirdağ’da
görev yapan bir hekim ve bir sağlık memuru 2003 yılında sağlık ocağında muayene
ettikleri bir hasta yakını tarafından saldırıya uğramış; iki hekim 2004 ve 2005
yıllarında hasta yakınları tarafından hastane bahçesinde bıçaklanmış;bir hekim
2004 yılında hasta yakınları tarafından gece vakti bir hasta için çağırılarak
darp edilmiş ve bir hekim de 10.06.2005 tarihinde hastane acil servisinde hasta
yakınlarının fiili saldırısına maruz kalmıştır.
- 2002-2003
yıllarında Trabzon’da görevli dört hekim fiili saldırıya maruz kalmış; ayrıca
bu hekimlerden birinin aracı kundaklanmıştır.
3.
Hastaya yardımcı olmaktan başka bir çabası
olmayan hekimlerin öldüresiye dövüldüğü aşağıda ayrıntısı belirtilen olay ise
en son yaşanmış olandır:
Dr.Mehmet ANDI Antakya Devlet
Hastanesinde görevli Beyin Cerrahisi Uzmanıdır.
03 Temmuz 2005 Pazar günü
Antakya Devlet Hastanesi acil servisine 112 ambulansı ile kimliği belli olmayan, şuuru
kapalı, genel durumu kötü bir hasta getirilmiştir. Hastaya öncelikle acil müdahalesi
yapılmıştır. Hastaya iki yönlü kafa grafisi, pelvis grafisi, sol ön kol iki yönlü
grafisi, sağ diz grafisi BBT, USG, tam kan tetkikleri yapılmış ve damar yolu açılmıştır.
Başka bir hasta için yapılan
çağrı sebebiyle hastanede bulunan Dr.Mehmet ANDI derhal acildeki hastanın yanına
gelmiş, gerekli müdahaleleri yapıp, muayenesini değerlendirmiştir.Dr.ANDI, hastanın
yanından hiç ayrılmamış, gerekli Bilgisayarlı Beyin Tomografisi çekimine de refakat
etmiştir.
Belirtilen tetkik ve
muayenelerin yapılmasından sonra hastada mevcut hafif terleme Genel Cerrahi Uzmanı
Dr.Nurettin DOLAPÇIOĞLU tarafından değerlendirilmiş ve istem üzerine Radyoloji Uzmanı
Dr.Nedim KAVLAK tarafından batın USG
çekilmiştir.
Hasta, Ortopedi uzmanı Dr.Süleyman
Bilgili ve Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı
Dr.Fuat Kuseyri tarafından da değerlendirilmiş ve vücudunun çeşitli yerlerinde
kırık ve çökmeler tespit edilmiştir.
Sonuçta hastanın
yatışının yapılmasına karar verilmiş ve yatış işlemlerine başlanmış ise de
hasta birden fenalaşmış; zaten hasta başında bulunan Dr.ANDI ve diğer doktorlar
tarafından yapılan bütün müdahalelere rağmen
hasta kurtarılamamıştır.
Hastanın öldüğü, bekleyen
babasına bildirilmiştir. Bu sırada hastanın babasının yanında bulunan kişi
tarafından Dr.ANDI ölümle tehdit edilmiştir. Dr.ANDI’nın çağırması üzerine
hastane polisi tarafından şahıs dışarıya çıkartılmıştır.
Aradan kısa bir süre
geçtikten sonra polis tarafından dışarı çıkartılan şahısla birlikte 5-6 kişi
hastane içine girerek gördükleri bütün sağlık görevlilerine saldırıp tehditler
savurmuşlar; “sen doktor musun” diye sordukları Dr.Yusuf TAŞ’ın yüzüne yumruk
atmışlardır.
Saldırılarına devam eden bu
şahıslardan biri elindeki bıçakla Dr.Selahattin CAN’a saldırmış bir diğeri de
Dr.Mehmet ANDI’nın üzerine yürümüştür. Dr.Mehmet ANDI yüzüne aldığı yumruk
darbeleri ile yere yıkılmış ise de saldırgan doğrudan kafaya yumruk atmaya devam
etmiş, bir süre sonra da “bittin sen!” diyerek üzerinden kalkmıştır.
Dr.ANDI, ölmemiş ise de
aldığı yumruk darbeleri sebebiyle ağır yaralanmış, burnunda meydana gelen kırık
sebebiyle ameliyat edilmiştir. Dr.ANDI, yaklaşık bir aydır hastanede tek beyin
cerrahı olarak çalışmaktadır. Dr.ANDI’ya yapılan bu ağır saldırı, bir trafik
kazası sebebiyle kafa travması ile gelen hastaya müdahale edilebilmesini de engellemiştir.
4.
Hastaların sağlığına kavuşabilmesi için
özveri ile mesleğini yapmakta olan hekim ve diğer sağlık mesleği mensuplarına
karşı girişilmiş olan bütün saldırılar ve son yaşanan linç girişimi hiçbir
şekilde kabul edilemez. Son yıllarda en yetkili kişiler olan Başbakan ve Sağlık
Bakanının hekimlerin ve hekimlik mesleğinin örselendiği açıklamalarda bulunulmuş
olmasının kimi insanlarda bütün suçluyu hekim olarak görme eğilimini
arttırmıştır. Açıktır ki, “iğne yapmayı bilmeyen hekimler” gibi açıklamaların
da beslediği nefret ile hareket eden gözü dönmüş kişiler yıllarca tek beyin
cerrahı olarak çalışmış, günlerden Pazar olmasına karşın görevi başında
hastayı yaşama döndürmeye uğraşan 63 yaşındaki bir hekimi öldürmek kastıyla
hareket edebilmişlerdir. Gelinen ortam ve yaşanan olaylar geleceğe ilişkin umutları
kırıcı niteliktedir.
5.
Yukarıda belirtilen olaylarda saldırıda
bulunan kişiler hakkında adli işlemler yapılmaktadır. Ancak bu kişileri açıklamalarıyla
cesaretlendiren, hekimlere karşı kışkırtan, hasta ve yakınlarını neredeyse
hekimlere karşı saldırıda bulunmaya azmettiren Başbakan ve Sağlık Bakanının da
sorumluluklarının tespiti hekimlerin can güvenliğinin sağlanması bakımından büyük
önem taşımaktadır.
SONUÇ VE İSTEM :Açıklanan nedenlerle, kamu
görevini yerine getirirken ve sırf bu görevi yerine getiriyor olması sebebiyle hekim
ve diğer sağlık çalışanlarına karşı ölümle tehditte bulunan, yaralayan ve
öldürmeye teşebbüs eden kişileri bu eylemleri yapmaya cesaretlendiren açıklamalarda
bulunmuş olmaları sebebiyle şikayet edilenlerin cezalandırılabilmeleri için kamu
davası açılmasını saygılarımızla ve vekaleten talep ederiz.
Türk
Tabipleri Birliği vekili
Av.Mustafa Güler – Av.Ziynet Özçelik
|