TTB  İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Risk Değerlendirme
Ana Sayfa
İletişim İçin
Arama Yap
Oturum Aç

Başvuru Formu
Kurs Yönergesi
Eğitmenler
Ders Programı
Protokol
Dersler
Risk Değerlendirmesi
Mevzuat
Kaynakta İş Sağlığı
Tanımlar
Risk Değerlendirmesi
    5x5
Eğer Öyleyse
Denetim Listesi
Tehlike Tanımı
HAZOP
Hata Ağacı
FMEA
Renk Kodu Sistemi
Kaza Araştırması
En Kötü Hal
İş İzni
Etiketleme
Mühendislik Çözümleri
İş Başı Eğitimi
Testler
Ön Test
Son Test
Programlar
 
Türk Tabipleri Birligi
Ana Sayfa arrow Risk Değerlendirmesi


Risk Değerlendirmesi Yazdır E-posta
Salı, 08 Nisan 2008

İŞYERİNDE RİSK DEĞERLENDİRMESİ

AMAÇ :

İşyeri hekimlerinin Risk Değerlendirmesi yapma bilgi, beceri ve tutumu        kazanmalarını sağlamak.


ÖĞRENİM HEDEFLERİ :

Bu kursun sonunda katılımcıların,

1-        "Risk Değerlendirmesi" ile ilgili temel kavramları ayırt edebilmeleri,

2-        Risk değerlendirme adımlarını tanımlayabilmeleri, 5x5 matrixine göre risk değerlendirmesi yapabilmeleri,

3-        Risk kontrol sıralamasını ve yöntemlerini önerebilmeleri,

4-        5X5 Risk Matriksi dışındaki diğer Risk değerlendirme yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmaları

     hedeflenmektedir.

"İşyerlerinde sağlık ve güvenlik yönetiminin en büyük başarısı iş kazası ve meslek hastalığı olmamasıdır".  

İnsani yaratıcı kapasiteden işletme verimliliği lehine daha çok yararlanılması gerektiği yönündeki argümanların güçlenmesi, kayıpların azaltılmasının  önem kazanması, çalışanların nitelik dokusunun zenginleşmesi ve beklentilerinin artması, toplumsal ve etik sorumluluklardan kaçınmanın giderek başka dar boğazları göğüslemeyi zorunlu hale getirmesi v.b. gelişmeler işletmelerde insan faktörüne eskiye oranla daha merkezi bir önem kazandırmış gibi gözüküyor.

  

Kısa bir süre öncesine kadar yasalara uygun bir durum içinde sayılmak için gerekli minimum seviyeden ötesini-bizim gibi kamu gözetim ve denetiminin hissedilmeyecek düzeylerde kaldığı ülkelerde yük, külfet sayan yönetim anlayışı, teorik olarak artık yasalardan kaynaklanan ihtiyaçlara cevap vermeyi atılacak ilk adım, sadece bir başlangıç olarak değerlendiriyor.

  

Sağlık, güvenlik ve çevre gibi maliyet faktörlerinden sıyrılmanın yollarını bulurken daha gözükara davranabilen ve hızlı büyüme hırsıyla her yolu deneyebilen işletmelerin, böylelikle elde ettikleri rekabet avantajını sınırlandırmak için-büyüme ve güçlenme açısından kritik noktayı geçmenin güvenini taşıyan işletmelerin lehine-bir bariyer işlevi de gören "konsensus norm"ları (ISO 9000, QS 9000 vb) nın kapsamı da genişleyip sağlık ve çevre boyutlarını (ISO 14000, OHSAS 18001) içerir hale geliyor.

Diğer yandan bu yeni kavramlar, hassasiyetler bilgi ve donanımı, teknoloji ve altyapı gerektiriyor. Yani bir sektör/pazar oluşuyor.

Sonuç olarak farklı nedenler ve dinamiklerle işletmelerde önleyici, koruyucu sağlık servisinin önemine, yine düne göre göreceli olarak daha fazla vurgu yapan bir yönetim anlayışı gelişiyor.

İşletmelerin işlerinden, operasyonlarından, hammadde, yarı ve mamül maddeleri, makine ve donanımlarından, bunların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerinden v.b. kaynaklanan sağlık etkilerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve zararlı etkilerin koruyucu, önleyici bir anlayışla azaltılması ve izlenmesi, bu aktivitelerin bir yönetim sistemi anlayışı içinde yapılandırılması giderek bir zorunluluğa dönüşüyor.

   Artık "revir"ine kapanıp "reçete" tanzim ederek hastanelere sevk nedeniyle kaybolacak iş günlerini kurtaran hekim tipi, çalışanlar dışında, yönetimlerin de arzu etmediği bir figüre dönüşüyor. Geleneksel tedavi edici hekimlik, yakında işletmelerde yerini, işletmenin içine, üretim-yönetim fonksiyonlarına, sağlığı koruma ve geliştirme sorumluluğunun çalışanlar tarafından paylaşılması sürecine hızlandırıcı, kolaylaştırıcı aracılık işlevi üstlenerek katılan koruyucu, önleyici bir hekimlik anlayışına bırakacak gibi gözüküyor.

Sanayi alanındaki yeni eğilimler, yönelimler bir yana mesleki misyon ve duyarlılığın, profesyonel sorumluluğun bir gereği olarak hekimler, hastalanma yaralanma olmadan önce olası etkenleri, nedenleri değerlendirebilmeli bütünlüklü, sistematik, sürekli bir önleme, koruma, izleme programı geliştirebilmelidirler. Klasik terminolojiyle ifadelendirirsek; birincil korumanın gerçekleştirilebilmesi için maruziyetlerin, sıklık, süre, yoğunluk, v.b. parametreleri de dikkate alarak değerlendirilmesi gerekiyor.

Üretim sürecinde iş ve çalışanlar etkileşmeye başladığı anda riskler ortaya çıkmaya başlar. Bu süreçte amaç; işletmenin içindeki riskleri azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak ve sürekliliği sağlamak için " pozitif sağlık ve güvenlik kültürünü'' yaratmaktır. "Pozitif sağlık ve güvenlik kültürü" oluşturmak için iletişim, işbirliği, yeterlilik ve denetim fonksiyonlarını etkin kılmak gerekir.

İLETİŞİM : Varolan sorunlar konusunda tüm yönetim kademeleri bilgilendirilmeli, kurallar, gelişmeler bülten-gazete gibi iletişim kanalları kullanılarak yaygınlaştırılmalıdır. Diğer işletmelerden sağlanan bilgiler de aynı şekilde paylaşılmalıdır.

İŞBİRLİĞİ : İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurulları işletilmeli; bu toplantılar birer problem çözme toplantısına dönüştürülmelidir.

YETERLİLİK : İşe girişten itibaren adaptasyon eğitimi, riskler konusunda bilgilendirme, genel sağlık konularında eğitim, mesleksel risklere karşı korunma ve izlemdir.

Sağlık ve güvenlik planlamalarının temel amacı etkili bir risk kontrolünü başarmak için gerekli girişimleri belirlemektir. Bu aşamada sağlık ve güvenlik risklerinin işyeri hekiminin de içinde bulunduğu bir ekip tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. İşyeri hekimini öncelikle ilgilendiren sağlık risklerini değerlendirirken, güvenlik risklerinden farkını vurgulamak yerinde olacaktır.

  

-          Sağlığın bozulması akut bir yaralanma şeklinde olmayıp kompleks ve tekrarlayan biyolojik bir süreç gerektirebilir (irritan dermatit, astma, mesleksel kanserler v.b.) Ayrıca maruz kalınan etkenlere bireysel yanıtın farklı olabileceği de unutulmamalıdır.

-          Ortaya çıkış süreci uzun olabilir. Tehlike, işyerinde birçok kişi maruz kaldıktan sonra fark edilebilir. Maruziyet kontrol altına alınsa bile olgular yıllar sonra görülebilir ( Örneğin asbestoz ).

-          Aynı hastalığın hem mesleksel hem de meslek dışı nedenleri olabilir

      ( Örneğin astma, akciğer kanseri ).

-          Hastalık oluşturan etkene maruziyet görünür olmayabilir. Bir araç kullanılarak ölçüm gerektirebilir ( Örneğin radyasyon ).

-    Birçok hastalığın ciddiyeti maruziyet düzeyine veya süresine bağlı olabilir.

Risk Değerlendirmesi

İş kazaları ve meslek hastalıkları ile işe-iş aktivitelerine bağlı olarak ortaya çıkan veya seyri şiddetlenen sağlık sorunlarının nedenlerini araştırmak ve koruma yöntemleri geliştirerek bu zararlı unsurları çalışma ortamından uzaklaştırmak risk değerlendirmesi sürecinin en önemli amacıdır.

  

Önleme ve kontrol faaliyetleri için hangi öncelikleri gözeterek ne kadar zaman ayrılması, hangi kaynakların tahsis edilmesi gerektiği, zararlı etkilerin değerlendirilmesi ve derecelendirilmesi gereklidir. Katlanılabilir olanlarla acilen ortadan kaldırılması veya katlanılabilir düzeylere kadar azaltılması gerekli olan zararlı etkenleri ayıklamak için bir değerlendirilmeye ihtiyaç bulunmaktadır.

Değerlendirmeye başlamadan önce ;

a) 4857 sayılı Çalışma Yasası  5. bölümü, İş sağlığı ve Güvenliği maddeleridir (77-89)  ve buna bağlı ilgili yönetmelikler

b)    Ağır ve Tehlikeli İşler Tüzüğü

c)    SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğüne ekli olarak bulunan Meslek Hastalıkları Listesi

başta olmak üzere, tüm ulusal hukuksal düzenlemeler titizlikle incelenmelidir

  

Risk değerlendirmesi, mevcut bulunan tehlikelerden kaynaklanabilecek risklerin göreceli önem derecesini ortaya çıkarmak için yapılan bir iştir. Arkasından en etkin yöntemlerden başlayarak kontrollerin de tasarlanması gerekmektedir.

Risk Değerlendirmesinin Ana Adımları

Tehlike ve riski değerlendirebilmek için bir takım kriterlere gerek vardır;

a)    İşleri sınıflandırmak; öncelikleri, tesisi, prosedürleri, çalışanları içeren bir iş listesi hazırlanır ve bu işlerle ilgili bilgi toplanır,

b)    Her bir faaliyetle ilgili tüm belirgin tehlikeler tanımlanır, kimin nasıl zarar göreceği de dikkate alınmalıdır,

c)    Kontrol yapılan yerdeki öngörülen her bir tehlike için subjektif bir risk tahmini yapılır. Bu işi yaparken kontrollerin etkinliği ve herhangi bir hatanın sonuçları da dikkate alınmalıdır,

d)    Mevcut olan riskin tolere edilip edilemeyeceğine karar verilmelidir,

e)    İSİG önlemlerinin tehlikeyi kontrol altında tutmak ve kanuni gereklilikleri karşılamak için yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir,

f)     Risk değerlendirilmesi sırasında dikkate değer olanlar için bir plan hazırlanmalı, yeni veya mevcut kontrollerin etkin olduğundan emin olunmalıdır,

g)    Yeni kontrollerden sonra riskin tolere edilip edilemeyeceğine karar verilmelidir.

Risk Değerlendirmesi Gereklilikleri

Risk değerlendirmesi için bir organizasyona gerek vardır. Bu organizasyon;

a)    Yetkili bir kişiyi faaliyetleri desteklemesi ve yönetmesi için atar,

b)    İlgili tüm kişilerle görüş alışverişi yapar, yapılması planlanan faaliyetleri tartışır ve onların yorum ve desteğini alır,

c)    Değerlendirmeyi yapacak kişiler ve takım için risk değerlendirme eğitimi ihtiyacını tespit eder ve sağlar,

d)    Değerlendirmenin yeterliliğini gözden geçirir,

e)    Döküman yönetimi detaylarını düzenler ve değerlendirmenin belirgin bulgularını ele alır.

Genellikle risklerin tam bir numerik hesaplaması gerekli değildir, fakat; toksik malzemelere maruz kalmak ve zararlı enerjiler gibi sağlıkla ilgili risklerin değerlendirilmesinde ölçümlere gerek vardır. Örneğin; havadaki toz konsantrasyonunun, gürültü ve aydınlatmanın ölçülmesi gibi.

Pratikte Risk Değerlendirmesi

Yapılan organizasyon risk değerlendirmesi konusunda planlama yaparken yasal gerekliliklerin karşılandığından emin olabilmek için geçerli yasalara atıf yapmalıdır ve risk değerlendirme işlemi tüm iş sağlığı ve güvenliği konularını kapsamalıdır.

Risk değerlendirmesi için de başlangıçta aşağıdaki unsurların dikkate alınması gerekmektedir;

a)    Basit bir risk değerlendirme formu dizaynı,

b)    Her bir iş faaliyeti ile ilgili ihtiyaç duyulan bilgi ve işlerin sınıflandırılması için kriterlerin belirlenmesi,

c)    Tehlikeleri tanımlama ve sınıflandırma ile ilgili yöntem,

d)    Riskin belirlenmesi ile ilgili prosedür,

e)    Tahmin edilen risk seviyelerini tanımlamak,

f)     Risklerin tolere edilebilirliğine karar vermek için; planlanmış veya mevcut kontrollerin yeterliliği ile ilgili kriterler,

g)    İyileştirme faaliyetleri için zaman skalası (gerekli ise).

İşlerin Sınıflandırılması

Risk değerlendirmesi için öncelikle yapılması gereken;gerekli işlerin gerçekçi ve yönetilebilir bir şekilde gruplanması için bir liste çıkarılmalı bu listede günlük üretim faaliyetleri olduğu kadar düzenli olmayan bakım faaliyetleri gibi işler de gözönünde bulundurulmalıdır. İşlerin sınıflandırılması;

a)    Organizasyon içindeki/dışındaki coğrafik alanlar,

b)    Üretim prosesindeki veya servisin sağlanmasındaki aşamalar,

c)    Planlı ve plansız işler,

d)    Tanımlanmış görevler (Örneğin; sürücülük v.b.)

gibi bilgileri içermelidir.

Faaliyet Bilgi Gereklilikleri

Her bir faaliyet için aşağıdaki bilgiler gerekebilir

a)    Yapılan görev; süresi,sıklığı,

b)    İşin yapıldığı yer,

c)    İşin normalde ve tesadüfen kimler tarafından yapıldığı,

d)    İşten etkilenenler (Örneğin; taşeronlar, ziyaretçiler, toplum),

e)    Çalışanların işleri ile ilgili almış oldukları eğitimler,

f)     İşler için hazırlanmış iş ve iş izni prosedürünün yazılı sistemi; kullanılabilecek alan ve makineler, kullanılabilecek güçlendirilmiş el aletleri, fabrika sahasının, makinelerin ve kuvvetlendirilmiş el aletlerinin kullanımı ve bakımına ilişkin tedarikçi veya imalatçıların talimatları,

ğ)    Kaldırılacak malzemelerin boyut, şekil, yüzey karakteri ve ağırlığı, malzemelerin elle taşınması durumunda taşınmak zorunda olunan mesafe, yükseklik, kullanılan servisler (Örneğin; sıkıştırılmış hava, hidrolik sistemler v.b.),

h)    Çalışma sırasında karşılaşılan kimyasallar,

ı)     Kullanılan ve karşılaşılan maddelerin fiziksel durumu (gaz, buhar, sıvı, toz, katı) kullanılan maddeler ile ilgili MSD (material safety data) bilgilerinin içerik ve önerileri,

i)     Yapılan işte kullanılan makine ya da maruz kalınan maddeler ile ilgili geçerli anlaşmalar, yasal düzenlemeler ve standartlar ve yapılan kontrollerin ölçüm sonuçları,

j)     Reaktif izleme verileri; yapılan işle, kullanılan ekipman ve maddelerle ilgili, organizasyon içinden veya dışından kaza, olay veya sağlık problemi bilgileri, faaliyetle ilgili mevcut herhangi bir değerlendirmeye ait bulgular.

Tehlikelerin Tanımlanması

Tehlikenin tanımlanması ile ilgili üç sorunun sorulması ve bu sorulara yanıt aranması önemlidir;

a)    Tehlike kaynakları nelerdir?

b)    Bu tehlikeden kimler etkilenebilir?

c)    Meydana gelecek zararın ya da hasarın, yaralanma ya da hastalığın mahiyeti, boyutu nedir?

Tehlikeleri tanımlayabilmek için çeşitli şekillerde kategorize etmek faydalı olabilir. Örneğin;

Mekanik,

Elektrik,

Radyasyon,

Malzeme ve maddeler,

Patlama ve yangın...

Bundan sonrasında ise tamamlayıcı yaklaşım, sorularla ilgili bir liste hazırlamaktır.

Örneğin; çalışma sırasında aşağıdaki tehlikeler mevcut olabilir mi?

q          Kayma, düşme; çalışanın yüksekten düşmesi, aletlerin malzemenin v.b. nin yüksekten düşmesi,

q          Uygun olmayan geçitler, tüneller,

q          Malzeme ve aletlerin manuel kaldırılması ile ilgili tehlikeler,

q          Montaj, operasyon, bakım, modifikasyon, tamir ve sökme ile ilgili makine veya tesisin tehlikeleri,

q          Fabrika içindeki veya yoldaki vasıta tehlikeleri,

q          Ateş ve patlama,

q          Solunabilecek maddeler,

q          Göze zarar verebilecek maddeler,

q          Ciltle teması veya cilt tarafından absorbe edilmesi halinde zarar verebilecek maddeler,

q          Yutulması halinde zarar verebilecek maddeler,

q          Zararlı enerjiler (elektrik, radyasyon, gürültü, vibrasyon v.b.),

q          Sık tekrarlanan işler nedeniyle kol ve bacak rahatsızlıkları,

q          Yetersiz termal çevre (sıcak, soğuk gibi),

q          Kaygan veya engebeli yer, yüzey,

q          Merdivenlerde yetersiz koruyucu parmaklık veya trabzan,

q          Taşeron faaliyetleri,

gibi soruları içeren bir liste hazırlanabilir ve bilinmelidir ki bu liste eksiksiz değildir ve her işletmede organizasyon kendi tehlike listelerini; kendi işlerini, yerleşimlerini dikkate alarak geliştirmelidir.

Bununla birlikte, aşağıda konular da faaliyet bilgilerine ek olarak dikkate alınmalıdır;

a)    Maruz kalan personelin sayısı,

b)    Tehlikeye maruz kalma frekansı ve süresi,

c)    Elektrik,su gibi servislerin arızası,

d)    Güvenlik ekipmanı,makine parçaları ve binadaki arızalar,

e)    Kişisel koruyucu ekipmanın kullanılma oranı,

f)     Maruz kalınan maddeler,

g)    Kişilerin güvensiz davranışları (istenmeyen hatalar veya bilerek prosedürlerın ihlali). Örneğin; kişi tehlikeyi bilmeyebilir, yapılacak işle ilgili yeterli fiziksel kapasite ve yeteneğe sahip olmayabilir, maruz kaldığı riski küçümseyebilir, güvenli çalışma metodlarının fayda ve pratikliğini küçümseyebilir.

Bir zararın olasılığı araştırılırken uygulanan kontrol ölçümlerinin yeterliliği ve ihtiyaca uygunluğu dikkate alınmalıdır. Bunun için yasal gereklilikler tehlikelerin kontrolünü kapsayan yol göstericilerdir.

Riskin Tolere Edilebilir Olup Olmadığına Karar Verme süreci ;

Risklerin öncelik sırasını belirleyebilmek için derecelendirmek ve değerlendirmek için  5x5 yöntemi adını verdiğimiz bir yöntemden yararlanacağız.

5x5 Yöntemi

Bu yöntemde olayın ciddiyet derecesi ve oluşma olasılığını basamaklandıracağız ve bir matrix yardımı ile  değerlendireceğiz.

Ciddiyet Derecesi İçin Derecelendirme Basamakları

 

Zararın sonucu

Derecelendirme

Puan

Çok hafif   

İlk yardımla atlatılan, iş günü kaybı yaratmayan küçük yaralanma ( baş ağrısı, göz kızarması, çizik) düşük mali kayıp                                                                                           

1

Hafif

 İlk yardım tedavisini gerektirir (küçük yüzeysel kesikler, yumuşak doku zedelenmesi, göze çapak kaçması) , orta düzeyde mali kayıp

2

Orta

İstirahat gerektiren, geçici iş görememezlik yaratan yaralanma (kırık, çıkık, bel ağrısı)

yüksek düzeyde mali kayıp

3

Yüksek 

Ağır yaralanma (uzuv kaybı - parmak kopması vb), meslek hastalığı (işitme kaybı) üretim yeteneğinin kaybı, yüksek düzeyde mali kayıp

4

Çok yüksek

 Ölüm, kanser, sürekli iş görememezlik, çok yüksek düzeyde mali kayıp

5

 

Ortaya Çıkma Olasılığı/Frekans İçin Derecelendirme Basamakları

Olasılık Belirleme Tablosu

Zararın ortaya çıkma ihtimali

Ortaya çıkma sıklığı / frekansı için derecelendirme

Puan

Nadiren

 Ancak istisnai durumlarda olabilir

1

Küçük ihtimal               

 Zayıf bir ihtimalle olabileceği beklenir

2

Orta 

 Bazen olabileceği beklenmektedir

3

Yüksek ihtimal              

 Çoğu durumda muhtemelen olacaktır

4

Çok yüksek ihtimal       

 Çoğu durumda kuvvetle olması beklenir

5

 

Artık, risk kavramını tanımlayabiliriz !

Risk=Zararın Ciddiyet Derecesi X Ortaya Çıkma Olasılığı

denklemi yardımıyla hesaplayabilir ve bir matriks aracılığı ile de derecelendirebiliriz.

Risk Derecelendirme Matriksi

Şiddet derecesi

 

olasılık

Çok hafif (1)

Hafif (2)

Orta dereceli (3)

Ciddi (4)

Çok ciddi (5)

Çok küçük (1)

Anlamsız (1)

Düşük (2)

Düşük (3)

Düşük (4)

Düşük (5)

Küçük (2)

Düşük (2)

Düşük (4)

Düşük (6)

Orta (8)

Orta (10)

Orta dereceli (3)

Düşük (3)

Düşük (6)

Orta (9)

Orta 12)

Orta (15)

Yüksek (4)

Düşük (4)

Orta (8)

Orta (12)

Yüksek (16)

Yüksek (20)

Çok yüksek (5)

Düşük (5)

Orta (10)

Orta (15)

Yüksek (20)

Tolere edilemez (25)

 

Bu şekilde bir derecelendirme yaptıktan sonraki aşama risk kategorileri ve önlemleri içeren bir risk kontrol planı hazırlamaktır.

Risk skoru

Eylem

25

Çok yüksek risk;

Risk tolere edilebilir düzeye getirilene kadar çalışmaya başlanılmamalıdır. Riski azaltmak mümkün değilse iş yasaklanmalıdır.

20,15,16

Katlanılamaz  riskler;

Belirlenen risk kabul edilebilir bir seviyeye düşürülünceye kadar iş başlatılmamalı eğer devam eden bir faaliyet varsa derhal durdurulmalıdır. Gerçekleştirilen faaliyetlere rağmen riski düşürmek mümkün olmuyorsa, faaliyet engellenmelidir.

10, 12

8,  9

Önemli riskler;

Bu risklere mümkün olduğu kadar çabuk müdahale yapılmalı, müdahale sonucuna göre faaliyetin devamına karar verilmelidir.

4,5,6

,2,3

Kabul edilebilir riskler;

Belirlenen riskleri azaltmak için ilave kontrol proseslerine ihtiyaç olmayabilir. Ancak mevcut kontroller sürdürülmeli ve bu kontrollerin devamlılığı sağlanmalıdır.

1

Anlamsız,

önlem almaya ve kayıt tutmaya gerek yoktur

 

Bu şekilde bir plan hazırlandıktan sonra riski önlemek ve azaltmak için de bir takım önlemler almak gerekmektedir. Burada ise risk kontrol sıralamasına göre hareket etmemiz gerekmektedir.

Risk Kontrol Tedbirlerine Karar verme

Tehlikelerin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi ve derecelendirilmesinin ardından; riski ortadan kaldırmaya/ azaltmaya yönelik kontrol prosesleri planlanmalı ve gerekli faaliyetler başlatılmalıdır.

Risk kontrolünde en önemli faaliyet, iş ekipmanlarının, iş yerlerinin ve kullanılan ürünlerin tasarımı esnasında tehlikelerin ortadan kaldırılması olmalıdır. Tasarım esnasında giderilemeyen tehlikelerin veya azaltılamayan risklerin daha sonra giderilmesi çoğu kez mümkün olamayacağı bilinmelidir veya azaltılması yüksek maliyetlere neden olabileceği gibi aynı zamanda da  çalışan konforunda da azalmalara neden olacağı unutulmamalıdır.

Yapıların tasarımı esnasında da güvenli bir tasarım yapılması, imalat esnasında tehlikelerin ortaya çıkmasını engelliyecektir.

İmalat esnasında iş planlarının yapılması da riskleri azaltır. Örneğin çoğu yapı imalatlarında, merdiven korkuluğu imalatı, tüm yapı imalatı bitirildikten sonra yapılmaktadır. Halbuki her kat merdiveni imalatının yapılmasından sonra korkuluğunda arkasından imal edilmesi durumunda yüksekten düşme riski azalacaktır.

Titreşime neden olan makineler için uygun zemin tasarımı yapılmadığında, çalışanların vücutlarına gelen titreşimin sönümlemesi oldukça zordur ve pahalıdır.

Makine seçiminde gürültü düzeyi daha az olanı seçmek, makinelerin yerleşimini mümkün oldukça duvarlara ve köşelere yakın yapmamak  ortam gürültüsünü etkileyecektir. Aynı zamanda iş yeri duvarlarının tasarımında parlak yüzeylerden sakınmak hatta üst yüzeyi gözeneli, alt yüzeye ise elyaf malzeme ile yalıtmak iş yeri gürültüsünün emilimini sağlayacaktır.

Risk kontrol hiyerarşisi aşağıdaki şekilde olmalıdır.

  1. Eliminasyon

Tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmak amacı taşır.

İkame etmek (Tehlikeli olanın tehlikesiz olanla veya az tehlikeli olanla değiştirilmesi)

Örneğin:

         Elle taşıma yerine araçla taşıma

         Elektrikli el aleti yerine, pnömatik el aleti kullanmak

         Solvent bazlı boya yerine su bazlı boya kullanmak

         Formaldehit yerine sıcak su kullanmak

  1. Mühendislik önlemlerini uygulamak

Örneğin:

  • Makineler ve iş ekipmanlarında koruyucu veya koruma önlemleri tasarlamak
  • Zararlı gazları ortamdan uzaklaştırmak için aspirasyon sistemleri tasarlamak
  • Araç yoları ile yaya yollarını ayırmak
  • Termal konfor şartlarını sağlayacak tasarım yapmak
  • Toplu koruma önlemlerini, kişisel koruma önlemlerine tercih etmek ( tozlu ortamlarda  aspirasyon sistemi kurmak ve ıslak çalışma yaparak toplu korumayı sağlamak)
  • Ergonomik yaklaşımlardan yararlanmak

c. İdari anlamda önlemler geliştirmek ( maruziyet süresini azaltma, teşvik, ikna ve ceza yöntemi,  eğitim, prosedürler, talimatlar, uyarılar vb.)

·    İşin nasıl yapılacağını,

·    Kimlerin işi yapmaya ve işin yapıldığı alanda bulunmaya yetkili olduklarını,

·    İşin gereği olarak kullanılacak araç, makine, tezgah, vb. ile alet ve takımlara ilişkin gerekleri (süreç ve kontrol aygıtlarını bakımlı tutarak sistemin tehlike arz etmesini önlemek dahil),

·    İşi yapacaklarda aranacak yetiyi (bilgi ve beceri düzeyini),

·    Gereken eğitim ve denetimi belirlemek

·    Rotasyonlu çalışma yapılarak, maruz kalma süresini azaltmak

  1. Kişisel Koruyucu Donanımların kullanılması
  • Yukarıdaki kontrol önlemleri tehlikenin ortaya çıkmasını etkilemektedir. Risk kontrolünde öncelik tehlikenin ortaya çıkmasını önlemektir. Tehlikenin ortaya çıkışını önleyemediğimiz durumlarda tehlikenin şiddetini azaltmak suretiyle riski azaltmamız gerekmektedir. Böyle durumlarda çalışana kişisel koruyucu verilmelidir.
  1. Acil durum planlarının hazırlanması
  • Doğal afet durumunda, yangın durumunda, sabotaj veya herhangi bir toplu etkilenme durumunda ne yapılacağı önceden tanımlanıp, çalışanlarla paylaşılmalıdır. Tehlikenin etkisini azaltmak için iş yerinede tatbikatlar yaparak acil durumlara hazırlı olunmalıdır.

Risk Kontrol Tedbirleri uygulanmadan önce aşağıdaki sorular yöneltilerek gözden geçirilmelidir.

  1. Revize edilmiş kontroller, kabul edilebilir risk düzeyine indirilmişi mi?
  2. Yeni tehlikeler yaratıyor mu?
  3. Mali açıdan uygun çözüm mü?
  4. Revize edilmiş önleyici tedbirlere olan ihtiyaç ve bunların uygulanabilirliği hakkında etki alanındaki insanların düşünceleri?
  5. Kontroller yapılan işi zorlaştırıyor mu?

Uygulama Planının Hazırlanması

Kontrol tedbirleri belirlendikten ve uygulanabilirliğine karar verildikten sonra bir uygulama planının hazırlanması gerekecektir. Aşağıda olduğu gibi bir tablo hazırlanabilir.

 

Tehlike No

Kontrol Tedbiri

Uygulama basamakları

Sorumluluklar

Termin

Denetim kim/ ne zaman

1

Aspirasyon  cihazı temini

Satın alma prosedürü

İkmal servisi

25.05.2007

İşletme müh./

 

İzleme ve Takip etme

Risk değerlendirmesi tekrarlayan bir süreçtir. Kontrol tedbirlerinin yeterliliği, devamlı gözden geçirilmeli ve gerektiğinde revize edilmelidir. Aynı zamanda, tehlike ve riskler kayda değer ölçüde değişmiş ise risk değerlendirmeleri tekrar gözden geçirilmelidir.

 Risk değerlendirmesi

1)   Risk değerlendirmesinde belirlenen sürelerde,

2)   İş organizasyonunda veya iş akışında değişiklikler yapılması durumunda,

3)   Ortam ölçümleri ve sağlık gözetimlerinin sonuçlarına göre gerektiğinde,

4)   Kimyasal maddeler nedeni ile herhangi bir kaza olduğunda,

5) Yeni bir makine veya ekipman alınması sırasında

6) Yeni tekniklerin geliştirilmesi öncesinde

7) Yeni hammadde ve/veya yarı mamul maddelerin üretim sürecine girmesi halinde

8) Yeni bir mevzuatın yürürlüğe girmesi veya mevcut mevzuatta değişiklik yapılmasına bağlı olarak

          9) İş kazası veya meslek hastalığı meydana geldiğinde,

          10) İş kazası veya meslek hastalığı ile sonuçlanmasa bile yangın, parlama veya patlama gibi işyerindeki iş sağlığı ve güvenliğini ciddi şekilde etkileyen olayların ortaya çıkması halinde tekrarlanmalıdır.

Risklerin Değerlendirmesinde ve Kontrolünde Proaktif ve Reaktif İzleme

Risk kontrollerinin proaktif izlenmesi, kontrol planının bir parçasıdır.  Örnek sıcak işlerin kontrolü, çalışma izin sistemi içeriyorsa, proaktif izleme koşullarına uyulmalı ve belgelerin uygunluğu doğrulanmalıdır.

 Proaktif izlemeden gelen kanıtlara göre kontrol tedbirleri gözden geçirilip gerekiyorsa sistemde iyileştirmeler yapılmalıdır.

Reaktif izleme verilerinden (örneğin kaza ve ramak kala olay inceleme raporları) risk değerlendirmesi için mutlaka faydalanılmalıdır. Bu bize:

a.                        tehlikenin ortaya çıkma olasılığı ve sonuçlarına dair daha objektif değerlendirme yapmamızı,

b. uygun kontrol tedbiri uygulamamızı sağlayacaktır.

Proaktif  İzleme Verilerine Örnekler:

·         Yönetimin İSG'ye bağlılığına dair personel kanaati

·         İSG için yönetimden bir kişi atanmış mı?

·         İSG uzman kadrosunun atanıp atanmadığı

·         İSG uzmanlarının ne ölçüde etkili olduğu

·         Bir güvenlik politikası yayınlanıp yayınlanmadığı

·         Güvenlik politikasının yeterince tanıtılıp tanıtılmadığı

·         İSG Eğitim alanlarının sayısı

·         İSG Eğitimlerinin etkinliği

·         Yapılan risk değerlendirmelerinin sayısı, gereken sayıya oransal olarak risk kontrollerine ne ölçüde uyulduğu

·         Yasal zorunluluklara ne ölçüde uyulduğu

·         Üst düzey yöneticilerin İSG turlarının sayısı

·         İSG iyileştirmelerine yönelik personel önerilerinin sayısı

·         Risklere ve risk kontrollerine karşı çalışanların tutumu

·         Risklere ve risk kontrollerine karşı çalışanların algılama düzeyi

·         İSG denetimlerinin frekansı

·         İSG denetim tavsiyelerini yürütme zamanı

§         İSG Kurulu toplantılarının frekansı ve etkinliği

·         Çalışanlara yönelik İSG brifinglerinin frekansı ve etkinliği

·         İSG uzman raporları

·         Şikayet veya tavsiyelere ilişkin yürütülecek çalışmanın zamanı

·         Sağlık izleme raporları

·         Kişisel maruziyet örnekleme raporları

·         İşyeri maruziyet düzeyleri (örn. gürültü, toz, buhar)

·         Kişisel koruyucu kullanımı

Reaktif İzleme Verilerine Örnekler

  • Güvenli olmayan davranışlar
  • Güvenli olmayan koşullar
  • Kazanın son anda önlendiği durumlar
  • Sadece hasara yol açan kazalar
  • Rapor edilebilir tehlikeli olaylar
  • Zaman kaybına yol açan kazalar - en az bir kişinin kaza yaralanması sonucu bir işgünü kaybetmesi
  • Üç işgününden fazla iş kaybına yol açan kazalar
  • Rapor edilebilir büyük yaralanmalar
  • Hastalığa bağlı işgünü kaybı (işe bağlı hastalığı olan veya olmayan)
  • Kamu  denetimi sonucu hazırlanan raporlar
  • Çevreden gelen şikayetler

Risk değerlendirmesinde kimler yer almalıdır?

Risk değerlendirmesinde sorulacak sorulara oldukça isabetli yanıtlar verilmesi gerekir. Olasılık nedir? Sonuç ne olur? Kimler etkilenir? Bütün bu sorulara yanıt bulabilmek için işletmede deneyimli olan, makine, donanım, madde ve operasyonları bilen kişilere ihtiyaç vardır. Bu nedenle risk değerlendirme sürecine operasyonları yürüten çalışanlar mutlaka katılmalı nihai derecelendirme; kayıt ve dökümantasyonu metodoloji eğitimi olan bir ekip işletme bütününde sürdürmelidir.

Ekipte;

·           İşyeri hekimi,

·           İşletmenin geçmişini bilen yönetim sorumlusu,

·           Bakım elemanı,

·           Operasyonel deneyimi olan teknik eleman,

·           Çalışanlar,

bulunmalıdır. Uzmanlık gerektiren kimi konularda  danışmanlardan  yararlanmalıdır.

Sonuç olarak; bütün bu çalışmalardan sonra, mühendislik yöntemleri ile gerçekleştirilen çözümlerin, insana dayalı çözümlerin önünde gelmesi gerektiği, risk kontrolünün aciliyeti ve harcanacak çabanın, riskin boyutu ile orantılı olması gerektiği unutulmamalı ve tasarlanan kontrol ve önlemler uygulama öncesinde yeniden gözden geçirilmeli,

·           Bazı riskler kaldırılırken yeni risklerin yaratılmadığından,

·           Birileri için güvenlik sağlanırken diğerlerinin riske sokulmadığından,

·           Karanlıkta kalan, değerlendirmeye alınmayan bir operasyon veya aktivitenin kalmadığından,

·           Kontrollerin ve önlemlerin çalışanların iş yükünü artırmadığından ,

emin olunmalıdır.

 

KİMYASALLAR ve KONTROLÜ

GİRİŞ

Kimyasal maddelerin özeliklerinin bilinmesi zararlarından kaçınma yolları giderek artan bir önem kazanmaktadır. Dünyada Hindistan Bophaldaki nin benzeri endüstriyel kazaların yaşanması bu düşüncenin ne kadar haklı olduğnun kanıtıdır. Artan meslek hastalıkları ve kanserler de bu yönde yapılan hertürlü araştırma ve uygulanan kontrol önlemlerinin önemini artırmaktadır.

Konu Kimyasal Maddelerin Sağlığa Zararlı Maddelerin Konrolü SZMK( COSHH Control of substances Hazardous to Health) mantığı içerisinde sunulacaktır. Böylelikle başta İngiltere olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde uygulanmakta olan bir  yöntem hakkında bilgi sahibi olunurken önemli kavramlar bu sıra ile açıklanacak ve katılımcıların metodolojik bir bakış tarzı ile kimyasal maddelerin zararları  ve başetme yolları hakkında bilgi sahibi olması   sağlanacaktır.

I. KİMYASALLARIN KONTROLÜ YÖNETİMİ

Bu Yönetim; riskleri değerlendirmek minimize etmek ve güvenli çalışma alışkanlığı  sağlamak üzere verilen bilgiler kimyasal maddelerin zararlarının öncelikle ortaya çıkmamasını daha sonra da çıktığı taktirde  nasıl başedileceğini öğretir. Kısaca onların insana zararlarının önlenmesinin yönetilmesi anlamına gelir.

  1. ADIM

RİSKİ DEĞERLENDİR

Bu amaçla  işimize en yarayacak şey MSDS Malzeme Güvenlik Bilgi Formları nın kullanılmasını öğrenmek ve buna göre gereken önlemleri almaktır.

  1. ADIM

HANGİ ÖNLEMLER ALINACAĞINA KARAR VER

Çalışana zarar verecek maddelerle çalışma yapılmadan riskler ve önlemleri değerlendirilmeli sonra çalışmaya başlamalıdır.

  1. ADIM 

MARUZİYETİ ÖNLE VEYA YETERİNCE KONROL ET

İşçilerin zararlı kimyasallara maruz kalmaları önlenmelidir. Anlamlı olarak maruziyetin önlenmesi pratik  değilse yeterince kontrol edilmesi düşünülmelidir.

  1. ADIM

KONTROL ÖNLEMLERİNİN SAĞLANDIĞINDAN VE KULLANILDIĞINDAN EMİN OLUN

İş güvenliği prosedürlerinin yerli yerince kullanılması sağlanmalıdır

  1. ADIM

MARUZİYETİ İZLE

Gerekiyorsea maruziyet izlenmelidir

  1. ADIM

YETERLİ SAĞLIK YARDIMI SAĞLA

Değerlendirme sonunda böyle bir gereksinim doğarsa yapılmalıdır

  1. ADIM

KAZALAR VE ACİL DURUMLAR İÇİN PLAN HAZIRLA

Kimyasallarla ilgili olabilecek her türlü kaza olay ve acil durumla ilgili planlar önceden hazırlanmalıdır

8.  ADIM

TÜM İŞÇİLERİN BİLGİLENMESİNİ EĞİTİMİNİ VE YÖNETİLMESİNİ SAĞLA

Tüm işçiler önceden kullandıkları kimyaslalar hakkında sadece bilgi sahibi olmamalı aynı zamanda doğru kullanım pratiklerini de uygular hale gelmeli; kısaca eğitilmelidir.

II. MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU (MSDS)

MALZEME GÜVENLİK BİLGİ FORMU NEDEN ÖNEMLİDİR?

Çevreyi Korumak ve iş yerini güvenli kılmak için diyebiliriz

MGBF Risk değerlendirmesi yapabilmeniz için gerekli verileri sağlar

     1.BÖLÜM

MGBF'yi veren firmanın özelliklerini açıklar

Maddenin İsmi

Ticari adı

Üretici

Acil durumda aranacak tel no vb...

     2.BÖLÜM

  Bu kısımda maddeye verilen biricik numara olan CAS No  ve diğer kayıt no'ları verilir

Bileşenlerin kompozisyonu/  veriler

     3.BÖLÜM

Madde ile ilgili en önemli tehlikeler açıklanır

Tehlikelerin Tanımlanması

 Tehlike açıklanması

 

      4.BÖLÜM

İlk yardım bilgileri özetlenir

İlk Yardım

Solunduktan sonra

Deri temasından sonra

      5.BÖLÜM

Yangınla mücadele ve ekipmanları açıklanır

Yangınla Mücadele şekli

      6.BÖLÜM

Kazara salınma önlemleri

Kişileri ilgilendiren iş güvenliği önlemleri

Temizleme ve biriktirme önlemleri...

Saçılımlar sırasında nasıl hareket edilmesi ve önlem alınması açıklanır

DİKKAT  MGBF'de verilen   mücadele şekli, yeterli olmayabilir ilave önlemler gerekebilir; bu unutulmamalıdır.

   7.BÖLÜM

Elle taşıma ve depolama

Bu bölümde güvenli talıma nın yanısıra patlama ve yangına karşı önlemler açıklanır.

Depo şartları kazaları önlemede önem arzeder  Bu bölüm de peroksit oluşumu yanma ve patlama riskleri anlatılır.

Birbiri ile yanyana depolanması yanlış olan kimyasallar ve patlamaya karşı dondurucu ile parlayıcıları depo edebileceğimiz kabinler le ilgili özel hassasiyet gösterilmelidir.

8.BÖLÜM

Maruziyet Kontrolü ve Kişisel Korunma

Teknik sistemlerin tasarımı hakkında ilave  bilgi verilir

Kişisel koruyucular...

Bu bölümde çevre ve kişi için yasal anlamda izin verilir maksimum derişim verilir. Uygun Kişisel Koruyucu Donanım bilgileri de verilir.

      9.BÖLÜM

Fiziksel ve Kimyasal Özellikler

Şekil

Koku

Renk...

     10.BÖLÜM 

Kararlılık ve reaktivite

Sakınılacak ısısal şartlar

Sakınılacak malzemeler

Bozunma esnasında ortaya çıkabilecek  tehlikeli ürünler..

      11.  BÖLÜM

      Zehirlenme ile ilgili bilgiler

      Akut zehirlenme yutulduğu solunduğu veya deriden emildiğinde hemen oluşan zararlardır.

      LDLC50 değerleri bu  zehirlenmeye karşılık gelir.

Ağızdan LD50

Deriden LD 50

Solunumla LC50/7 H

LC50        Örnek nüfusun %50 sini öldüren derişimdir.

LD50        Örnek nüfusun %50 sini öldüren dozdur.

LDLO       Özel bir hayvan türü için öldürücü olan minimum dozdur

12. BÖLÜM

 Ekolojik Bilgiler

Genel not olarak maddeyi yasal miktarlarından fazla miktarda çevreye bırakmayınız

13. BÖLÜM

Giderme Yöntemleri

Genelde sizin kendinizin giderme yönteminden çok genel giderme metodları açıklanır beldenizde yerel ve milli düzenlemelerden haberdar olarak bu işi yapmalısınız.

14.BÖLÜM

Taşıma Bilgileri

Özellikle parlayıcı çok zehirli ve radyoaktif malzemelerin taşınması ile ilgili bilgiler verilir. Paketleme  Grupları

Grup I       ( Büyük tehlike)

Grup II      (Orta tehlike)

Grup III     (Düşük tehlike)

15.BÖLÜM.

Yasal düzenlemeler

Tehlike sembolü

Risk grubu

Güvenlik grubu

16.BÖLÜM

Diğer Bilgiler

 Sonuçta bu bölümde hangi mahkemelerin anlaşmazlık halinde yetkili olacağı vb. MGBF hazırlayan personel ismi, hazırlanırken faydalanılan kaynaklar vb. yazılır.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında Kimyasal maddelerin Sağlığa zararlarının kontrolü anlamında aşağıdaki gibi bir tablo hazırlanabilir;

 

Madde adı 

Nasıl etkilediği

Maruziyet miktar

Kontrol Önlemi

 

Doğrudan

Dolaylı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SONUÇ

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik vb Yasal gerekliliğe de değinilen bu çalışmada, esas olarak; kimyasalların hayatımıza çokça girdiği LPG, Doğalgaz, Tarım ilacı, Galvaniz kaplama ve Boyama gibi alanlardan seçilen örnekler üzerinde katılımcıların düşünmesi, risk değerlendirilmesi  mantığını kendi işyerinde uygulayabilecek düzeyde kullanabilmesi hedeflenmiştir.

Bire bir kendi işyerindeki tehlikelere uymasa bile; tehlike avı ve risk değerlendirmesi konusunda (senaryolardaki püf noktaları üzerinde zengin bir tartışma ortamı oluşturularak) grupların (doğruya en yakın) mantığın ve grubun kabul edebileceği değerlendirme yapabilmesi sağlanacaktır.

Entegre Yönetim Sistemleri bulunan işyerleri için uygulamada karşılaşılan konu ile ilgili sorunlara cevap aranacak, özellikle; OHSAS 18001 ve ISO 14001  Yönetim sistemlerinin risk analizi  ve acil durum planlamaları yaparken kimyasalların özelliklerinin MGBF'ndan  elde edilen bilgilerin nasıl kullanılacağına da değinilecektir.

 

Bir Kaynakçı'nın Çalışma Ortamı

   Kaynakçılık, çalışma ortamına ilişkin çok çeşitli sorunlara maruz kalan meslek gruplarından biridir. Bu mesleğin faaliyetleri, yangın, yanma, ışın yayan ısı, ozon, nitrojen dioksit, karbon monoksit, florür, metal dumanı ve diğer hava kirleticileri, elektrik, gürültü, UV radyasyonunu, basınçlı gaz tüpleri ve patlamaları tehlikelerini içerir. Uygunsuz pozisyonlarda uzanarak, diz çökerek çalışmayı gerektiren koşullar, fiziksel gerginlik, aşırı yorgunluk ve kassal yaralanmalara neden olabilir. Sıcak stresine, sıcak havada çalışmak, kaynak işlemi sırasında oluşan ısı ve kişisel koruyucu ekipmanların sıcaklığı emmeye uygun yapıları neden olabilir. Kaynak işlerinin çoğunluğu, koşulların genel olarak kontrol altına alındığı büyük işletmelerde değil, inşaat işinin veya büyük yapıların ve makinaların tamirinin yapıldığı alanlarda ya da küçük atölyelerde yapılmaktadır (bina iskeleti, köprüler, kuleler, gemiler ve demiryolu aksamları gibi) Kaynakçı, çalıştığı yere bütün ekipmanlarını götürmeli ve onları sınırlandırılmış(atmosferik koşulları ve/veya mekandan kaynaklanan kısıtları olan) alanda veya yapı iskelesinde kurarak çalışmalıdır.

   Etkin koruma sağlık risklerini azaltabilir, ancak kaynak ortamının güvenli olmasının çok daha önemli olduğu açıktır. Çalışma ortamı insanların meslek seçiminde de önemli faktörlerden biridir. Çalışma ortamı iyi olursa daha gelişmiş insanlar bu mesleği daha çok seçer, deneyimli kaynakçılar kalite ve etkinliği sağlar, dolayısıyla üretim daha başarılı olur.

   Kaynak çalışanlarının çalışma ortamının tehlikelerine ilişkin bu yazı, İLO'nun, İş Sağlığı ve Güvenliği Ansiklopedisinin "Kaynak ve Termal Kesme" ve bir kaynak ekipmanları üreticisi olan ESAB'ın "Kaynak ve Kesmedeki Riskler ve Önlemler" yazıları temel alınarak hazırlanmıştır.

1-Elektrik akımı

   İnsanlar vücutlarından geçen akıma ileri derecede hassastır. 20-30 mA lik akımlarda bile ciddi fiziksel hasar meydana gelebilir. Elektrik şokuna karşı ani ve istem dışı tepki ile çok küçük akımların bile dolaylı sonucu olarak iskele yada merdivenden düşme, fiziksel yaralanmalar ortaya çıkabilir.

 Alternatif akımın zaman parametresi ile birlikte etki aşamaları şöyledir

1-Farkedilebilir akım, alternatif akımın 0.5 mA'i dahi hissedilebilir, doğru akımın 2 mA hissedilebilir. Akım artarsa ağrı ve fiziksel rahatsızlık oluşur, fakat bu normalde zararlı fizyolojik etkiye yol açmaz.

2-Gevşetme sınırı, bunun üzerindeki akımlar kas spazmına yol açar ve kişi isteğine bağlı olarak vücudunun bir parçasını serbest bırakamaz. Özellikle akım 2 saniyeden uzun sürerse nefes alması zorlaşır, normalde sonraki eşik değer aşılmadan doku yada iç organlarda hasar olmaz.

3-Bir sonraki eşik değer kalbin elektriksel iletim bozukluğudur (Atrial fibrilasyonu) Büyük oranda akıma kapılan kişinin vücut yapısına, akımın ne süre devam ettiğine, vücutta izlediği yola ve kardiyak siklusun hangi döneminde hasarlanma olduğuna bağlıdır. Atrial fibrilasyon kalbin kan pompalayamaması demektir.

4-Bu eşik aşıldığında kalp durması gibi hayati tehlike oluşturan hasar ortaya çıkar. Solunum durur, doku ve iç organlar yanar.

Ark kaynağı sırasında akım tipinin (alternatif yada doğru akım) seçimi önemlidir. Çünkü alternatif akımla ilgili riskler, doğru akımla ilgili risklerden dört kat daha fazladır.

İnsan vücudundan geçen akımın oluşturacağı elektrik şoku şunlara bağlıdır:

1-Akımın düzeyi ve süresi: Çalışan, bir kaynak unsurunun(malzemesinin) elektrik akımı ile temas ederse akımın boyutu oluşan devrenin voltajına ve rezistansına bağlıdır. Kalpte elektriksel iletim bozukluğu (Ventrikül fibrilasyonu) riski aynı zamanda büyük oranda akımın süresine de bağlıdır. Oluşan devredeki direnç, derideki direncin, vücudun kalanındaki direncin ve koruyucu kıyafetinin direncinin toplamına eşittir.

a-Derinin direnci, başka etkenlerle birlikte temas yüzeyinin büyüklüğüne ve nemine(ıslaklığına) bağlıdır.

b-İnsan vücudunun deri dışındaki kısmının direnci görece düşüktür (kabaca her kol ve her bacakta 500 Ohm olarak düşünülebilir)

c-Yeterli koruyucu kıyafet, kuru deri eldivenler ve tabanı kauçuk(veya lastik) ayakkabılardan oluşur.

2-Akımın vücutta izlediği yol: Kalpteki ventriküler fibrilasyon riski, akımın vücutta izlediği yola dolayısıyla kalpten geçen akımın düzeyi ve süresine bağlıdır.

3-Akımın frekansı: Daha öncede belirtildiği gibi alternatif akımın riskleri doğru akımdan fazladır. İnsanların en duyarlı olduğu frekans aralığı 15-100Hz dir.

İnsan vücut direnci, vücut iç direnci, temas noktalarındaki geçiş dirençleri ve genel olarak akım yolu üzerindeki diğer dirençlerden oluşur. Bu değerler kişilere göre çok farklı değerler alabilirler.

İnsan vücudu toplam direnci 2500 Ohm kabul edilir ve insan için tehlikesiz akım 20mA olarak alınırsa, 50volt'luk bir temas gerilimi sınır değer olarak kabul edilebilir.

      Kaynak işlerinde elektrik çarpmasına karşı alınması gereken önlemler

-Kullanılacak kaynak makinası, sağlam ve topraklama hatlı bir fişe ve enerji kablosuna sahip olmalıdır.

-Kaynak makinasının kullanılacağı elektrik prizi veya hattı mutlaka uygun bir topraklama hattına sahip olmalıdır. Elektrik tali dağıtım panolarında sigorta ile beraber kaçak akım rölesi  bulunmalıdır.

-Yapılacak işin niteliğine bağlı olarak uygun boşta çalışma gerilimine sahip kaynak ve kesme makinası kullanılmalıdır.

-Vücudun hiçbir parçası, makinanın kutupları arasına ve elektrod ile iş parçası arasına girmemelidir. Bunun için kaynak pensinin(elektrod tutucusu)  iyi izoleli olması, kaynak kablolarının hasarsız (izolasyonunun iyi) olması gerekmektedir.

-Kaynak işleminde kullanılacak ekipmanların kurulumu, çalıştırılması ve bakımları yalnızca deneyimli ve eğitimli elemanlar tarafından gerçekleştirilmelidir.

-Kaynak makinasının çalışması sırasında elektrik ve şase kablolarına ve metal parçalara dokunulmamalıdır.

-Kuru ve yalıtkan eldivenler ve koruyucu elbiseler giyilmelidir.(Isıya dayanıklı, kevlar-nomex)

-İş parçasından ve yerden gelebilecek elektrikten korunmak için kauçuk tabanlı yalıtkan özellikte ayakkabılar giyilmeli veya kuru, yalıtkan bir zemin üzerinde durulmalıdır.

-Tamamıyla izole edilmiş pensler kullanılmalıdır. Su soğutmalı kaynak makinelarında, torçlardan su sızması olmamasına dikkat edilmelidir.

-Yıpranmış, zarar görmüş birbirine eklenmiş kablolar ve kaynak torç veya pens kabloları kullanılmamalıdır. Tüm elektrik bağlantılarının sağlam, temiz ve kuru olduğundan emin olunmalıdır.

-Elektrik kabloları insan vücuduna değmemeli ve sarılmamalıdır.

-Kullanılmayan tüm kaynak makinaları kapatılmalı, boşta çalıştırılmamalıdır.

-Kaynak makinası kapakları, makina çalışır haldeyken veya şebekeye bağlı iken kesinlikle açılmamalıdır.

2-Elektro manyetik alan

   Elektro manyetik alanlarla ilişkili sağlık tehlikelerinin sonuçları, diğer tehlike kaynaklarının sonuçlarına göre henüz ayrıntılarıyla belirlenememiştir. Bu durum, yüksek elektro manyetik alanda çalışan insanların maruziyet düzeyini belirlenmiş düzeylere indirmek gereğini değiştirmez. Düşük frekanslı bir elektromanyetik alan elektrik ve manyetik alanlarının bileşiminden oluşur. Fakat genellikle bir tanesi baskındır. Elektrik alanları voltajdan kaynaklanır. Elektrik akımı bulunan kablolar yada yüzeyler arasında oluşur. Bu tür alanlarda topraklanmış kılıf yada ekran kullanımı işe yarayabilir. Manyetik alanlar akımın geçtiği iletken çevresinde oluşur. Manyetik akım yoğunluğu Tesla(T) ile ölçülür. Hava yada diğer manyetik olmayan objelerde akım yoğunluğu çok düşük olduğundan mikrotesla birimi kullanılır. Normal bir büro ortamının 1 microtesla'yı aşmaması  beklenir. Manyetik alan mesafe arttıkça hızla azalır. En hızlı olarak noktasal bir kaynaktan çıktıktan sonra azalır. Mesafe iki katına çıktığında 1/8 düzeyine düşer. Manyetik alanın frekansı çevredeki objelere enerji transfer etmesi açısından önemlidir. Bu şekilde çevredeki objelerde ısı yada elektrik akımları oluşabilir.

      Kaynakçının iş koşullarını iyileştirmek için alınması gereken önlemler

-Kaynakla ilgili olarak EMA'ın sağlık riskleri hakkında gerçekçi bilgiler vermek önemli bir adımdır.

-Kaynak kabloları ve geri dönüş kabloları bir arada tutulmalıdır.

-Kabloların omuza asılmasından ve vücuda sarılmasından kaçınılmalıdır.

-Manyetik alandan korunmanın en iyi yolu güç kaynağını uygun bir uzaklığa yerleştirmektir. Güç kaynağından uzaklaşıldıkça manyetik alan hızla azalır.

-Doğru akımla kaynak, alternatif akımla kaynağa tercih edilmelidir.

-Yapılan kaynak işleminde, x-ray yada gamma ışının kullanıldığı işyerlerinde genel kurallara titizlikle uyulmalıdır.

-Radyoaktivite kaynakları sadece uygun araçlarla tutulmalı ve özel önlemlerle işlem görmelidir.

-Elektron ışını ile kaynak yapılırken x ışınlarının odanın duvarları ve pencerelerine penetre olmasını engelleyecek şekilde uygun siperleme yapılmalıdır. Makinadaki siperleme parçaları kilitlenmeli ve bunlar aktiflenmeden makineye güç gelmemesi sağlanmalıdır. Makineler x ışını kaçakları açısından, yapım sonrasında ve düzenli aralıklarla izlenmelidir.

3-UV,  IR ve görünür ışık radyasyonu

   Elektrik arkları, UV, görünür ve IR dalga boylarında güçlü ışın(radyasyon)yayarlar. Bu radyasyon yüzeylerden de yansıyabilir. Ayrıca gaz/oksijen karışımının alevleri görünür ve IR radyasyonuna yol açabilir. Radyasyon uzaklığın karesiyle azalır. Ark ile ilişkin radyasyon, akımın düzeyine, arkın boyuna, ısı düzeyine ve ark atmosferindeki ısı dağılımına bağlıdır. Bu nedenle farklı yöntemler arasında radyasyon düzeyi açısından büyük farklar olduğu gibi aynı yöntemi kullanırken belirtilen değişkenlere bağlı olarak da radyasyon düzeyinde keskin farklılıklar olabilir. Belli bir akım için(aynı şiddetteki akımda) MIG/MAG kaynağı sırasındaki radyasyon normal metal ark kaynağına görece daha fazladır. Ek olarak MIG/MAG kaynağı sırasında daha yüksek akımlar kullanılır ve bundan dolayı gaz korumalı ark kaynağı her zaman daha güçlü radyasyona yol açar. Elektrik arkından yayılan parlak ışık yüksek oranda ultraviyole radyasyonu içerir. Ark flaşının anlık patlamasına yada diğer çalışanların yönü sapmış flaşlarına maruz kalmak bile ‘göz arkı' veya ‘göz flaşı' olarak bilinen ağrılı konjonktivitlere neden olabilir. Kaynak flaşına maruz kalan kişiye hemen tıbbi müdahale uygulanmalıdır. Ultraviyole radyasyonuna aşırı derecede maruz kalmak da aşırı ısıya ve deri yanıklarına neden olabilir (güneş yanığı etkisi). Göz hasarı, gözler için en tehlikelisi UV radyasyonudur. Ark gözü denen ve korneada geçici bir hasarlanma olan duruma yol açar. Görünür ışık göz kamaştırabilir ve geçici olarak görmeyi etkileyebilir. IR radyasyonu retina ve lenslerde kataraktlara yol açabilir.   Önleyici girişimler

-Standardize sabit cam ya da sıvı kristal ile korunan (düzenlenen) kaynak perdesi ve cam vizörlü kaynak başlığı,

-Cüruf temizleme sırasında mafsallı, filtre koruyucu camlı, vulkanize fiberden imal edilen kaynakçı miğferi,

-Boyundan dize kadar vücudu koruyan krom emprenye edilmiş deri önlük,

-Perçin çivisi ya da başka bir metal parçası olmayan önlük ile ayni özellikte uzun manşetli deri eldivenler kullanılmalıdır.

-Gaz-siperli ark kaynak prosesleri ve karbon-ark kesimleri için düz el koruyucuları yansıyan radyasyondan korunmada yetersizdir. İş yaparken miğfer yukarı kalktığında olabilecek maruziyetlerden kaçınmak için kaskın altına filtreli koruma gözlüğü veya yan tarafları da kapalı gözlükler takılmalıdır. Kasklar ayrıca serpintilerden ve sıcak cüruftan da korunmayı sağlar. Kasklar ve el koruyucuları dışarıda filtreli ve koruyucu kapaklı cam ile beraber kullanılmalıdır. Düzenli olarak kontrol edilmeli, temizlenmeli ve çatladığı veya hasarlandığı zaman yenisi ile değiştirilmelidir.

-Yüz, ense ve vücudun maruz kalabilecek diğer bölgeleri de özellikle diğer kaynak çalışanlarına yakın çalışırken uygun biçimde korunmalıdır.

-Yardımcılar da en azından riskin gerektirdiği biçimde uygun koruyucu gözlük ve diğer KKE'ları kullanmalıdır.

-Bütün ark kaynak operasyonları civarda çalışan diğer kişileri de korumak için paravanla sınırlanmalıdır. İşin sabit tezgahlarda yapıldığı yerlerde veya kaynak atölyelerinde olası ise kalıcı paravan, değil ise geçici paravanlar kullanılmalıdır. Bütün paravanlar sağlam yapılmış, ışık geçirmeyen ve ateşe dayanıklı malzemeden olmalıdır.

-Kaynak kabininin iç duvarlarında siyah boya (yada gri) kullanılması pratik olarak kabul edilmektedir ama siyah boya matlığa neden olmaktadır. Baş ağrısına ve kazaya yol açan göz yorgunluğunu önlemek için içeride uygun aydınlatma sağlanmalıdır.

-Kaynak kabinleri ve sabit paravanlarda herhangi bir hasar olup olmadığı civarda çalışan diğer kişileri de etkilemesi ile sonuçlanacağı için düzenli olarak kontrol edilmelidir.

   Termal radyasyon

Kaynak yapılan iş ortamlarında termal radyasyon önemli bir problemdir. Özellikle işyeri ortamının ısısının yüksek olduğu, önceden ısıtılmış cisimlerin kaynağı gibi durumlar buna örnektir.

   Koruyucu girişimler

-Çalışma ortamı iyi havalandırılmalı.

-Kaynak yapılan objenin etkin termal yalıtımı olmalı.

-Kaynakçı rahatsız pozisyonda çalışmamalı ve ağır ekipman kullanmamalı.

-Isı yalıtımlı eldivenler gibi uygun koruyucu ekipman kullanmalı.

-Yüksek ısılı ortamlarda çalışmak vücut üzerinde stres oluşturduğunda uygun molalar planlanmalı.

Kaynakçının vücudunun ön kısmının yüksek ısıya maruz kaldığı durumlarda sırtı soğuğa yada hava akımına maruz kalmamalıdır. Yüksek ısılar kişinin muhakeme yeteneğini de önemli ölçüde olumsuz etkiler.

4-Hava kirliliği

   Kaynakla ilgili çeşitli hava kirliliği tipleri vardır. Genel olarak kaynağın yöntemi, girdiler(sarf malzemeleri) hangi gazların ve partiküllerin hangi miktarda ortaya çıkacağını belirler. Eğer uçucu bir madde ile işlem görürse esas metalinde katkısı olur. Duman ve gazların konsantrasyonlarının yüksek olduğu kısıtlanmış alanlarda kaynakçı, temiz hava sağlayan solunum korunması yöntemleri kullanmalıdır. Uzaklaştırma ve hava uygulaması iş ortamındaki havanın daha iyi olmasını sağlar ve ortamda çalışan insanların hasar görme riskini azaltır.

Kaynak dumanı, arktaki farklı maddelerin yüksek ısı nedeniyle buharlaşması ve okside olması sonucu ortaya çıkar. Duman içindeki partiküller solunum organlarının en dar kollarına-bölgelerine ulaşabilecek kadar küçüktür. Örnek olarak bu partiküller demir, manganez, krom ve nikel içerebilir. Farklı tip florid bileşikleri de olabilir.

   Riskler

-Krom(6 değerlikli) pazlanmaz çeliğin kaynağı sırasında ortaya çıkar ve Boğaz kanseri ve Astım benzeri sağlık sorunlarına yol açar.

-Manganez, Merkezi sinir sistemini etkileyebilir.

-Nikel, kansere yada astıma yol açabilir

-Demir oksitleri, hava yolu irritasyonuna yol açabilir.

-Floridler, iskelet sistemini etkileyebilir.

-Kurşunlu boya ile kaplı malzemeler kurşun salınımına yol açar ve Merkezi Sinir Sistemini etkileyebilir.

-Çinko galvenize malzemede bulunur ve seyirmelere yol açar.

-Poliüretan boya yada yalıtım, isosiyanatların açığa çıkmasına ve Astım'a yol açabilir.

Kaynak sırasında en sık ortaya çıkan gazlar Ozon, Nitröz gazlar ve CO2 dir. Fosfin ve Fosgen'de ortaya çıkabilir ve sağlık açısında tehlikelidir.

Ozon, havadaki oksijen, arktan çıkan UV radyasyonla reaksiyona girdiğinde ortaya çıkar.Ozon mukoza membranları ve hücre zarı üzerine etkili güçlü ve renksiz bir irritandır. Nitröz gazları (Nitrojen oksitleri)  havadaki Nitrojen ve Oksijen, sıcak ark ve sıcak baz metal reaksiyona girdiğinde oluşur. Bu nitröz gazlar akciğerleri etkiler. CO, MAG sırasında perdeleme gazındaki CO2 in atomizasyonu sonucu ortaya çıkar. CO, kanın Oksijen taşıma kapasitesini bozar.       

   Önleyici girişimler

-İç ortamlarda noktasal tahliye sağlanmalıdır.

-Kaynak işlemi uzun bir alanda yapılacaksa noktasal tahliye işlemi de hareketli olmalıdır.

-İyi bir noktasal tahliye işlemi yapıldığında bile bazı gazlar ortama yayılabilir. Çalışılan parçanın alt kısmındaki gazlar ve bitiş sırasında ortaya çıkan gazlar noktasal tahliye işlemi ile yakalanamaz. Bu yüzden ayrıca genel havalandırma kurallarına titizlikle uyulmalıdır.

-Gazların yada dumanların çok yüksek olduğu kısıtlanmış alanlarda kaynakçı çevreden bağımsız olarak temiz hava kaynağı olan solunum korunması kullanmalıdır.

-Boya ya da diğer yüzeysel işlemlerden kaynaklanan duman ve gazlardan kaçınmak için zemin metali kaynak noktasından en az 10 cm uzakta olmalıdır.

-Poliüretandan yapılmış yalıtım köpüğünden kaynaklanan gazlar ve dumanlardan kaçınmak için, zemin metali operasyon noktasından en az 25 cm. uzakta olmalıdır.

-Toryumoksit içeren tungsten elektrotları ile TIG kaynağında çalışılır. Toryum ılımlı bir radyoaktif bir element olduğu için dikkatli olunmalıdır. Normal depolama ve işlemler sırasındaki Radyasyon tehlikesi göz ardı edilebilir. Sürtünmeye bağlı olan tozlarının solunması internal Radyasyon denilen duruma yol açar.

-İçinde Toryum bulunan Tungsten elektrotlarının zımparalanması iyi işleyen duman tahliye sistemleri yada kapalı zımparalama araçlarıyla yapılmalıdır. Eğer tahliye ile ilgili bir şüphe varsa maske kullanılmalıdır. Tozu dikkatlice toplanmalı ve uzaklaştırılmalıdır. Mümkünse Toryum içermeyen elektrod kullanılmalıdır. Zirconium, Lanthanum ve Cerium alternatif olabilir. Bu anlamda %2 Toryum içeriği(Wt20), %4 (Wt40) den daha iyidir.Alternatif akım ile kaynak sırasında Toryum'lu elektrotlardan kaçınılmalı yada etkin duman tahliyesi uygulanmalıdır. (Toryumlu tungsten elektrotları ile kaynak sırasında ortaya çıkan duman inhalasyonunun zararı ihmal edilebilir ama alternatif akım ile kaynak yapılıyor ise sınır değerler aşılabilir)

Kimyasal maddelerle çalışmalarda sağlık ve güvenlik önlemleri hakkındaki yönetmeliğimizde birçok zararlı madde ile ilgili olarak Mesleki Maruziyet Sınır değerleri vardır. Bu değerler 8 saatlik bir işgünü sırasında sağlık riski oluşturmayacak ortalama konsantrasyonu gösterirler. Bazı maddeler için TWA ve STEL değerleri ayrı ayrı belirtilmiştir.

Farklı maddelerin dumandaki sınır değerleri::

Fe: 3.5mg/m3

Mn: 0.5mg/m3

Cr: 0.02mg/m3

Ni: 0.1mg/m3

F: 2mg/m3

Cu: 0.2mg/m3

O3: 0.1ppm

   Kimyasal tehlikeler

  Kaynak ve alevle kesme işleminde gaz ve dumanı da içeren ve hava yolu ile gelen kirletici parçacıklar çeşitli kaynaklardan ortaya çıkar.

-Kaynak yapılan metal, dolgu çubuğunun metali veya nikel, krom gibi çeliğin farklı bileşenleri

-Kaynak yapılırken veya dolgu hattındaki malzemenin üzerindeki herhangi bir metalik örtü          (örneğin, kaplamacılıktaki çinko ve kadmiyum)

-Herhangi bir boya, gres, moloz, kaynak yapılan malzemenin üzerindeki benzerleri.

-Dolgu çubuğundaki akışkan tabaka (örneğin, inorganik florür)

-Havadaki ultraviyole ışığı veya ısının hareketi (örneğin, nitrojen dioksit, ozon)

-Koruyucu olarak kullanılan inert gazlar (örneğin, karbon dioksit, helyum, argon )

Duman ve gazlar, kaynağından lokal aspirasyon ile uzaklaştırılmalıdır. Oluşabilecek ozon, karbon monoksit ve nitrojenin tehlikelerinden korunmak için olduğu kadar bazı alaşımlı demirlerin ve içinde demir olmayan metallerin kaynağı yapılırken havalandırmaya özel bir önem verilmelidir.  Sabit havalandırma sistemleri kadar taşınabilir olanları da kolaylıkla kullanılabilir. Genel olarak, tüketilmiş hava resirküle edilmemelidir. Sadece ozon ve diğer toksik gazların tehlikeli düzeyde olmadığı ve tüketilmiş havanın yüksek etkili filtrelerden filtre edildiği zaman hava resirküle edilebilir. Elektron-ışını kaynağı ile ve kaynak yapılan malzemelerin doğasında toksisite varsa (örneğin, berilyum, plutonyum) kapalı bölüm (kabin) açıldığı zaman operatörü herhangi bir toz bulutundan korumaya dikkat edilmelidir. Sağlık için toksik dumandan dolayı bir risk (örneğin, kurşun) sözkonusu ise ve lokal aspirasyon uygulanabilir olmadığı durumlarda (örneğin, kurşunla boyama yapıldığında alev kesmesi ile tahribatın olması) solunum koruyucu ekipmanın kullanılması gereklidir. Bu şartlarda onaylanmış, yüksek etkili gaz maskesi, respiratör veya yüksek etkili, pozitif basınçlı güçlü hava süzmeli respiratör takılmalıdır.Bu durumda respiratör  motor ve pilinin yüksek standartlarda bakımı gereklidir. Solunum koruyucu ekipman kullanılsa da çalışılan yerin güvenliği ve ek önlemlerin gerekip gerekmediği, farklı olasılıkları belirlemek için yeniden gözden geçirilmelidir. 

Metal oksit dumanları (MOD), kaynak yapılan esas metalin yanısıra, kaynak yapılan metalin üstünde varolan kaplamalar ve boyalardan, örtülü elektrodlarda elektrot üzerindeki örtüden,  tüplerden sağlanan koruyucu gazlardan, arkta ultraviole ışınlarının ve ısının etkisi ile oluşan kimyasal reaksiyonlardan oluşur. Kullanılan yöntem ve dolgu metallerinden, çalışma ortamındaki hava kirliliği, örneğin kaynak öncesi yapılan temizleme ve yağ sökme işlemleri sonucunda oluşan buhardan kaynaklanır. Ancak MOD oluşumunun ana nedeni dolgu olarak kullanılan metaldir. Kaynak yapılan metalin MOD oluşumuna katkısı çok azdır. Elektrot çubuğu etrafında bulunan kaplama (flux), MOD oluşumuna arttıran bir etmendir. MOD oluşumu kaynak teli alaşımındaki maddelerin uçuculuğu ile doğru orantılıdır. MOD oluşumunda kaynak sırasında sıçrayan çok küçük parçacıklar havada asılı kalarak MOD içinde yer alır.

   Kaynaklı İmalatta Mesleki Solunum Sistemi Hastalıkları

-Metal dumanı ateşi, kaynak işlemi sırasında metal (örneğin çinko, magnezyum, bakır ve bakır oksit) buharını (dumanını) soluyan kişilerde görülen bir sorundur. Kalıcı bir sorun değildir. Dumanı soluduktan 3-10 saat sonra ortaya çıkar; görülen belirtiler 18 saatte zirveye ulaşır 1-2  gün içinde kaybolur. Hastalığın grip benzeri belirtileri bulunmaktadır.  Ateş, titreme, adale ağrısı, kırıklık, öksürük, göğüste sıkıntı, hırıltılı soluma, mide bulantısı, susama, yorgunluk gibi. Göğüste sıkıntıya ek olarak, akciğerlerde normal olmayan sesler de duyulabilir. Galvanizleme ya da konservecilik işinde çinko dumanına maruziyetle, pirinç dökümü sırasında, galvanize metalin kaynağında, metalleme ya da metal spreylemede ya da bakır, manganez ve demir gibi diğer metallere maruziyette metal dumanı ateşi riski vardır. Yeni başlayanlarda ve tatilden dönen çalışanlarda görülür. Bir metalin ya da oksitlerinin solunmasından birkaç saat sonra ortaya çıkan akut bir durumdur. Ağızdan kötü bir tad hissi ile başlar, solunum mukozasında kuruluk ve irirtasyondan kaynaklanan öksürük ile devam eder. Seyrek olarak solunum daralması(dispne) ve göğüste "sıkışma" (tightness) olabilir. Baş ağrısı ve bulantı eşlik eder ve maruziyetten 10-12 saat sonra ciddi olabilen titreme ve ateş görülebilir. Birkaç saat süren bu belirtileri terleme, uyku ile sıklıkla sık idrar(polyuri) ve diyare takip eder. Özgül tedavisi yoktur ve genellikle 24 saat içinde tama yakın düzelme görülür. Önlemek için sorumlu metal dumanlarına maruziyetin etkin lokal aspirasyon sağlanarak önerilen düzeylerde tutulmasına dikkat edilmelidir.

-Kaynaklı imalatta kullanılan ağır metaller de solunum hastalıklarına yol açabilir. Ağır metal, tungsten karbidin kobalt ile yaptığı karışımdır. Buna diğer bazı metaller de eklenebilir. Kaynak işlemi sırasında kullanılan ağır metaller, ağır metal hastalığına, intertisiyel akciğer hastalığı ve meslek astımına yol açabilmektedir.

-Akut inhalasyon hasarı da, kaynaklı imalatta görülebilen bir sağlık sorunudur. Zararlı gaz, duman ve buhara yüksek konsantrasyonlarda kısa süreli maruziyetler, genellikle endüstriyel nakliyat kazaları veya yangınlar nedeniyle ortaya çıkar. Bu riskler, kaynaklı imalatta da sözkonusudur. Yüksek yoğunluktaki inhalasyon hasarı ağır solunumsal hasara ve hatta ölüme yol açabilir. Hasarın ortaya çıktığı alan inhale edilen ajanın fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlıdır. İnhale edilen gazın birikim alanı öncelikle gazın sudaki çözünürlüğüne bağlıdır. Diğer önemli faktörler maruziyet süresi ve çalışanın dakikadaki ventilasyonudur.

-Kaynak işlemi sırasında maruz kalınan duman ve buharların Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)'na yol açabildiği de kesin olarak saptanmıştır. Formaldehit, amonyak, klorin gibi gazların yer aldığı kimyasal reaksiyonlar bu hastalığa neden olabilmektedir. Mesleki riskler arasında, kadmiyum, silika ve tozlarla karşılaşmanın KOAH gelişimine neden olduğu konusunda güvenilir kanıtlar bulunmaktadır. Popülasyon çalışmaları, dumanlı ve özellikle de tozlu işyerlerinde çalışanlarda KOAH gelişme riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Partiküllerle, özellikle 10 mikrondan küçük partiküllerle yüksek düzeyde karşılaşma, KOAH'na neden olabilmektedir. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)'nın en önemli semptomları; eforla nefes darlığı, kronik öksürük, balgam ve genellikle alevlenmelerde ortaya çıkan hışıltılı solunumdur. Genellikle kronik bronşit ve amfizem zemininde gelişen KOAH, Risk faktörlerine maruziyet öyküsü olan ve öksürük, balgam, eforla nefes darlığı olan hastalarda düşünülmelidir.  Ancak tanı, solunum fonksiyon testleriyle doğrulanmalıdır. Bu testler, sadece tanıda değil,  hastalığın şiddetinin belirlenmesi ve hastalığın seyrinin takibinde de kullanılmaktadır. Solunum fonksiyon testleri, bir sağlık kuruluşunda bulunan ve birinci saniyedeki zorlu ekspiratuvar volüm (FEVı) ve zorlu vital kapasite (FVC)'yi ölçen spirometriyle kolayca yapılır. Tedavi planını hazırlamadan önce, spirometrik anormalliğin boyutları, semptomların şiddeti ve diğer akciğer hastalıklarının (astım, tüberküloz vb.) varlığına göre KOAH'nın şiddeti (risk altında, hafif, orta, ağır) belirlenmelidir.  KOAH geri dönüşlü bir hastalık değildir. Şu an için KOAH'nı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır. KOAH tedavisinin iki ana hedefi vardır. Birincisi semptomları azaltmak, ikincisi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır.

-Kaynaklı imalat yapılan işyerlerinde, kaynak buharının çalışanlarda meslek astımına yol açabileceği  iyi bilinir. Mesleki astım, kendiliğinden ve/veya ilaçlarla düzelebilen değişken ve yaygın bir hava yolu obstrüksiyonudur. Obstrüksiyon tamamen veya kısmen geri dönüşlüdür. Yukarıda sayılan belirtilerin yanısıra, mesleki astım için değerli bir bulgu da hafta sonunda ve daha uzun tatillerde yakınmaların azalması ve işe dönüşte tekrar artmasıdır. Hastada görülen astım hastalığının işyeri kaynaklı olduğunu söyleyebilmek için, bunun, işyeri ortamı dışında karşılaşılan bir stimulus olmaksızın özel bir iş çevresinde spesifik bir ajan ya da koşula, maruziyete bağlı, değişken hava akımı kısıtlılığı ve/veya hava yolu aşırı duyarlılığı biçiminde ortaya çıkmış olması gerekir. Yani, meslek astımı tanısı, astım tanısı yanında, astımın iş ile ilişkisini de içermelidir. İş maruziyeti ile alt solunum yolları tıkanması(bronş obstrüksiyonu) ve/veya solunum yollarının patolojik cevabı(bronş hiperreaktivitesi) arasındaki ilişkinin objektif olarak gösterilmesini gerektirir. KOAH ve astım, her ikisi de aynı kişide var olabilen, benzer semptomlara sahip kronik obstrüktif havayolu hastalıklarıdır. Her ikisinde de akciğerlerde inflamasyon vardır, ancak altta yatan inflamasyonun özellikleri her iki hastalıkta oldukça farklıdır ve sonuçta tedaviye yanıtları da çok farklıdır. Astımdaki hava akımı obstrüksiyonu kendiliğinden veya tedavi ile genellikle tam olarak düzelebilirken, KOAH'nın hava akımı obstrüksiyonu tam olarak geri dönüşlü değildir ve zararlı ajanlara maruziyet devam ettiği takdirde genellikle ilerleyicidir.

-Kaynak işlemi sırasında ortaya çıkan berilyum dumanı da insan sağlığı için çok zararlıdır. Metalik veya bileşik halindeki (örneğin berilyum oksit) berilyum, oldukça zehirli bir maddedir. Çoğunlukla bakır alaşımları içinde bulunan berilyum mesleksel akciğer hastalıklarına neden olabilir. Berilyumun yol açabileceği akut hastalıklar, metal humması, toksik berilyum pnömonisidir.

-Diğer bir kronik solunum hastalığı ise berilyoz'dur. Berilyum öksürük ve solunum zorluğu ile toksik zatürre oluşturur. Kalp ve akciğer fonksiyonlarının birlikte bozulduğu (Kronik kor pulmonale) Akciğerin sönmesi, çalışmaması (spontan pnömotoraks) deri lezyonları (dermatit, eritem, allerjik dermatoz, granulomlar, keloid)  berilyum raşitizmi ve karaciğer fonksiyon bozukluğuna neden olabilir.

-Kaynak buharındaki kadmiyum ve kadmiyum oksit bileşikleri de öldürücü etki yapabilir. Korozyon koruyucu olarak kadmiyum ile kaplı bir malzemenin kaynak işlemi sırasında kadmiyum oksit oluşur. Solunum sistemine ciddi hasar verebilir. Kadmiyum zehirlenmesinin belirtileri; solunum güçlüğü, ağızda kuruluk, öksürük, göğüs ağrısı ve vücut sıcaklığının yükselmesidir. Karaciğer ve böbreklerin de kadmiyumdan etkilendiği bilinmektedir. Bronkopnömoni kadmiyum ve bileşiklerinin yol açabileceği akut hastalıklardan biridir. Diğerleri metal döküm humması, trakeit, bronşit, karaciğer ve böbrek parankim zararlarıdır. Knonik rahatsızlıklar ise üst solunum yolları irritasyonu, dişlerde sarı renk, burun mukozasında ülserasyon ve atrofi, koku alamama(anosmi], anemi, kalıcı karaciğer ve böbrek parankim zararları, kemik değişiklikleri (osteomalazi ve milkman sendromu biçiminde) ve buna bağlı yürüme bozukluklarıdır.

-Siderosis de, kaynak işlemi sırasında oluşan demir oksite uzun süreli maruz kalma sonucu ortaya çıkabilen bir akciğer meslek hastalığıdır. Özellikle "fibrojen olmayan sideroz"  elektrik ark kaynakçılarında ortaya çıkabilen hastalıklardan biridir.

-Krom ve nikel gibi ağır metallere maruz kalan kaynak çalışanlarının böbreklerinin zarar gördüğü görülmüştür.

-Kaynak işleminde çalışanların, çalışma koşullarına bağlı olarak gırtlak kanseri ve idrar yolu kanseri olma olasılığı vardır. Bu sonuç arsenik, krom, berilyum, nikel ve kadmiyum gibi kanser riski içeren kaynak dumanındaki zehirli maddeler büyük miktarlarda solunduğunda ortaya çıkmaktadır. Uzun süre kadmiyuma maruz kalan kişiler akciğer kanserine yakalanabilir.

-Ayrıca kaynakçılar üzerinde yapılan en son çalışmalarda özellikle paslanmaz çelikler ile çalışanlarda sperm miktarının azaldığı ve üreme problemlerinin ortaya çıktığı görülmüştür. Buna bağlı olarak kaynakçıların eşlerinin geç gebelik veya çocuk düşürme olaylarında da bir artış saptanmıştır.

5-Yangın ve sıçrama

   Kaynak ve kesme işlemi sırasında sıçrama sonucu hasarlanma ve yanık oluşabilir. Büyük miktarda sıçrama ile ayakkabıların alev alması gerçekleşmiş bir kaza örneğidir. Baş üstünde kaynak yaparken yada kaynakçının yere uzanarak kaynak yaptığı kısıtlı alanlarda risk daha da büyür.

      Önleyici girişim olarak, yüksek riskli bölgelerde kaynak yada kesme yapılacaksa İş güvenliği Uzmanı "Önleyici Girişimleri" değerlendirmelidir.

-Risk bölgesindeki yanıcı materyallerin temizlenmesi veya bölge dışına çıkarılmalı,

-Binanın yanıcı bölümlerinde, kaynak kıvılcımları yada yanmış partiküllerinin içine girebileceği herhangi bir delik-açıklık varsa kapatılmalı,

-İşten önce ve belki de işten sonrada su kullanılarak bölgenin ıslatılmalı,

-Bölge perde ile ayrılmalı,

-Yangın söndürücü ekipmanın ve yangın battaniyesinin hazır olduğundan emin olunmalı,

-"Yangın Gözlemcisi" tarafından izleme ve işlem sonrası(1 saat) kontrol yapılmalı,

-Personel ilgili prosedürlerden ve risklerden nasıl korunacağından haberdar olmalıdır.

   Yangın ve patlama

   Belli bir konumda yapılan kaynak operasyonlarını çevreleyen duvarlara, yakındaki objelere ve atık malzemelere önem verilmelidir. Aşağıdaki önleyici girişimler takip edilmelidir.

-Bütün kolay tutuşan malzemeler çıkarılmalı veya yeterince iyi metal bir levha veya diğer uygun bir malzeme ile korunmalıdır. Katranlı muşambalar asla kullanılmamalıdır.

-Tahta yapılardan, zeminlerden kaçınılmalı veya benzer biçimde korunmalıdır.

-Duvarlarda ve zeminde çatlaklar veya açılmalar olması durumunda önleyici tedbirler alınmalıdır. Bitişik odalardaki veya alt katlardaki kolay tutuşan malzemeler güvenli bir yere kaldırılmalıdır.

-Uygun yangın söndürücü aygıtlar her zaman el altında olmalıdır. Asetilen jeneratör kullanılan düşük basınçlı bir tesiste kuru kum kovaları kullanımda olmalıdır. Kuru tozlu yangın söndürücüler veya karbon dioksitli tüpler uygundur. Su kesinlikle kullanılmamalıdır.

-Yangın ekipleri gerekli olabilir. Sorumlu bir kişi aniden ortaya çıkabilecek bir yangın paniğinde düzeni sağlamak için işin bitmesinden sonra en az bir saat alanı gözlem altında tutmak üzere tahsis edilmelidir.

-Asetilen gazının havada  % 2-80 arasında bir oranda olması durumunda patlama olabileceğinden dolayı gaz sızıntısını tespit etmek için gözlem tertibatı ve yeterli havalandırma gereklidir. Gaz sızıntısını araştırmak için sadece sabunlu su kullanılmalıdır.

-Oksijen dikkatle kontrol edilmelidir. Sınırlandırılmış alan çalışmalarında kesinlikle ortama bırakılmamalıdır.

-Birçok metal, giyim eşyası ve diğer maddeler oksijenin var olması durumunda aktif olarak yanıcı olabilirler. Gazla kesme işlemlerinde tüketilmeyen herhangi bir oksijen atmosferde serbest kalacaktır. Gazla kesmeler asla uygun havalandırma düzenlemelerinin olmadığı sınırlandırılmış alanlarda yapılmamalıdır.

-Magnezyum veya diğer kolay tutuşan malzeme yönünden zengin alaşımlar kaynak alevinden veya alanlarından uzak tutulmalıdır. Bu malzemenin yangınında D sınıfı yangın söndürücüler kullanılmalıdır.

-Konteynırların kaynağı son derece tehlikeli olabilir. Eğer konteynırın içinde daha önce ne olduğu bilinmiyorsa, yanıcı bir madde varmış gibi davranılmalıdır. Patlamalar, kolay tutuşan malzemeleri kaldırarak veya malzemeleri patlamayan veya yanmayan malzemelere çevirerek önlenebilir.

-Termit kaynakta kullanılan alüminyum ve demir oksit karışımı normal koşullarda sabittir. Bununla birlikte, alüminyum tozlarının kolaylıkla tutuşacak hafiflikte ve reaksiyonun doğasının yarı patlayıcı olduğu düşünülürse, elle taşıma ve depolamada uygun önlemlerin alınması gereklidir.(yüksek ısıya maruz kalmaktan ve olası tutuşma odaklarından kaçınma)

   Isı ve yanmadan korunma

Gözün ve vücudun yanmaya maruz kalması, sıcak metaller ile temas ve akkor halindeki parçacıkların veya erimiş metallerin sıçraması sonucu olabilir. Ark kaynağında, arkı başlatmak için çok sık kullanılan kıvılcım eğer deride bir noktada yoğunlaşırsa küçük ama derin yanıklara neden olabilir. Gaz kaynağında veya alev ile kesmede yoğun infrared, görülebilir ışın ve kaynak havuzundaki akkor metal, operatörü ve operasyon yapılırken yakındaki kişileri rahatsız edebilir. Her bir operasyon öncelikli olarak gerekli önlemler tasarlanmış ve tamamlanmış olarak dikkate alınmalıdır. Gaz kaynakları ve kesim için özel olarak tasarlanmış gözlükler gözleri ısıdan ve iş kaynaklı ışıktan korumak için takılmalıdır. Filtreli camların üzerindeki koruyucu kapaklar

gerektiği gibi temizlenilmeli ve çatladığı ve hasar gördüğü zaman yenisi ile değiştirilmelidir. Eriyik metal veya sıcak parçacıklar yayıldığı zaman giyilen koruyucu giysiler serpintinin yönünü değiştirecektir. Giyilen ateşe dayanıklı giysinin tipi ve kalınlığı riskin derecesine göre seçilmelidir. Kesme ve ark kaynağı operasyonlarında, botlara veya ayakkabılara düşen sıcak parçacıklardan korunmak için deri ayakkabı koruyucuları ve diğer uygun tozluklar giyilmelidir. Elleri ve dirsekle bilek arasını (önkol) sıcaktan, sıçramalardan, cüruf (mıcır) ve diğerlerinden korumak için kanvaslı zırh eldiven (uzun eldiven) tipinde eldiven veya uygunsa deri manşet giyilmelidir. Diğer tip koruyucu giysiler deri önlük, ceket, kolluk, ayak ve baş koruyucularını içerir. Baş hizasından yukarıda yapılan kaynakta, koruyucu pelerin ve başlık gereklidir. Bütün koruyucu giysiler eriyik metalin damlacıklarının tutunmaması için yağ, gres yağı ve içeride olabilecek dikiş yerlerinden temizlenmiş olmalıdır.Kıvılcımlara yakalanmamak için giysilerin cepleri veya kol ağızlıkları olmamalıdır. Eriyik malzeme ve damlacıkların içeri girmemesi için koruyucu giysilerdeki patlamış dikişler veya delikler kontrol edilmelidir. Kaynak işlemi tamamlanırken sıcak bırakılan ağır parçalar mutlaka diğer çalışanları uyarmak için ‘sıcak' işareti ile işaretlenmelidir. Direnç kaynağında üretilen ısı görünür olmayabilir ve yanıklar sıcak parçaları kaldırırken olabilir. Şartlar uygunsa sıcak veya eriyik metalin parçacıkları kaynak noktalarından ve çevresinden fırlamayabilir ama yanmayan paravanlar kullanılmalı ve önlemler alınmalıdır. Paravanlar aynı zamanda çevreden geçenleri de yanmalardan korur.

 

6-Gürültü

   MIG/MAG kaynağı sırasında 80 dB'e kadar olabilen yüksek bir miktar gürültüye yol açar. Kaynakla ilişkili olarak yapılan zımparalama, çapak temizleme (spiral yada jet taşı) veya düzeltme de gürültülü işlerdir (100 dB(A) ve üstü) Herhangi bir işitme korunması olmadan sekiz saatlik bir iş gününde, izin verilebilen maksimum maruziyet sınırının 85 dB(A) olduğu ve bunun üzerindeki şiddet/sürelerde kalıcı işitme bozukluğu olabildiği bilinmektedir. Pratik kural olarak, iki kişinin konuştukları zor duyuluyorsa gürültünün kabul edilemez düzeyde olduğu akılda tutulmalıdır. Plazma kaynağı, bazı direnç kaynakları ve gaz kaynağında gürültü hasarı olabilir. Plazma kaynağında yüksek hızda plazma akımı yüksek frekans aralığında şiddetli gürültü (90 dB(A) ve üstü) yapar.

   Gürültüyü azaltmak için önlemler

-Başlangıç olarak üretim sürecinde gürültü kaynaklarından kaçınılabilecek değişikliklerin olup olmadığı gözden geçirilmelidir.

-Uygun kaynak yöntemi ile zımparalama ve çapak alma işlemleri en aza indirilebilir.

-Zımparalama ve çapak alma için daha sessiz araçlar kullanılabilir.

-Plazma kesimi çok yüksek gürültüye yol açar. Su altında kesmeye izin veren kesme tezgahları kullanılarak 30-40 dB'lik gürültü azalması sağlanabilir.

-Gürültülü işi perde ile ayrılıp ve gürültü emiciler kullanarak gürültünün yankılanmasını engellenebilir.

-Gürültü, ölçüm sonuçları itibariyle zarar verici ise ve işitme hasarı riski varsa, işitme koruyucu ekipman kullanılmalıdır.

-Düzenli aralıklarla işitme testleri yapılmalıdır.

7-Ergonomi

   Ağır materyalleri elle kaynak yaparken ya da montaj kaynağı sırasında ağırlıklar sabittir. Kaynak süresi uzundur ve ekipmanın ağırlığı daha fazladır. Bu durumda çalışma pozisyonu kaynak torçunun pozisyonuna bağlıdır. Baş üstünde kaynak yapmak ergonomik açıdan uygun değildir. Aksesuarlardaki küçük maddeleri MIG kaynağı yaparken, tek düze, değişmeyen hareketler yapılır. Kaynak tabancası tek elle tutularak iş parçasına karşı desteklenir.

   Önlemler, teknik araçlar ve ekipman

-Bir iş yeri tasarlanırken çalışma yüksekliğinin ayarlanması uygun çalışma pozisyonu açısından önemlidir. Bu anlamda konumlandırıcı (pozisyon verici) ve kaldırmaya uygun masalar(tezgahlar) faydalı olur.

-Kaynakçının pozisyonu kısmi olarak kaynak sırasında eriyik havuzunu açıkça görebilecek kadar çalışılan parçaya gözünün yakın olması ihtiyacı ile de belirlenir. Çalışma yeri alçaksa kaynakçı eğilmek zorunda kalır. Bu durumda tabure ya da sandalye yararlı olabilir. Omuz ve boyundan daha yüksekte elle çalışmadan kaçınılmalıdır.

-Ağır kaynaklar durumunda tabanca ve hortumlar daha ağırdır ve vücuttaki yük daha durağandır. Dengeli bir ağırlık azaltıcı kol bu durumda yararlıdır. Hortumların yerden kaldırılması yıpranma ve kopmaları da önler ve ihtiyaca göre boyunun uzamasına yardımcı olur.

-Çalışılan parçanın konumlandırıcıya yerleştirilmesi uygun yükseklik ve ulaşılabilirlik sağlar. Kaynak eklemi en uygun konumda olacağı için kaynak da kolaylaştırılmış olur.

-Boru ya da benzeri silindirik malzemelerin kaynağında tekerlekli yataklar(tezgahlar) kullanılabilir.

-Kaynak tabancasının kullanılmadığında asılabileceği bir çengel ya da benzer bir araç değerli bir ekipmandır.

8-Basınçlı gaz tüpleri

   Yüksek basınçlı gaz kullanılan kaynak montajlarında oksijen ve yakıt gazları (asetilen, hidrojen, havagazı ve propan,) torc'a tüpler yolu ile ulaşır. Bu tüplerdeki gazlar yüksek basınçta depolanır. Aşağıdaki önlemlere dikkat edilmelidir.

-Yalnızca kullanımdaki gaz için tasarlanan tüpe uygun gaz regülatörleri kullanılmalıdır. Örneğin; asetilen regülatörü propan ile birlikte kullanabilmesine rağmen hidrojen veya kömür gazı ile birlikte kullanılmamalıdır.

-Şalomolar(üfleç) mutlaka düzenli bir şekilde korunmalı ve belli aralıklar ile temizlenmelidir. Sert bir sopa veya yumuşak pirinçten bir tel ile boru uçları temizlenmelidir. Zarar vermeyecek biçimde özel branda bezi ile güçlendirilmiş hortumlarla regülatörlere bağlanmalıdır.

-Oksijen ve asetilen tüpleri mutlaka ayrılmış yerlerde ve yanıcı olmayan, yangına dayanıklı malzemeden yapılmış alanlarda bir yangın durumunda yerinden anında kaldırılmaya uygun durumda depolanmalıdır.

-Tüplerin tanımlanması için gerekli olan renk kodlaması ve aksesuarlara titizlikle uyulmalıdır. Birçok ülkede, tehlikeli malzemelerin taşınması sırasında uluslararası kabul edilmiş renk kodları kullanılmaktadır.(Asetilen:Sarı, Oksijen:Mavi, Hidrojen:Kırmızı, Azot:Yeşil vs.)

-Yağlı ellerle yada eldivenle oksijen vanası açılmamalı ve kullanılmamalıdır.

9-Diğer

   Rezistans kaynak makinelerinin en az bir adet ciddi bir güçle hareket eden elektrodu vardır. Elektrodlar arasında bir parmak ya da el varken makine çalıştırılırsa ciddi ezilmeler olabilir.

-Parçaları önceden törpülemek ve eldiven giymekle kesi ve laserasyonlar azaltılabilir.

-Kaynaklardan cüruf temizleme işinde gözler koruyucu gözlük ve diğer yöntemlerle korunmalıdır.

-Kaynak yapılacak "Sınırlandırılmış alanlara" girişte patlayıcı olabilecek atmosfer tehlikesi, toksik ortam, oksijen eksikliği ve hepsinin kombinasyonu  olabilir. Bu türlü sınırlandırılmış alanlara girişin güvenliği, ark veya alev ile çalışmak için sorumlu bir kişi tarafından onaylanmalıdır. Sınırlandırılmış alana giriş programı tipik olarak sürekli yerleşimin yapılmadığı yerler için tasarlanmıştır. Örnekler rögarlar, mahzenler, gemi ambarları olarak verilebilir ama bunlarla sınırlandırılmamalıdır. Gaz kaynakları sadece hava yolu ile kirletici madde üretmezler aynı zamanda havadaki oksijeni de kullandıkları için sınırlandırılmış alanın havalandırması çok önemlidir. Gaz-korumalı ark kaynak prosesleri havadaki oksijen içeriğini azaltabilir.

  

   Risk değerlendirmesi ile sağlanmak istenen, henüz bir sorunun yaşanmadığı yada görülmediği bir durumda, yukarıda sayılan tehlikelerin olası sonuçlarına ilişkin öngörüde bulunmak çabasıdır. Tüm çalışma alanları gibi Kaynaklı çalışma alanlarında da, Risk değerlendirmesi çalışması  kurum içinden bu anlayışa sahip ve konunun teorik birikimini sağlamış çalışanlar tarafından yapılmalıdır.

Bu çalışmalara ve dolayısıyla çalışanların sağlığına katkısı olması dileğiyle.

 

 
Türk Tabipleri Birliği [ ]