Mesleksel Gelişim  [Solunum Hastalıkları]
Ana Sayfa
İletişim İçin
Arama Yap
Oturum Aç

Başvuru Formu
Kurs Yönergesi
Protokol
Ders Programı
Genel
Sunum Formu
Değerlendirme Formu
Katılım Yazısı
Çağrı Yazısı
Program
Temel Bilgi
Genel
Tehlike Unsurları
Tehlikeli Maddeler
Solunum Hastalıkları
 
Türk Tabipleri Birliği
Ana Sayfa arrow Solunum Hastalıkları arrow Mesleki Akciğer Hastalıkları arrow MESLEKİ AKCİĞER HASTALIKLARI


MESLEKİ AKCİĞER HASTALIKLARI Yazdır E-posta
PATOGENEZ

Havanın bileşimi
İnhale edilen hava hiçbir zaman tamamen temiz değildir.(tablo 2) Genel ortamda mantar sporları, polenler, hayvansal-bitkisel artık damlacıkları içerir. Çoğu partikül zararsız olmakla birlikte eğer birikim olacak koşullar ortaya çıkarsa lokal hasara yol açabilirler. Korunma solunumsal defans mekanizmalarınca sağlanır. Mesleki etkenler  genellikle gaz, buhar, damlacık, partikül ya da lif yapısındadırlar.

Tablo2: Hava bileşimi ve kirleticiler

KATEGORİ NORMAL İÇERİK KONTAMİNANT
GAZLAR O2 CO2 Nadir Gazlar CO1 Nox1 N3 SO2
BUHAR Su Uçucu maddeler
DAMLACIK Su Yağlar ve diğer likidler
DAMLACIK ÇEKİRDEĞİ Virüs, Bakteri, Oro-Nasal sekresyon Tuzlar, Amorf kimyasallar, Protozoa, vb
PARTİKÜLLER Polen, Spor, Mineral, Hayvansal, bitkisel çıktı Yoğunlaşma, Yanma ürünleri, Mesleki toz ve lifler


Solunum sisteminde madde birikimi
Çapı >10mm olan partiküller nazofarengial alanı geçebilme yeteneğinde değildirler. Daha küçük partiküller alt solunum yollarına ulaşabilirler. Bunların birikimi değişik mekanizmalarla gerçekleşir; kütlesel hareket nedeni ile hava akımının yön değiştirdiği  bifürkasyon alanlarında, partikülün, hava akımına uyamayarak, bifürkasyon alanlarında birikmesi (İmpaction),partiküllerin kendi ağırlıkları nedeni ile çökmesi (sedimentation), çok küçük partiküllerin brownian hareket sayesinde çökmesi (diffusion) Bu mekanizmalara göre 7-0.5mm lik partilüllerin %25 i alveollerde birikir, <0,5mm partiküller brownian hareket için çok büyük, sedimantasyon için de büyüktürler. Bu nedenle partiküllerin ancak %20 si alveoler düzeyde birikir. Diffusion  yolu ile 0.1mm lik partiküllerin %50 si alveollerde birikir.

Savunma Mekanizmaları
İnhale edilen partiküller genellikle farinkse gelir ve yutulur veya ekspektore edilir. Alveollere ulaşarak epitelde biriken partiküller, alveoler makrofajlar tarafından tutulurlar. Bu makrofajlar daha sonra ya mukusa karışır ya da %7-10 oranında respiratuvar bronşiollerin proksimalindeki lenf nodlarında giderler. Bu alanlara taşınan maddeler, çimento tozu gibi ek bir reaksiyona yol açabilirler. Damlacıklar da partiküllere benzer bir yol izler. Fakat su tutucu özellikleri nedeni ile giderek volüm artışı olur. Bu durum birikim oranını etkiler.

Defans mekanizmasına sunulan problemin büyüklüğü rakamsal olarak ifade edilebilir. Alveoler ventilasyon istirahatte 5lt/dak. dır. Ağır işte çalışanlarda O2 tutulumu 1.3 lt/ dak dır. 40 yıllık yaşam süresince 40h/ hafta, 48 hafta/yıl çalışan bir işçi söz konusu ise;hijyen standardı 10 mg/m3olan kömür madeninde solunabilir toz konsantrasyonu 4 mg/m3  tozdur. Bu kişinin akciğerine ulaşan hava 23000-115000m3 dür. 15lt/dk alveol ventilasyonu yaptıgı kabul edilirse ve iş yaşamının %25'inde ağır iş yapıyor ise , toplam 275g toz inhale edecek ve bunun 20g'ı akciğer parankimine girecektir.

Alveoler makrofajlar  içlerine aldıkları materyalin etkisi ile parçalanabilir. Parçalanma sırasında açığa çıkan enzim  ve antitoksidanlar  respiratuar bronşiolün  epitel harabiyetine neden olarak sentriobüler amfizeme yol açar. Fibroblast ve diğer hücrelerin aktivasyonu ile interstisyel fibrozis oluşabilir.

Organik materyal nonspesifik humaoral faktörlerle (immunglobulin) inaktive edilebilir. Mukus temel humoral faktördür. Buhar ve gazlar burunda filtre edilemeyecek kadar küçük olduklarından direkt olarak solunum sistemi epiteli ile temas ederler. Bu temas solunan maddeyi nötralize eder veya solumsal reflexleri ative ederek ek bir girişe de yol açabilir. Asit buharların nötralizasyonu yada ozon gibi oksidanların nötralizasyonu sağlayabilir. Bronşial sekresyonlar ayrıca mikroorganizmaların yokedilmesi için proteolitik enzimler ve oksidan maddelerde içerirler. IgA, lizozim, kompleman gibi maddeler de nonspesifik savunmada rol alır. IgA, ise özellikle bakterilerin müköz mebranlara adhezyonunu engeller. Kompleman, asbest, silika, endotoksin gibi değişik madde ve etkenler ile antikorların varlığında aktive olabilir. Bakteri membran  harabiyeti yapabilir veya makrofaj fonksiyonlarına katkıda bulunabilir.

Solunum sisteminde, üst solunum yollarından itibaren, hem hava yollarında ve hem de parankimde reseptörler vardır. Reseptörlerin irritasyonu, maruziyeti  sınırlamaya yönelik reaksiyonları başlatır. Bu reaksiyonlar biriken partiküllerin klerensini hızlandırırken , ortaya çıkan hastalığın klinik gelişimine de katkıda bulunabilir. Örneğin hava yollarındaki "irritan" reseptörler mukus üretimini tetikleyebilir, bronkospazma da yol açabilirler.

TANI
Mesleki ve çevresel etkenlerle ortaya çıkan solunumsal bozukluklar arasındaki ilişkinin gösterilmesi daima önemli bir problemdir. Ancak maruziyet yoğun ve ortaya çıkan yanıt şiddetli ise tanısal problem yaşanmaz. Genellikle sorumlu madde ya da maddelerle ilgili tam bir bilgi edinilemez, tanı için kuşku varsa, kişi kontrollü olarak o ortama sokularak , bozukluğa ait bulguların elde edilmesi sağlanabilir.

Göğüs Hastalıkları, Epidemioloji ve Toksikoloji birlikte çalışılmalıdır. Epidemiolojik yöntemlerden özellikle meslek hastalığı riskinin tahmin edilmesinde yararlanılır. Toksikoloji, partikül büyüklüğü ve birikimi,akciğere ulaşan doz, suda çözünürlüğün etkileri, çalışma ortamındaki sorumlu madde konsantrasyonu, aktif metabolitlerin etkilerini inceler.

Tanıda ayrıntılı bir mesleksel- çevresel anamnez alınması ilk ve en önemli adımdır. İster epidemiolojik ister toksikolojik açıdan olsun , veri elde edilmesinde kolay , tekrarlanabilir ve güvenilir yöntemlerle  gereksinim vardır. Solunum fonksiyon testleri, akciğer grafisi,anket uygulamaları bunlara örnek olabilir. Gerekli ise doku örnekleri, biyolojik testler tanısal ya da tanıya katkıda bulunan faktörler olabilir.

SINIFLAMA
Deri, göz ve burun dışında, akciğerler, çevresel maruziyetle ilk temasın olduğu organlardır. İnhalasyon havasındaki toz,gaz buhar gibi solunabilir maddeler direkt olarak asfiksi oluşturabilir.Hava yolunda ve parakimde zararlı etkilere yol açabilirler. Aynı zamanda solunum sistemi yolu ile vücuda girip organ/sistem bozukluklara neden olabilirler.

Meslek ile ilgili solunum sistemi hastalıklarının sınıflaması zordur.(Tablo 3) Çünkü bu bozukluklar spesifik histopatolojik değişiklik(Pnömokonyoz ,Hipersensitivite Pnömonitisi) fonksiyonel değişiklik (Meslek astması)ya da etiolojik etkene göre (Dalma yükseklik veya ilaca bağlı hastalıklar) tanımlanabilir. Ayrıca birden fazla bozukluğa yol açabilen belirli bir etkenin (Asbestoz ve kobalt ) yol açtığı hastalıklar etkenin biyolojik, kimyasal özelliklere , ya da endüstri bazında (maden, tarım) meydana gelen mesleki akciğer hastalıkları sınıflaması gibi farklı sınıflamalar yapılabilir.

Son Güncelleme ( Perşembe, 19 Ocak 2006 )
 
Türk Tabipleri Birliği [ ]